Konya Gezilecek Yerler

Müzeler

MEVLANA MÜZESİ

Bu gün müze olarak kullanılmakta olan Mevlana Dergahının yeri, Selçuklu Sarayının gül bahçesi iken, Sultan konya Konya Gezilecek YerlerAlaadin Keykubat tarafından Mevlana’nın babası Sultanü’l Ulema Bahaeddin Veled’e hediye edilmiştir. Sultanü’l Ulema 12 ocak 1231 yılında vefat edince, gül bahçesinde yapılan ilk defin olarak buraya defnedilmiştir.  Mevlana “Gök Kubbe’den daha iyi türbe mi olur? Diyerek babası için türbe yapmak isteyenleri reddetmişse de,  kendisi 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled Mevlana’nın mezarının üstünde türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiştir. “Kubbe-i Hadra” Yeşil Türbe denilen türbe dört fil ayağı mimar Tebrizli Bedreddin’e yaptırılmıştır.

imagesI1J4YOZN Konya Gezilecek YerlerMevlevi Dergahı ve türbe 1926 yılında “Konya Asar-ı Atıka Müzesi” adı altında müze olarak hizmete başlamış, 1954 yılında müzenin teşhir tanzimi yeniden elden geçirilerek müzenin adı “Mevlana Müzesi olarak değiştirilmiştir. Müze alanı bahçesi ile birlikte 65000 m2. İken, yeni istimlak edilerek Gül bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m2. ye ulaşmıştır. Müzenin avlusuna “Dervişan Kapısı” ndan girilir. Avlunun Kuzey ve Batı yönü boyunca Derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, Matbah ve Hürrem Paşa Türbesinden sonra, Üçler Mezarlığına açılan Hamuşun (Susmuşlar) kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa konya2 Konya Gezilecek YerlerTürbeleri yanında Semâhâne ve Mescit bölümleri ile Mevlana ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı Şadırvan ile Şeb-i Aruz (Düğün Gecesi) havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme, ayrı bir renk katmaktadır.

KARATAY MÜZESİ

Sahib Ata Fahreddin Ali kadar sanatsal niteliğe sahip eserlerle adını seçkin devlet adamları arasına yazdıran Emir Celaleddin Karatay’ın 1251 yılında yaptırdığı Karatay Medresesi, ince konya3 Konya Gezilecek YerlerMinare medresesinin hemen yakınında yer alır. Mimarı bilinmeyen ve Osmanlılar Devrinde de kullanılan Medrese XIX. Yüzyılın sonlarında terk edilmiştir. Anadolu Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli yer tutan Karatay Medresesi, 1955 yılında “Çini Eserler Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır. Karatay Müzesinde, Beyşehir Gölü kenarındaki Kubat-Âbad Sarayı kazı buluntuları arasında olan duvar çinileri, çini ve cam tabaklar ile Konya ve yöresinde bulunan Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait çini ve seramik tabaklar, kandiller ve alçı buluntuları sergilenmektedir.

SIRÇALI MEDRESE

Yine Konya’daki Selçuklu Devri eski eserlerinden Sırçalı Medrese’de 1242 yılında Bedreddin Muslih tarafından yaptırılmıştır. 1960 yılında açılan ve imagesCL3SEDCY Konya Gezilecek YerlerMezar Anıtları Müzesi olarak kullanılan Sırçalı Medrese, çinilerle süslü medreselerden birisidir. Konya şehrinde kamulaştırılan mezarlıklardan toplanan tarihi ve sanatsal açıdan değerli mezar taşları Selçuklular Devri, Beylikler ve Osmanlılar Devri’ne göre tasnif edilerek teşhir edilmektedir. Ayrıca Mezar taşları, şekil, motif ve yazı karakterleri de göz önüne alınarak kronolojik sıraya konulmuştur.

NASRETTİN HOCA TÜRBESİ

Büyük Filozof ve mizah ustası Nasreddin Hoca Sivrihisar’da doğmuş Akşehir’e konya4 Konya Gezilecek Yerlergelip yerleşmiş ve burada hayata veda etmiştir. Güldürürken düşündürmeyi düstur edinen Hocanın türbesi, Akşehir’de kent surunun doğusunda, kendi adıyla anılan mezarlıktadır. Onarımlarla özgün biçimini yitiren yapıya günümüzdeki görünümünü 1905′te Akşehir kaymakamı Şükrü Bey kazandırmıştır. Eski yapıdan yalnızca ortadaki ana türbe kalmıştır. Mermer sandukanın baş ucunda gülmece ustasının yaşamını simgelemek üzere H. 683 (1284) olan ölüm tarihi, tersten 386 biçiminde yazılmıştır.

ARKEOLOJİ MÜZESİ

Konya Arkeoloji  Müzesinde, Neolitik, Eski Tunç, Orta Tunç (Asur ticaret konya5 Konya Gezilecek Yerlerkolonileri), Demir (Frig, Urartu), Klasik, Helenistlik, Roma ve Bizans çağlarına ait eserler sergilenmektedir. Arkeoloji Müzesinin görülmeye değer eserleri Roma lahitleridir. Roma ve Bizans çağından sunak mezarlar müze iç teşhirinde ve bahçede sergilenmektedir. Sille Tatköy ve Çumra Alibeyhöyük’de müze tarafından yapılan kabartma kazılarında M.S 6. yüzyıla ait kilise taban mozaikleri yerinden kaldırılarak müzede teşhir edilmektedir.

ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Bölge Müzesi tarzında eğitim amaçlı konya6 Konya Gezilecek Yerlerolarak inşa edilen bina 1975 yılında Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Üç katlı binanın bodrum katında fotoğrafhane, arşiv ayniyat ve etütlük eser depoları bulunmaktadır. Zemin katta geniş bir sergi salonu mevcuttur. Burada Konya’nın çevresinden sağlanan son derece güzel; el emeği, göz nuru ile meydana getirilmiş etnoğrafik eşyalar teşhir edilmektedir.

İNCE MİNARE MÜZESİ

Alaaddin camiinin batısında Selçuklu veziri Sahib Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere 1254’de kurulan İnce Minare Medresesi bulunur. konya7 Konya Gezilecek YerlerMimarı Kelük bin Abdullah olan medresenin Selçuklu taş işçiliği Şaheserlerinden olan taç kapısı üzerinde kabartmalı geometrik ve bitkisel bezemelerle birlikte Selçuklu sülüsüyle yazılmış “Yasin ve Fetih” sureleri vardır. Binanın iç mekanları avlu, eyvan, dershane, ve öğrenci hücrelerinden oluşur. Minare kaidesi kesme taşla kaplı tuğla malzeme kullanılarak yapılmıştır. Yarı piramit formlu üçgenle ve on iki köşeli, gövde köşeleri turkuaz mavi sırlı tuğladan yapılmış çift şerefelidir. 1901 ‘de yıldırım düşmesiyle birinci şerefeye kadar yıkılmıştır. 1956 yılında müze olarak açılan medresede Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait taş ve ahşap eserler teşhir edilmektedir.

ÖZEL A. R. İZZET KOYUNOĞLU MÜZE VE KÜTÜPHANESİ

Konya’nın köklü ailelerinden A.R. İzzet KOYUNOĞLU, Topraklık konya8 Konya Gezilecek Yerlermahallesindeki evinde yıllarca toplamış olduğu tarihi eserlere özel bir müze ve kitaplık kurmuştur. Daha sonra kurmuş olduğu müze ve kitaplığı Konya Büyükşehir Belediyesi’ne bağışlanmıştır. Müzede arkeolojik eserler ile etnografik eserler sergilenmektedir. Müze bahçesinde bulunan İzzet Koyunoğlu’na ait ev restore edilerek tipik Konya evi örneği olarak ziyarete açılmıştır. Müze yazma, basma eserler bakımından çok zengindir

ATATÜRK MÜZESİ

Atatürk caddesinde yer alan yapı 1912 konya9 Konya Gezilecek Yerleryılında yapılmıştır. Bina XX. yüzyıl ulusal mimari örneklerinden olup 1928 yılında Konyalılar tarafından Atatürk’e bağışlanmıştır. 1954 yılında Müze olarak açılmıştır. Müzenin teşhirinde Atatürk’ün kullandığı elbise ve eşyaları ile Konya’nın kurtuluş savaşındaki yerini anlatan belge, fotoğraf ve gazete kupürleri sergilenmektedir.

Ören Yerleri

İVRİZ KAYA ANITI

konya10 Konya Gezilecek Yerlerİvriz, Konya’nın Ereğli ilçesi sınırlarındadır. Milattan önce iki binli yıllarda kurulan Tuvana Krallığına ait, suyun kaynağında kayalara oyulmuş bereket anıtı büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Tabii güzellikleriyle insanı büyüleyen ve su kaynakları ile iyi bir dinlenme mekanı olarak hizmet veren İvriz görülmeğe değerdir.

SİLLE

Sille yerleşim bölgesinde bu güne kadar sistematik bir arkeoloji taraması yapılamamıştır. Sille civarında geniş tabanlı tetkik, Sille’nin üst tarafındaki Sızma höyüğünde yapılandır.

konya11 Konya Gezilecek YerlerProf. Ramsay tarafından yapılan arkeolojik kazı ve incelemelerde Friglere ait çok kıymetli materyaller gün ışığına çıkarılmıştır. Anadolu ‘daki Hitit egemenliğine son veren Frigler, bıraktıkları tümülüs, kaya mezarları ve boya ocakları ile dikkati çekerler. M.Ö 7.yy ve 8.yüzyıllarda Konya ‘Kawania’ adıyla bilinen Fryg kentidir. Konya’nın kuzeyinde bulunan Sızma köyü kazıları, bu konuda çok önemli sonuçlar ve belgeler vermiştir.

Hıristiyanlık öncesi çeşitli sosyo-politik olaylara sahne olan Konya ve yakın çevrelerinden biri olan Sille önemini, Hıristiyanlık döneminde  giderek artan konya12 Konya Gezilecek Yerlerdeğerlerle sürdürmüştür.

Roma, Bizans, Kudüs güzergahı üzerinde yer alan bu önemli mıntıka, ‘Kutsal haç’ yolcuları için uğranmadan geçilmeyen bir konak yeri olmuştur. Bu şöhret , Konya’ya olduğu gibi Sille’ ye de nimet yağdırmakta gecikmemiştir. İnşa edilen büyük mabetler, hanlar hamamlar, çarşılar, pazarlar, kaleler, kışlalar ile ilim ve sanat hayatı ve bütün bunların sonucu artan refah seviyesi Sille’ yi zenginleştirmiştir.

SİLLE AYA ELENA MÜZESİ

Sille, Konya ili, Selçuklu ilçesine bağlı kent merkezine 7 km. uzaklıkta bir yerleşim konya13 Konya Gezilecek Yerleryeridir. İsa’nın doğumundan 327 sene sonra Bizans İmpartoru Constantin’in annesi Helena, Hac için Kudüs’e giderken Konya’ya uğramış, buradaki ilk hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş, Hristiyanlara Sille’de bir mabed yaptırmaya karar vermiştir. Mihail Arhankolos adına bu kilisenin temel atma töreninde bulunmuştur. Kilise asırlar boyu onarımlar görerek günümüze kadar gelmiştir. Kilisenin iç kapısının üstünde Yunan harfleriyle yazılmış Türkçe bir tamir kitabesi kilisenin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Bu konya14 Konya Gezilecek Yerlerkitabe 1833 tarihlidir. Aynı kitabenin üzerinde ise kilisenin dördüncü tamiratının Sultan Mecit döneminde gördüğünü belirten üç satırlık bir kitabe daha bulunmaktadır. Kilise düzgün kesme Sille Taşı ile yapılmıştır. Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmaktadır. Kilisenin ana kubbesi dört fil ayağı üzerinde olup, kilise üç sahınlıdır. Kilisenin içerisinde ahşap alçı süslü bir vaaz kürsüsü ile apsis ile ana mekanı ayıran ahşap alçılı kafes bir sanat şaheseridir. Kubbe geçişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz. İsa, Hz. Meryem ile havarilere ait resimler bulunmaktadır.

konya15 Konya Gezilecek YerlerAK MANASTIR

Geniş ve mağara gibi kayadan oluşmuş olup, mağaraya ithaf edilmiş bir kilisesi, 6-7 şapeli ve bir çok hücreleri vardır. Bu manastırda bulanan Mikael Hommenos ve Mikaeles oğlu Abraham’a ait mezar taşları Konya Arkeoloji Müzesinde teşhir edilmektedir.

ÇATALHÖYÜK

konya16 Konya Gezilecek YerlerÇatalhöyük, Konya’nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, İlçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır. Höyük, farklı yükseklikte iki tepe düzü olan bir tepe şeklindedir. Bu iki yükseltisi nedeniyle çatal sıfatını almıştır. Çatalhöyük 1958 yılında J.Mellart tarafından keşfedilmiştir, 1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepenin batı yamacında yapılan çalışmalar neticesinde 13 yapı katı açığa çıkartılmıştır. En erken yerleşim katı ise M.Ö. 5500 yıllarına tarihlenmektedir. İlk Yerleşme, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntuları ile insanlık tarihine ışık tutan bir konya17 Konya Gezilecek Yerlermerkezdir. Yapılarda kullanılan malzeme kerpiç ağa ve kamıştır. Çatalhöyük’te 1996 yılına kadar kazılar yapılmamış bu yıldan itibaren üç yıldır İngiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından Ian Hodder başkanlığında kazılar devam etmektedir. Bulunan kazı eserleri ise Konya Arkeoloji Müzesine teslim edilerek bir kısmı teşhir edilmekte diğerleri ise depolarda koruma altına alınmış durumdadır.

EFLATUNPINAR HİTİT ANITI

Konya İli, Beyşehir İlçesi içinde bulunmaktadır.  Anıtı, W.J. Hamilton 1849’da konya18 Konya Gezilecek Yerlerbilim dünyasına ilk haber veren kişidir. Anıt bir su kaynağıdır. Kenarında dikdörtgen taşlar üzerinde kabartmalardan oluşmaktadır. Niteliğin kaybetmeyen kabartmalar ön kısmındaki 14 adet taş bloklar üzerine oyulmuştur. Anıtın ilk planı bilinmemektedir. Bu anıt açık hava anıtlarından daha küçüktür. Doğal bir kayaya oyulmamış, her parçanın üzerinde figür bulunan blok taşların örülmesiyle oluşmuştur. Eflatunpınar Anıtı’nın blok taşları üzerendeki figürler; üstte güneş kursu, ortada tanrıça ve tanrı diye kabul edilen figürlerin arasında, yanlarda ve en alttaki figürler elleri yukarıya doğru kaldırıp konya19 Konya Gezilecek Yerlertanrı ve tanrıçayı selamlamaktadır. Bu anıt Hitit Krallık dönemine tarihlenmektedir. 1996 yılında Konya Müze Müdürlüğünce Anıt çevresinde temizlik ve kazı çalışmaları başlamıştır. Çalışmalarda anıtın 3.34×3 m. ölçülerinde dikdörtgen planlı bir havuzun parçası olduğu ortaya çıkmıştır. 1998 yılı çalışmalarında anıtın alt kısmında beş adet daha tanrı kabartması tesbit edilmiş olup, ilerideki yıllarda kazı çalışmaları devam ettirilecektir.

KİLİSTRA ANTİK KENTİ

Kilistra Antik Kenti Konya’nın 34 km. güney batısındaki Hatunsaray Bucağının 16 km. kuzey batısındaki Gökyurt Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Yapılan çalışmalarda M.Ö. III. Y.y. konya20 Konya Gezilecek Yerlerkadar yerleşim olduğu anlaşılmıştır. Listradan (Hatunsaraya gelip Mistiya’ya Beyşehir’e doğru devam eden tarihi kral yolu (Vig Seboste) üzerinde yer almaktadır. Kilistra Antik kentinin M.S. 7. y.y. da Kapodokya benzeri yumuşak kayaların oyulması ile bir çok kaya yerleşmesi oluşturulmuştur. 1998 yılında giderleri İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından karşılanmak üzere Konya Müze Müdürlüğü adına yapılan kurtarma kazısı çalışmalarında, Haç Planlı Şapel, Sümbül Kilise, Büyük Su Sarnıcı ve Şırahanelerde temizlik restorasyon, çevre düzenlemesi yapılmıştır. Haç planlı Şapel iç ve dışı yekpare kaya oyuğu olması nedeniyle eşine az rastlana nitelikte olup M.S. 8.y.y.’a aittir. Sümbül Kilisede M.S. 8.y.y’a ait olup devrini yansıtan süslemeler konya21 Konya Gezilecek YerlerBizans Devrine ait Büyük Su Sarnıcı ise karşılıklı yekpare kayaya oyulmuş dörder payeye otura 3 nefli plan gösterir. Çiftli Şırahane ise karşılıklı yekpare iki kay içine oyulmuş çevresi ise bir kompleks halindedir. Doğu Şırahane’nin giriş kapısı eşiğinde M.Ö. I.yy’la ait kentin adını veren bir yazıt bulunmuştur. Bizans devrine ait kaya oyuğu iki ev ortaya çıkartılmıştır. Kilistra antik kenti oldukça geniş alana yayılmış kaya oyuğu yerleşmeleri şeklindedir. Gelecek yıllar yapılacak kazı ve temizlik çalışmaları buranın Ürgüp, Göreme gibi turistik bir yer olmasını sağlayacaktır.

 KARAHÖYÜK

Konya il Merkezine 15 km. güney doğusunda Harmancık mahallesindedir. Ulaşım belediye otobüsleri ile sağlanır. Ord. Prof. Dr. Sedat ALP başkanlığında 1953 yılında başlayan kazılar halen devam etmekte olup, üzerinde en az uzun süren çalışma en eski Türk kazılarındandır. Karahöyük’te yapılan araştırmalarda höyüğün M.Ö. 3000 (Eski Tunç Devri-M.Ö. 2000 Asur ticaret kolonileri devri) de iskan edildiği anlaşılmış olup, 27 yerleşik katı tespit edilmiştir. Konya bölgesinin M.Ö. 3000 ve 2000 yıllarının tarihe ışık tuttuğu bilinmektedir. Eski Anadolu’nun en önemli şehir harabeleri arasındadır. Karahöyük kazılarında çıkan buluntular devrinin kültürel ve ticari ilişkileri anlatan belgelerdir. Hitit İmparatorluk Çağı öncesi eski Tunç Devri Mühür sanatının Orta Anadolu’nun güney bölgesindeki en önemli buluntularını veren merkezdir. Grafitolan kap markaları ve bazı mühürler Anadolu’da yazının erken safhalarının araştırılmasında yardımcı olmaktadır.Gaga ağızlı testiler, fincanlar, yonca ağızlı testiler, rhytonar, üzüm salkımı biçimli kandilleri ve diğer buluntular olup ayrıca at nalı biçiminde atkılar devrinin karakteristik eserleridir. Buluntular Konya Arkeoloji Müzesi’nde teşhir ve muhafaza edilmektedir.

SELÇUKLU KÖŞKÜ

Alaaddin Tepesini çeviren iç kalenin kuzey eteğindedir. Sarayın II. Kılınçaslan’a ait konya22 Konya Gezilecek Yerlerolduğu kuvvetle muhtemeldir. Köşk, Alaadin Keykubat I zamanında genişletilerek tamir edilmiş, kare bir plan üzerine harç ve tuğlalarla iki kat olarak yapılmış, altı kat kerpiç ve molozlarla takviye edilmiştir. Köşk bugün harap olmuş bir duvar parçasından ibarettir. Son defa 1961 yılında bu tek duvarın beton bir şemsiye ile muhafazası yoluna gidilmiştir.

KUBADABAD SARAYI

Beyşehir Gölü’nün güneybatı kıyısında, Heyran Köyü yakınındaki alanlardan biri üzerindeiri.1236 Selçuklu Sultanı konya23 Konya Gezilecek YerlerI. Alaadin Keykubat tarafından yaptırılmış 35x50m. boyutunda yazlık bir saraydır. 1950-1953 yılları arasında Mehmede Önder ve Zeki Oral tarafından yapılan arkeolojik kazılarda bulanan çiniler ve panolar Konya’daki Çini Eserler Müzesi’ne kaldırılmıştır. Saray, Kız Kalesi, tersane, hamam vs.’nin kalıntıları bulunmaktadır. 35×50 m. boyutundaki saraya ait kalıntılar arasında göl kıyısı tarafından ancak sarayın terası yer almıştır.

Mağaralar

∙ Yerköprü Mağarası,  Balatini Mağarası,  Körükini Mağarası,  Sakaltutan konya24 Konya Gezilecek YerlerMağarası,  Susuz Mağarası,  Tınaztepe Mağarası,  Pınarbaşı Mağarası,  Büyükdüden Mağarası,  Feyzullah Düdeni

Hanlar

Zazadın Hanı,  Horozlu Han,  Kızılviran Hanı,  Obruk Hanı,

Hamamlar

Sultan Hamamı,  Mahkeme Hamamı,  Meram Hamamı,

Dini Yapılar

ALAEDDİN CAMİİ

Anadolu Selçuklu Devri Konya’nın en büyük ve en eski camiisidir. konya25 Konya Gezilecek YerlerŞehrin merkezine yüksekçe bir höyük olan Alaedin Tepesi üzerinde inşa edilmiştir. Selçuklu Sultanı Rükneddin Mesud I’in son zamanlarında başlanılmış, Kılıçaslan II (1156-1192) devrinde inşaatına devam edilmiş, Sultan Alaeddin Keykubad I tarafından 1221 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır.Camii İslam mimarisi yapı tarzında inşa edilmiştir. Üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür. İçerisi Sütunlar ormanın andırmaktadır. Bizans ve klasik devirlere ait 41 taş mermer sütundan ibarettir. Camiinin en ilginç konya26 Konya Gezilecek Yerlertaraflarından birisi de minberidir. Minber abanoz ağacından birbirine geçmiş olup, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin en güzel örneklerdir. 1155 yılında Ahlat’lı Mengum Berti tarafından yapılmış bir şaheserdir. Çinilerle süsül mihrabın önünde çini süslü kubbesiyle örtülmüş bir saha mevcuttur. Mihrap ve kubbelerin çinileri kısmen sökülmüştür.

ŞEMSİ-İ TEBRİZİ CAMİİ VE TÜRBESİ

Şerafettin Camii kuzeyinde eskiden mezarlık olan Şems Parkının içinde konya27 Konya Gezilecek Yerleryer alır. Bugünkü yapı 1510 yılında Abdürrezakoğlu Emir İshak Bey tarafından mescidle birlikte elden geçirilmiş ve genişletilmiştir. İlk yapının 13. Yüzyılda yapıldığı ileri sürülmektedir. Ancak kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Cami bölümüyle bitişik durumda, içten tavanlı dıştan sekizgen tambur üzerine piramidal külahla örtülüdür. Eyvan şeklinde olan türbe mescide kalem işi süslenmiş ahşap Bursa kemeriyle açılır. Diğer yönlerde biri altta, diğeri üstte olmak üzere ikişer penceresi vardır. Türbenin duvarlarında herhangi bir bezeme konya28 Konya Gezilecek Yerleryoktur. Tavanı geometrik motiflerle bezenmiştir. Üzeri örtülü sandukanın altında önceleri kuyu bulunduğu söyleniyorsa da araştırmalar neticesinde burasının kuyu değil mumyalık olduğu anlaşılmıştır. Gövdesi taştan tambur ve külahı ise tuğladan yapılan türbe 1977 yılında tamiri sırasında orjinalliğin biraz kaybetmiştir.

Ayrıca; İplikçi Camii,  Sahipata Camii,  Sadrettin Konevi Camii,  Kadı Mürsel Camii,  Tursunoğlu Camii,  Selimiye Camii,  Aziziye Camii,  Şerafettin Camii,  Kapu Camii,  Nakiboğlu Camii,  Hasbey Dar’ul Huffazı,  Meram Mescidi,  Ali Efendi Muallimhanesi,  Nasuhbey Dar’ul Huffazı ile, Yeşil Türbe,  Sultanlar Türbesi,  Tavusbaba Türbesi,  Ateşbaz Veli Türbesi,  Gömeç Hatun Türbesi,  Kesikbaş Türbesi,  Tahir İle Zühre Mescidi,  Emir Nurettin Türbesi,  Tac’ül Vezir Türbesi, ∙ Ali Gav Türbesi,  Burhaneddin Fakih Türbesi bulunmaktadır.

Kaynak: www.konya.bel.tr , www.konya.gov.tr

catalhoyuk-konya

 2 1024x667 Konya Gezilecek Yerler

Paylaşın:

Çatalhöyük – KONYA

untitled Çatalhöyük   KONYAÇatalhöyük, Orta Anadolu’da, günümüzden 9 bin yıl önce yerleşim yeri olmuş, çok geniş bir Neolitik Çağ ve Kalkolitik Çağ yerleşim yeridir. Doğu ve batı yönlerinde yan yana iki höyükten oluşmaktadır. Doğudaki Çatalhöyük (Doğu) olarak adlandırılan yerleşme Neolitik Çağ’da, Çatalhöyük (Batı) olarak adlandırılan batıdaki höyük ise Kalkolitik Çağ’da iskan görmüştür. Günümüz Konya Şehri’nin 52 km. güneydoğusunda, Hasandağı’nın yaklaşık olarak 136 kilometre uzağında, Çumra İlçesi’nin 11 km. kuzeyinde, Konya Ovası’na hakim buğdaylık arazide bulunmaktadır. Doğu yerleşimini, en images Çatalhöyük   KONYAson Cilalı Taş Devri sırasında ovadan 20 metre yüksekliğe kadar ulaşan bir yerleşim birimi oluşturmaktadır.

Höyükler  2 bin yıl kesintisiz iskan edilmiştir. Özellikle neolitik yerleşimin genişliği, barındırdığı nüfusu, oluşturduğu güçlü sanat ve kültür geleneği ile son derece dikkat çekicidir. Yerleşimde 8 bin üzerinde insan yaşadığı kabul edilmektedir. Çatalhöyük’ün diğer neolitik yerleşimlerden temel farkı, bir köy yerleşmesini aşıp kentleşme evresini yaşamakta olmasıdır. Dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olan bu yerleşimin sakinleri, ilk tarımcı topluluklardan biridir. Bu özelliklerinin bir sonucu olarak UNESCO tarafından 2012 yılında çatak Çatalhöyük   KONYADünya Miras Listesi’ne dahil edilmesine karar verilmiştir.

Çatalhöyük’te yürütülen kazı çalışmaları

Doğu Höyük (Çatalhöyük (Doğu), muhtemelen, bugüne kadar bulunmuş en eski ve en gelişmiş Neolitik Çağ yerleşim merkezidir. 1958 yılında James Mellaart tarafından keşfedilmiş, ilk kazıları 1961-1963 ve 1965 yıllarında yapılmıştır. 1993′te yeniden başlayan ve günümüze kadar devam eden kazılar Cambridge Üniversitesi’nden Ian Hodder tarafından yönetilmekte ve İngiltere, Türkiye, Yunanistan, ABD’li araştırmacılardan oluşan karma bir ekip tarafından yürütülmektedir. Kazı unt Çatalhöyük   KONYAçalışmaları ağırlıklı olarak “ana höyük” olarak görülen Doğu Höyük’te yürütülmüştür. Kazı çalışmalarında MÖ. 7400 – 6200 yılları arasına tarihlenen 18 neolitik yerleşim katmanı açığa çıkarılmıştır.

Batı Höyük’te ise 1961 yılında höyüğün üzerinde ve güney yamaçta iki derinlik sondajı gerçekleştirilmiştir. Doğu Höyük’te kazı çalışmaları devam ederken Batı Höyük’te başlanılan yüzey toplamalarında Bizans Dönemi ve Helenistik Dönem çanak çömleği toplanmıştır. 1994 yılında yapılan yüzey taramalarında da Binzas imagesV9ZG5DCO Çatalhöyük   KONYADönemi’ne ait mezar çukurları ortaya çıkarılmıştır.

Tarih öncesi yerleşim birimleri Tunç Çağı’ndan önce terk edilmiştir. Bir zamanlar iki yerleşim birimi arasında Çarşamba Nehri’nin bir kanalı akmaktadır ve yerleşim birimleri, ilk tarım zamanlarında elverişli sayılabilecek alüvyonlu toprak üzerine kurulmuştur. Evlerin girişleri üst kısımlarında bulunmaktadır.

 

Mimari

Çatalhöyük (Doğu)

çatal Çatalhöyük   KONYAKuzey kesimdeki mimari diğer kesimlerden farklı görünmektedir. Buradaki ışınsal düzen muhtemelen yerleşmenin merkezine uzanan sokaklar, geçitler, su ve drenaj kanallarına bağlıdır. Bu kesimde mimari, konutlar ve açık alanlardan oluşmakta, saray, tapınak, ortak kullanıma ait büyük depolama alanları bulunmamaktadır.

Yerleşimin genelinde evlerin birbirine bitişik inşa edildiği, dolayısıyla duvarların ortak kullanıldığı, aralarında avluya açılan dar geçitlerin bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu avlular bir yandan hava ve aydınlatma sağlayan, diğer yandan da çöp alanı olarak kullanılan alanlardır. Avlular etrafından yapılmış bu konutlar mahalleleri oluşturmuştur. Bu mahallelerin yan yana sıralanmasıyla da Çatalhöyük kenti ortaya çıkmıştır.

çatal1 Çatalhöyük   KONYAKonutlar birbiri üstüne, aynı plana göre inşa edilmiştir. Bir önceki konutun duvarları, bir sonrakinin temelleri olmuştur. Konutların kullanım süresi 80 yıl gibi görünmektedir. Bu süre dolduğunda ev temizlenmiş, toprak ve molazla doldurulmuş, üstüne aynı planda yenisi inşa edilmiştir.

Konutlar dörtgen biçimli kerpiç tuğlalarla taş temel kullanılmadan dörtgen planlı imagesMBIBA69A Çatalhöyük   KONYAolarak yapılmıştır. Ana odalara bitişik depo ve yan odalar bulunmaktadır. Aralarında dikdörtgen, kare ya da oval biçimde geçişler vardır. Çatılar, saz ve kamış damların üstlerinin, günümüzde bölgede ak toprak olarak adlandırılan kalın bir kil tabakasıyla sıvanmasıyla yapılmıştır. Bu çatıları taşıyan ahşap kirişlerdir ve duvarların içine yerleştirilen yine ahşap dikmelere dayanmaktadır. Arazinin farklı eğilimleri yüzünde konut duvarlarının yüksekliği de farklıdır ve bu farklılıktan yararlanılarak batı ve güney duvarlarının üst kısımlarında, ışıklandırmayı ve havalandırmayı sağlamak üzere pencere boşlukları bırakılmıştır. Konutların tabanları, duvarları ve içlerindeki tüm yapı ögeleri beyaz renkte bir sıva ile kat kat sıvanmıştır. Yaklaşık 3 cm. kalınlıktaki bir sıvada 160 kat belirlenmiştir. Sıva, beyaz kalkerli, milli bir kil kullanılarak yapıldığı anlaşılmıştır. Çatlamaması için içine ot, bitki sapları ve yaprak imagesCVBHVJLP Çatalhöyük   KONYAparçaları katılmıştır. Konutlara giriş çatıda açılan bir delikten, büyük olasılıkla tahta bir merdivenle sağlanmaktadır. Yan duvarlarda giriş yoktur. Konut içindeki ocak ve oval biçimli, üstleri düz bırakılan fırınlar çoğunlukla güney duvarında yer almaktadır. Her konutta en az bir platform bulunmaktadır. Bunların altlarına, zengin gömüt armağanlarıyla ölüler gömülmüştür. Depo odalarının bir kısmında açkılama taşları, baltalar ve taş aletlerin konduğu kilden yapılma kutular ele geçmiştir.

Bir kutsal mekan olduğu düşünülen yapının kuzey ve doğu duvarlarında 1963 yılı çathat Çatalhöyük   KONYAkazıları sırasında Çatalhöyük kent planı olduğu anlaşılan bir harita ortaya çıkarılmıştır. Günümüzden yaklaşık olarak 8200 yıl öncesine tarihlenen  bu çizim, dünyanın bilinen ilk haritasıdır. Yaklaşık olarak 3 metre uzunluğa ve 90 cm. yüksekliğe sahiptir. Halen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Çanak çömlek

Çatalhöyük (Doğu)

Doğu Höyük’te çanak çömlek, önceden ça Çatalhöyük   KONYAbiliniyor olmasına karşın ancak V. yapı katından sonra yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Bunun nedeni, ahşap ve sepet konusunda gelişkin bir beceriye sahip olunmasıdır. XII. yapı katına ait çanak çömlek ilkel görünümlü, kalın, siyah özlü, bitki katkılı ve kötü pişirilmiştir. Renk, devetüyü, krem ve açık gri olup alacalı ve açkılıdır. Biçim olarak ise derin kaseler, daha az da dar ağızlı çömlekler yapılmıştır.

Ünlü Çatalhöyük Ana Tanrıça heykelciği

Çatalhöyük Doğu Höyük’te III. tabakadan X. tabakaya kadar olan tabakalarda, kutsal yapıların içinde çok sayıda imagesZHWI3BXA Çatalhöyük   KONYApişmiş kilden yapılma Ana tanrıça heykelcikleri, boğa başı ve boynuzları ile kadın göğsü rölyefleri bulunmaktadır. Ana Tanrıça, genç kadın, doğuran kadın ve yaşlı kadın olarak betimlenmiştir. Bu buluntuların tarihlendirilmesiyle Anadolu’da en eski Ana Tanrıça Kült merkezlerinden birinin Çatalhöyük olduğu kabul edilmektedir. Bereketi simgeleyen Ana Tanrıça Kültü’nde erkek ögeyi boynuzlu boğa başlarının temsil ettiği düşünülmektedir. Güleryüzlü ve sevecen betimlemeler Ana Tanrıça’nın doğaya sunduğu yaşamı ve bereketi simgelerken, kimi zaman korkunç denebilecek betimlemeler de, bu yaşam ve bereketi geri alabilme yetisini ifade etmektedir. Elinde çata Çatalhöyük   KONYAakbaba olabileceği düşünülen yırtıcı bir kuşla betimlenen tanrıça heykeli ile yarı ikon tarzı ürkütücü heykelcik ise, Ana Tanrıça’nın ölüler ülkesiyle bağını temsil etmektedir. İki yanındaki leoparlara dayanmış durumda doğum yapan şişman kadın figürü ile aslanlı tahtlarda oturur biçimde tasvirlerine rastlanan Tunç Çağı Mezopotamya’sının İnanna – İştar’ı ve Mısır inancındaki İsis – Sekhmet’i arasındaki benzerlik dikkat çekicidir.

Kaynak : www.wikipedia.com

konya-gezilecek-yerler

çatalkhoy Çatalhöyük   KONYA

 

 

Paylaşın:

BORDEAUX – Ekim 2014

 brdx klj1 BORDEAUX – Ekim 2014

Mutlaka inanama : Dune du Pilat’da o kadar kumun nereden geldiğine

inanama.

Mutlaka tek at : Yıllanmış bir Armaniac’tan mutlaka bir tek at.

Mutlaka yut : En azından bir çiğ istridye mutlaka yut.

Mutlaka iç    : 1945 Petrus’tan mutlaka iç. ( Hadi bakalım )

Mutlaka oku : La Rochelle kule hapishanesinde mahkumların baş

harflerini mutlaka oku.

Mutlaka beğen : St. Emilion’un tarihi kasabasını mutlaka beğen.

Mutlaka uğra : Cognac kasabasının yüzyıllık konyak şatolarından birine

mutlaka uğra.

02 Ekim Perşembe – 06 Ekim Pazartesi 2014

Bir tesadüf eseri olarak Fransa’da marketten aldığımız bir 2008 St.Emilion Chateau Laroque Grand Cru Classé şarabının nefasetine vurulduğumuz ve şimdiye kadar böyle bir şarap içmemiş olduğumuz için Fransa’nın dünyaca ünlü Bordeaux Bölgesinde yer alan St.Emilion isimli nadide kasabayı ziyaret etmeyi takıntı yapıyoruz.

Aslında ana hedefimiz bir bağ bozumuna katılabilmek iken yüzlerce şarap üreticisinin olduğu bir bölgede üstelik çocuklarla nasıl bir organizasyon yapmak gerektiğini tam olarak kestiremiyoruz.

Bizde kendi yöntemimiz ve gelenekselimiz ile bir gezi planlayıp mütevazi bir şarap turu gerçekleştirelim araya da her zaman olduğu gibi çocukların ilgisini çekebilecek hikayeler sıkıştıralım istiyoruz.

Büyük oğlumun yaklaşan gençlik dönemi nedeni ile, söz konusu olan ne kadar bir gezi de olsa aslında ana tema alkol tüketimi üzerine olduğu için, çocukların olması ince hesaplanması gereken bir konu oluyor. Dikkatin alkol tüketimi üzerine yoğunlaşmaması, bu sektörün çocukların ilgisini çekebilecek hikayelerinin olması zorunlu oluyor.

Alkol tüketmek ya da tüketmemenin insanın kendi özgür iradesi ile vereceği bir karar olduğunu, başkalarına kendini ispatlama aracı olarak kullanmanın abes komikliğini, her şeyde olduğu gibi ifrata kaçmanın zararlarını, alkol kullanmanın çok ciddi kuralları olduğunu ve her şeyden önemlisi şarap, konyak gibi alkollü içeceklerin çok büyük bir ticari sektör olduğunu ve bu konuyu hakkı ile yapan ülkelerden birinin Fransa, dünyadaki en önemli şarap bölgelerinden birinin de Bordeaux olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.

Ne kadar St.Emilion bağlarını turlamak olsa da amaç, gezi programı yine kendini aşıyor ve Bordeaux’nun doğu, batı ve kuzey istikametlerine yönelerek yine hareketli bir plan ortaya çıkıyor.

Atlas Okyanusu kıyısındaki kumul tepelerine hayret ediyoruz, Cognac kasabasının en eski konyak şatosunu ziyaret ediyoruz, La Rochelle’de denizciliğin tadına varıp, hapishane kulelerde mahkumların isimlerini tahmin etmeye çalışıyoruz…Ama en çok St.Emilion’un tarihi kasabasını beğeniyoruz…

İçelim, açılalım…

bordeaux-1-gun-bordeaux

bordeaux-sarap-bolgeleri-ve-bordeaux-saraplari

bordeaux-2-gun-bassins-darcachon

bodeaux-3-gun-la-rochelle-cognac

bordeaux-4-gun-st-emilion-libourne

IMG 20141005 WA0007 BORDEAUX – Ekim 2014

Paylaşın:

BORDEAUX – 1.gün BORDEAUX

02 Ekim Perşembe 2014

Otele gidiş

imas BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXSabah THY’nin yeni hat olarak açtığı 10.45 direkt Bordeaux uçuşunu kullanıyoruz. En son gittiğimiz Cambridge uçuşunda olduğu gibi, yine uçağa binmeden kim kiminle oturacak kavgası çıkıyor. Bu konunun kendine çıkar kapısı olduğunun farkına varmış olan Çaka, pazarlığı sonuna kadar zorluyor. Zaten alacağımız belli olan bir adet oyuncak köpek ve 2 adet tişörte, arkada abisi ile birlikte ama orta koltuğa oturmaya ikna ediyoruz.

Kendi başına sorunsuzca yemeğini yiyerek, susayınca hostesi çağırıp su istemesi ile büyüdüğünü ve neredeyse uçakta büyüdüğü içinde uçağa bayağı alışmış olduğunu ispatlayıp, gözlerimizi yaşartıyor.

ims BORDEAUX – 1.gün BORDEAUX3,5 saatlik yolculuk herkesin kendini bir filme adaması ile göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçiyor. Uçakta yemek ile ikram edilen ucuz şaraplardan alarak kendime gereksiz alkol yüklemesi yapmak istemiyorum çünkü karaya iner inmez ayık gezmemek gibi bir hevesim var.

Uçak Bordeaux bölgesinin ( Bordelais ) üzerinden geçerken üzüm bağlarının sonsuzluğunu görme fırsatı buluyoruz. Bu bölgeye kendi içinde bir ülke demek hafif kalır. Burası bir dünya, cetvelle çizilmiş gibi dönümlerce uzanan asma kütüklerinin arasındaki koyu renkli sert taneciklerin dünyası. Okyanustan i BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXesen yel ile savrulan toprağın kireçsi kokusu ile harmanlanan üzüm suyunun dünyası. Gözün göremeyeceği bir sınırsızlıkta, gözün net bir şekilde görebileceği disiplinli keskin bir düzen ile bağlar, akıp gidiyor.

Bordeaux’nun Merignac havaalanı fazla büyük olmayan sakin bir havaalanı, hatta boş denilebilir. Çalışanların hiçbir surette bir aceleleri yok gibi görünüyor ve bu rehavet iner inmez tüm yolculara da bulaşıyor, sakinleşiyorsunuz.

Havaalanının hemen her köşesinde dev şarap şişeleri ile reklamı yapılan Bordeaux images03P8R8X1 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXşaraplarına parlayan gözlerle bakarak sakin sakin acele etmeden bavullarımızı alıp, kiralamış olduğumuz araba ile buluşmaya gidiyoruz. İstanbul- Bordeaux yeni açılan bir hat olduğu için dev panolarda İstanbul reklamlarını görmek hoşumuza gidiyor.

Havaalanının neredeyse kendisinden büyük bir kiralık araba parkı olması bölgeye gelenlerin daha ziyade araba kiralamayı tercih ettiğini düşündürüyor bize. 12 km. gibi çok yakın olan Bordeaux şehir merkezine metro yok ama hemen çıkış kapısının önünden geçen otobüs servisi mevcut. Ancak, şarap şatoları Bordelais bölgesi içerisinde kilometrelerce yayılmış durumda ve bu bağlara mecburen sadece özel araç ile ulaşım sağlanabiliyor. untitled2 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXwww.bordeaux.aeroport.fr

Otelimiz, Bordeaux şehrinin merkezinde değil, Le Lac ( göl ) adı verilen aynı zamanda kongre ve sergi binalarının bulunduğu bölgede yer alıyor, Pullman Bordeaux Lac. Havaalanından 16 km. uzaklıktaki otele navigasyon kullanarak gidiyoruz ve ters tuttuğumuz için cama yapıştıramayıp ne biçim dizayn bu diye söylendiğimiz zamandan sonra bayağı bir ilerleme kaydetmiş olarak ilk kez navigasyonu doğru kullanabilmiş oluyoruz. Ve tüm gezi boyunca kullanarak şunu öğrenmiş oluyoruz ki navigasyonsuz kalmayın ama yine kendi aklınıza güvenin.

IMG 4886 300x199 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXOtelimizin olduğu bölgede aynı zamanda Auchan isimli oldukça büyük ve içinde Carrefour’un olduğu bir alışveriş merkezi, kumarhane, çeşitli şovların yapıldığı bir tiyatro binası ( Casino Theatre ) ve Hippopotamus, Mc Donald’s, pizzacı gibi çocuklu ailelere yönelik yemek yeme imkanları bulunuyor.

Gezi programımız genellikle şehir dışına yönelik olduğu için trafiğe girmemek adına ve daha ucuza daha iyi imkanlarla otel seçenekleri olduğundan göl bölgesini ( Le Lac ) tercih ettik İçinde kürek çalışanlarla birlikte kuğuların yüzdüğü dingin göl manzarasını görünce de iyi yaptığımızı düşünüyoruz.

Bordeaux

im BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXİlk gün programımız Bordeaux şehir merkezi. Bordeaux, Fransa’nın güneybatısında Akitanya bölgesinin Gironde departmanında yer alıyor ve 2007 yılından beri ‘’tarihi bir liman şehri ‘’ olduğu gerekçesi ile Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor.

Kıyısında yer aldığı Garonne Nehri, Atlas Okyanusu’na dökülürken Bordeaux Limanından itibaren La Dordogne Nehri ile birleşerek genişlemeye başlıyor ve La Gironde adını alarak geçtiği tüm bölgeleri şaraplık üzüm yetiştirilmesine müsait eşsiz bir verimlilik ile suluyor.

IMG 4827 300x189 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXGöl Bölgesi ile Bordeaux şehir merkezi arasındaki mesafe çok kısa. Direkt olarak Garonne nehri kıyısına inip nehrin bir yarımay oluşturduğu Liman boyunu gezelim diyoruz öncelikle.

Fransa’nın beşinci büyük şehri olan Bordeaux, 18.yy.dan kalma bir merkezin etrafında kurulu bir endüstri ve denizcilik merkezi. Roma öncesi dönemden beri önemli bir liman. Geniş nehrin görünüşüne aldanıp diğer nehir kenarına kurulmuş kara Avrupası şehirleri ile karıştırmamak gerekiyor çünkü nehir okyanusa açıldığı için şehir, deniz kenarından ne kadar içeride gibi gözükse de mütevazi limanı hemen her gün cruise gemilerini ağırlıyor.

IMG 48281 300x199 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXChabon Delmas isimli dört adet cam tüp ayak ile tutturulmuş modern köprüden liman tarafına dönüyoruz. Merkeze doğru sıralanmış eski limanın hangar binaları restore edilerek Les Hangars adı verilen modern bir alışveriş aksına çevrilmiş. Yeni yapılmış hangar yapılarının karşı istikametinde neredeyse merkeze kadar biraz harap ve restore edilmeyi bekleyen yapılar yer alıyor. Çoğunun kepenklerinin kapalı oluşu ve kullanılmıyor oluşları biraz çöküntü bölgesi etkisi yapıyor. Bütün hareket ve şıklık nehir boyunda gibi. http://youtu.be/djBycFeKhyI

IMG 4821 199x300 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXHangarların sonrasında şehrin ilk köprülerinden Pont de Pierre’e kadar Fransızların pek bir sevdiği neredeyse E-5 karayolu genişliğinde nehir kenarı yaya dolaşma alanı yer alıyor ki bir kısmı yeşil alan olan yol boyunca sayısız insan ya paten kayıyor, ya koşuyor, ya dolaşıyor, ya çocuk gezdiriyor ya da köpek gezdiriyor.

1827-58 yılından kalma, iki yanı geniş ağaçlıklı alan ile çevrilmiş, çeşme ve heykeller ile süslü Esplanade des Quinconces’u geçince gördüğümüz ilk otoparka dalıyoruz. Şehir üzerinde ilk edinilen intiba, geniş açıklıklar ve birbirini takip eden binalar. Sahil boyunca tüm bu yol ve açıklıkların büyük çoğunluğunun altı ise otopark.

Esplanade des Quinconces’un devamında Place de la Bourse yer alıyor. 18.yy.dan kalma simetrik devasa iki yapının çevrelediği eskinin önemli bir ticaret meydanı. Yapılardan biri bugün Palais de la Borse ( Ticaret Odası gibi ) diğeri ise Hotel des Douanes. ( otel )

ages BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXBu meydanın hemen arkasından dağıldığınız dar yollar Bordeaux’nun tarihi merkezini oluştruyorlar. Place du Parliament ve Paroisse St.Croix katedralini çevreleyen sokaklar, sayısız restoran ve mağazayı barındırıyor.

Biz park ettiğimiz Jean jaures noktasından, açık havada oturabileceğiniz mekanları olan restoranların sıralandığı Cours du Chapeau Rouge yaya yolundan Büyük Tiyatro Meydanına çıkıyoruz. ( Opera National de Bordeaux )12 ilham perisi ile taçlandırılmış 1780 tarihli tiyatro binası klasik tarzın başyapıtlarından. Açıldığı meydanda göz alıyor ve tam karşı cephede Grand Hotel de Bordeaux ile ihtişamlı bir düet yapıyor.

IMG 4799 300x195 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXMeydana açılan yollardan Bordeaux alışveriş alanının can damarı olan Rue St.Catherine’e sapıyoruz. Bu cadde pek çok Fransız ve uluslararası marka ile klasik bir yaya alışveriş caddesi. Ancak bu şehirdeki farklılık, her birkaç yüz metrede bir evsizlerin yerlerde bir battaniye açıp yerleşerek para dilenmeleri değil, bu evsizlerin hemen hepsinin genç, çift ve en az üç köpek sahibi oluşları. Dilenmekten ziyade bir yaşam biçimini sergileyerek para kazanıyor gibiler. Güney Amerika yerlilerine özgü değişik müzik aletleri ile otantik müzik yapanların köpekleri ise, bütün gün aynı gıcırtıyı dinlemekten bayılmış gibi görünüyor.

IMG 4802 300x206 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXCadde uzayıp gidiyor ama sonlara doğru mağazalar ucuzlaşmaya, dolaşanlar tuhaflaşmaya başlayınca dönüyoruz. Zenciler az olsa da bir araya geldiklerinde özellikle bağırıp çağırarak dikkat çekmek için abartılı bir neşe sergiliyorlar nedense.

Çocuklar acıkınca, Quick ( Fransız fast-food hamburger zinciri – Hangars’da ve Gambetta meydanında ) arayıp bulamayınca, artık vazgeçtiler inşallah diye umut ettiğimiz ama unutmadıklarını hemen hissettiren çocukların ısrarı ile ilk gün klasiğimizi tekrarlıyoruz ve Mc Donald’s’a giriyoruz. Çok da fark etmiyor çünkü buradaki Mc Donald’s bayağı Quick’leşmiş yani Fransızlara özgü IMG 4814 215x300 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXbaharat soslu, kokulu peynirli karışımlar ile daha ince bir dokunuş var hamburgerlerde. Soslu ve eritilmiş peynirli bir versiyonu deneyerek bayağı güzel buluyorum. Mc Donald’s demeye bin şahit lazım.

Apple Store’un köşesine bakan sıra sıra kafelerden birinde oturup ‘’café au lait’’ içerek, yemyeşil bardaklarda içilenlerin ne olabileceği hakkında fikir yürütüyoruz. ( buzlu sirop menthe )Ortasından tramvay hattının geçtiği meydan, şık bir zarafet ve seviyeli bir hareketlilik sergiliyor. Rıhtım boyunca birbirini takip ederek sıkıcılık boyutuna ulaşan devasa yapılar burada kendini enerjik bir atmosfere teslim etmiş. Meydanın gelip geçiş noktası olması, geniş geniş cadde ve meydanlardaki  az olan insan rahatsızlığını kırıyor.

Lyon’dan tanıdığımız, Grand Hotel’in köşesinde yer alan ve vitrinine dayanamayarak en sonunda içeri daldığımız Maison Larnicol’un açıldığı Cours de L’İntendance caddesinde de IMG 4809 300x199 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXşöyle bir turluyoruz. Üst gelir grubuna yönelik olan cadde, Place Gambetta’da büyük bir Hermès Mağazası ile son buluyor.

Caddenin batı yönünde yuvarlak cam giydirme cephesi ile merak uyandıran yapı ise Les Grands Hommes isimli AVM. Cours de L’İntendance caddesine açılan sokaklarda belli bir mesafeye kadar restoran ve mağazaları barındırıyor. Yani Bordeaux merkezi oldukça geniş seçenekli bir alışveriş imkanına sahip.

IMG 4819 300x199 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXTüm restoran ve mağazalardan başka birde şarap butikleri var elbette. Tiyatro Meydanı’na bakan Cours du 30 Juillet Caddesi’nde- kapısında daima kuyruk olan antrikotçu Les Entricots burada – La Vinotheque de Bordeaux yer alıyor. Bu merkezde şarap ile ilgili bilgi alabileceğiniz kısa programlara katılabiliyorsunuz. ( İngilizce, Fransızca )Turizm ofisi de aynı cadde üzerinde karşısında yer alıyor ve şarap şatolarına yapılan günübirlik turlar ile ilgili sayısız bilgi, broşür içeriyor.

Şatoların bazıları Turizm ofisinden de bilet alabileceğiniz turlar ile ziyaret edilebildiği gibi IMG 4815 300x199 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXçok özel olan bazıları ( Margaux, Rotchild v.s. ) sadece profesyonellere veya randevulu ziyaretlere açık. Bu şatoların web adreslerinden irtibata geçmek gerekiyor. Enteresan olan nokta ise baktığım bazı şatolarda ziyaretçilere Türkçe dil seçeneği sunuluyor olması. Avrupa’da hiçbir müze, tur v.s.de böyle bir Türkçe dil seçeneği yokken şarap şatolarında Türkçe seçenek olması, bizim milletimizin asıl ne ile ilgili olduğunun göstergesi olan başarılı bir girişimcilik örneği. Talep nerde ise arz ona göre.

IMG 4816 300x199 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUXOtele dönerken almayı unuttuğumuz suyu almak için Auchan AVM’deki Carrefour’a girip eli kolu dolu çıkıyoruz. Böyle olunca akşam yemeği odada ıvır zıvır atıştırmak şekline dönüşüyor.

Çocukları ıvır zıvırları ile baş başa bırakıp otelin ikramı olan bedava içki kuponlarımızdan yararlanmak üzere bara iniyoruz. Tekin şimdilik genel olarak Bordelais ( Bordo Bölgesi halkı )lerde gördüğümüz gibi bir roze ( pembe ) şarap içiyor. Ben ise bir Pauillac deniyorum. Hafif ama etkili tanenleri olan şarap, şarap içmenin ağırlığını hissettiriyor.

Büyük bina, az insan, çok şarap diyarı….

bordeaux-sarap-bolgeleri-ve-bordeaux-saraplari

bordeaux-2-gun-bassins-darcachon

bodeaux-3-gun-la-rochelle-cognac

bordeaux-4-gun-st-emilion-libourne

IMG 4882 BORDEAUX – 1.gün BORDEAUX

Paylaşın:

Bordeaux Şarap Bölgeleri ve Bordeaux Şarapları

1234632 10152815887769329 5594980726621405616 n 300x300 Bordeaux Şarap Bölgeleri ve Bordeaux ŞaraplarıFransa eskiden beri dünyanın en önemli şarap üreten ülkelerinden biridir ve dünya şarap endüstrisi üzerindeki etkisi çok geniştir. Diğer şarap üreten ülkelerden hiçbiri Fransa kadar büyük marjlarda ve çeşitlilikte şarap üretecek kapasiteye ulaşamamışlardır.

Fransa’yı bu derece şarap endüstrisinin gözbebeği kılan unsurlar, ülkenin farklı coğrafi koşullara sahip bölgelerinin olması, bu bölgeler ile özdeşleşmiş geniş bir üzüm çeşidi yelpazesini sunabilmesi  ve sektöre getirdiği disiplinli kurallardır.

Ülkenin en önemli şarap üretim alanları üç farklı iklim bölgesinde yar almaktadır. Atlantik sahilleri boyunca Bordo, Güneybatı kesimlerinde Rhone vadisi ve Burgonya ile Champange bölgesi . Bordo dünyanın en tanınmış şarap bölgelerinden  biri olmanın yanı sıra yılda 6,5 milyon hektolitre şarap üretimi ve 120.000 hektarlık bağları ile adeta bir imparatorluktur. Yine dünyanın en images1 Bordeaux Şarap Bölgeleri ve Bordeaux Şaraplarıprestijli şarapları bu bölgenin imajını oluşturmaktadır, Chateau Margaux, Mouton-Rotschild, Lafite, Haut-Brion, Cheval Blanc, Petrus  gibi.

Bordeaux’nun içinden geçerek kuzeyde Atlantik Okyanusu’na dökülen Garonne ve Dordogne Nehirleri bölgeyi üç bölüme ayırır: Garonne Nehri’nin batısı Medoc, Graves ve Satuternes, Dordogne Nehri’nin doğusu ise St.Emilion, Pomerol ve Fronsac bağ bölgelerini oluştururlar. Bunların arasında kalan bölgeye ise Entre Deux-Mers ‘’İki deniz arası ‘’ adı verilir.

Sol yakadaki Medoc bölgesi, Bordeaux şehrinin kuzeyinde yer alır ve topraksı ve kaba gövdeli şaraplara ev sahipliği yapar. Belgrave, Camnesac, La tour Carnet önemli üreticilerdendir. Pauillac, kendine özgü karakteri olan dar alanda, güçlü ve yoğun Cabernet imagesBKBUP5XF1 Bordeaux Şarap Bölgeleri ve Bordeaux ŞaraplarıSauvignon üzümleri ile üretim yapan Chateaux Lafite- Rothschild, Latour ve Mouton- Rothschilde gibi büyük şarap şatolarını barındırır. Margaux, aralarında Chateau-Margaux’nun da bulunduğu 21 şatosu ile Cabernet Sauvignon şaraplarının yüksek standartlı üretimini yapar. Pessac-Leognan, Bordeaux’nun en eski bağcılık bölgesidir. Sert yapılı uzun ömürlü kırmızı şarapları ile ünlüdür.

Sağ yakadaki şarap üretim bölgelerinden St.Emilion’da Gallo-Roman döneminden beri üzüm yetiştirilmektedir. Pomerol, kadifemsi dokuda yıllandırmaya olanak veren şaraplar üretmektedir. %80 Merlot üzümlerinin kullanıldığı şarapların üretildiği, aralarında Petrus, Lafleur, Le Pin gibi en üst düzey şatoların tamamı buradadır.

bordeaux-1-gun-bordeaux

bordeaux-sarap-bolgeleri-ve-bordeaux-saraplari

bordeaux-4-gun-st-emilion-libourne

imagesRUNQQLPW Bordeaux Şarap Bölgeleri ve Bordeaux Şarapları

Paylaşın:

Limak Hotel’lerinde Erken Rezervasyon Seçenekleri

Bu yağmurlu kış günlerinde tek isteğimiz bir anca önce yazın gelmesi. Yaz demek yılın yorgunluğunu atacağımız muhteşem bir tatil demek. Tatil masraflarınızı düşürmenin en iyi yolu 2015 erken rezervasyon fırsatlarını kaçırmamak. Setur’un 2015 yaz tatili için erken rezervasyon fırsatları ile ekonomik bir tatil planlayabilirsiniz. Setur’la erken rezervasyon rahatlığını yaşamak için tek yapmanız gereken tatilinizi nerede geçireceğinize şimdiden karar vermek. Eğer hangi otele gideceğiniz konusunda emin değilseniz Limak otelleri size fikir verebilir.

setur limak arcadia Limak Hotellerinde Erken Rezervasyon Seçenekleri

Limak Arcadia Golf & Sport Resort

Belek’in eşsiz doğal güzellikleri arasında yer alan Limak Arcadia’da huzuru ve konforu bir arada yaşayabilirsiniz. Belek İskele mevkii’nde, 97.000 m2 alan üzerine kurulu olan tesis, kaliteli hizmet anlayışı, şık tasarımı, çeşitli havuzları ve aktiviteleriyle sizlere unutamayacağınız bir tatil vaat ediyor. 465 odası bulunan beş yıldızlı tesis, Belek merkezine 700 m., Antalya şehir merkezine 40 km., Antalya Havalimanına 30 km. uzaklıktadır.

Tesiste özel olarak tasarlanmış Pamukkale dekoratifli açık havuz , “Arcadia’ya özgü Pamukkale travertenlerini anımsatan özel yapımlı havuz ve sakin bir dinlenme alanı olan Relax havuz bulunuyor. Bunların yanı sıra 3 açık yüzme havuzu, 1 adet kapalı yüzme havuzu ve 3 kaydıraklı Aquapark mevcut. Tesisin 300 m uzunluğunda kum plajında denizin ve güneşin tadını çıkarırken, su kaydıraklarında eğlencenin doruğuna varabilirsiniz.

Sabah, öğle ve akşam yemeklerini ana restoranda açık büfe şeklinde sunan otelde, Türk ve dünya mutfağından en özel tatları deneyebilirsiniz. Türk, Japon, İtalyan ve Çin mutfaklarının en güzel lezzetlerini tatmak istiyorsanız, otelin A la carte restoranlarını tercih edebilirsiniz. Lykia Bar, Plaj Bar, Lobby Bar, Sailors Bar ve Odeon Bardan oluşan 4 farklı barda içki içmenin keyfini yaşayabilirsiniz.

Otelde ailece keyifli vakit geçirebilmeniz için çok sayıda aktivite var. Aerobik, basketbol, bilardo, plaj voleybolu, ışıklandırmalı tenis kortu, okçuluk, futbol, langırt, sinema, su sporları, animasyon şovları bunlardan birkaçı.  Ayrıca mini club, çocuk oyun alanı ve çocuk büfesi gibi imkanlarıyla çocuklarınızın da neşeli bir tatil geçirmesi mümkün.

Limak Arcadia, iyi bir dinlence alanı olması dışında iş toplantılarınız ve organizasyonlarınız için de ideal bir adres. Farklı büyüklüklere sahip 3 adet toplantı salonu, şık dekoru ve teknik ekipmanları ile önemli etkinlikleriniz için uygun bir ortam sağlar.

setur limak lara deluxe Limak Hotellerinde Erken Rezervasyon Seçenekleri

Limak Lara De Luxe Hotel, Lara

Antalya’nın doğal güzellikleri içinde yer alan, Uzakdoğu konseptinde hazırlanmış Limak Lara De Luxe Hotel gerek mimarisi, gerek imkanlarıyla oldukça etkileyici bir oteldir. Uzak Doğu’nun egzotik ortamını, Japon konsepti ile Antalya’ya taşıyan tesis konuklaına unutulmaz bir tatil vaat ediyor.

Antalya Lara mevkiinde yer alan tesis, Antalya şehir merkezine 25 km., Antalya havalimanına 15 km. uzaklıkta konumlanıyor. Denize sıfır mesafede, 50.000 m2 alan üzerine kurulu tesis, modern tasarımlı ve donanımlı 441 odasıyla konfor ve şıklığı bir arada sunuyor. Ultra her şey dahil konseptiyle hizmet veren tesiste, dünya mutfağının en güzel lezzetlerinin yanı sıra, gün boyu süren leziz ikramlarla mükemmel bir yemek ziyafeti sizi bekliyor. Tesis, 100 m. uzunluğunda özel plajı, 1 adet kapalı yüzme havuzu, 3 adet açık yüzme havuzu, 2 adet çocuk havuzu, 9 bantlı aquaparkıyla konuklarına eşsiz bir havuz ve deniz keyfi sunuyor. Ayrıca otelde engelli misafirlerin havuz ve plaja ulaşımları asansör ile sağlanabiliyor.

Otelde yer alan çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirmeniz de mümkün. Aerobik, bilardo,masa tenisi, bowling, jet ski, plaj voleybolu, banana gibi alternatifleri deneyerek eğlenceli anlar yaşayabilirsiniz. Dilerseniz Sauna, hamam, buhar banyosu, özel masaj imkanının bulunduğu otelin Spa merkezinde rahatlayabilir ve ruhunuzu dinlendirebilirsiniz.

Yaz tatili programınızı şimdiden belirleyip 2015 yılı erken rezervasyon fırsatları ile en güzel otellerde uygun fiyata konaklama fırsatını yakalayabilirsiniz. Antalya tatil köyleri arasında yer alan Limak otellerinde unutulmaz bir tatile hazır olun.

Paylaşın:

BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHON

03 Ekim Cuma 2014

Dune du Pilat, Gujan Mestras

imagesV4JVHJQN BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONOtelin kahvaltı salonu göl manzaralı, isteyen için ısıtmalı açık havuzu var. Kahvaltı klasik olarak uluslararası seçenekte düzenlenmiş, artısı sırf beni düşünerek koymuş olduklarını varsaydığım somon fümeler. Yine de nezaket gösterip somon füme servis tabağını masamıza taşımıyorum, kibarca hepsini kendi tabağıma alıyorum. Bir yıllık Omega-3 ihtiyacımı üç günde tamamlamak niyetindeyim.

Kahvaltı büfesi ile birlikte bölgenin spesyalitesi olan ‘’cannelés’’ #canneles ler için ayrı bir masa yapmışlar, ikram ederken koydukları bilgilendirici yazı ile tanıtımını yapıyorlar. 5 cm image1 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONyüksekliğinde ve 5 cm. çapında yivli silindirik hamur işleri bunlar. Tamamen Bordelais yani Bordo’ya özgü bir ürün ve ismi Gaskonyalı  Canelat’dan geliyor. İçi rom ve vanilya aromalı yumuşak bir hamur. Dışı kalın karamelize daha sert bir hamur ile kaplı. Elbette tadıyoruz ve bitirmemize bile gerek olmadığına karar veriyoruz. Dışarıdan para verip almaktansa otelden bedava tatmış olduğumuza da ayrıca mutlu oluyoruz.

İlk gün programımız çocukların ilgisini çeken bir destinasyon ile başlıyor. Okyanus kıyısındaki Avrupa’nın en büyük kumul tepesine gitmek ve yapan varsa kumul sörfü yapmak.

Bordeaux’nun çevre yoluna çıkarak A63 otoyoluna bağlanıyoruz ve Bassins d’Arcachon ( Atlas okyanusunun La Gironde nehri ile yol 300x168 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONbirleştiği haliç ) yönünde 1 saat kadar gidiyoruz. Geçtiğimiz bölge Bordeaux’un güneybatı bağları, Pessac Leognan bölgesi ile daha aşağıda Graves ve Sauternes şarap bağları.

Şarap bağlarından sonrası Les Landes ormanı. Burası kumullar ile kaplı bir alan iken tamamen sonradan üretilmiş bir ormana dönüşmüş. Bir yüzyıl öncesine kadar bölge, kışları bataklığa dönüşüyormuş ve sürekli yer değiştiren kumullar tarım yapmayı olanaksızlaştırıyormuş. Yaptıkları bir kanal yardımı ile suyu tasviye etmeyi ve ekilen çam, simagesYTOW3GWZ BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONaz ve katırtıkları ile toprağı sabitlemeyi başarmışlar. Bugün bölgede genç, sağlıklı bir orman yaşıyor.

Ormanın Bassin d’Arcachon ( haliç ) ile birleştiği kesim geniş bir sulak arazi olduğu için, yaralı kuşlara ve tehlike altındaki türlere barınak sağlayan Parc Ornithologique du Tech ‘ e ev sahipliği yapıyor. Kuş gözlem ve bakım istasyonu, geniş bir kuş havzasını kontrol ediyor ve kuş gözlemcileri içi özel ziyaret alanları sunuyor. ( www.reserve-ornithologique-du-teich.com )

untitled3 300x158 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONİlk durağımız direkt olarak yolun sonu olan Dune du Pilat. Avrupa’nın en büyük kumulu 3 km. uzunluğunda, 115 mt. yüksekliğinde ve 500 mt. genişliğinde. Orman içinde ayrılmış otoparka park ederek 500 mt. kadar yürüyoruz. Karşımıza inanamadığımız bir kum tepesi çıkıyor. Türkiye’de gördüğüm kumullarında, şimdiye kadar gördüğüm kumullarında bir hiç kaldığı bir abide gibi önümüzde yükseliyor.

IMG 4842 199x300 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONÇocuklar ayakkabıları çıkartmayı reddetse de biz hemen çıkartıp tırmanmaya başlıyoruz. Derme çatma bir merdiven yapmışlar. Daha doğrusu yapılmış plastik bir merdiveni getirip yamaca dayamışlar, sabit bir imalat yapmak mümkün değil çünkü kumul tepesi hareketli. Zaman içinde kumlar rüzgarların etkisi ile yer değiştiriyor ve yavaşça hemen arkasındaki ormanı yutuyor.

Parlak bir sonbahar güneşinin altında kan ter içinde 115 mt. çıkıyoruz. Karşımızda, Atlas Okyanusu’nun sonsuz maviliği ile Bassin d’Arcachon’un durgun güzelliği ve onu çevreleyen sayfiye yerleşimlerinin zarif siluetleri beliriyor. Körfezin ucunda Cap Ferret deniz feneri, yoruldunuz ama değdi dercesine muzipçe göz kırpıyor.

Dune du Pilat’nın tam karşısına gelen noktada okyanusta başka ufak kumul adacıkları ve bu sığlık bölgeler balıkçılar tarafından tercih edildiği için de çok sayıda balıkçı kayığı var. Bu IMG 4850 300x199 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONsahiller Fransa’nın Cote d’Argent – Gümüş Sahilleri olarak adlandırılıyor. Kumullar sadece Dune du Pilat’da ve okyanusa cephe alan kıyılar boyunca bulunmuyor, Andernons les Bains, Lege Cap Ferrret gibi körfezi çevreleyen iç yerleşimlerde de geniş kumlu sahiller ile daha küçük kumul alanları yer alıyor.

Okyanusun enginliğine bakıyorsunuz ve yine de üstünde durduğunuz devasa anıtın var olmuş olmasına inanamıyorsunuz. Okyanusun güçlü ve rutin rüzgarlarının böyle tonlarca kumu bir araya getirmiş olması için 1412327597199 300x168 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONokyanusta kum kalmamış olması gerekir gibi geliyor. Durup etrafınıza baktığınız noktada dünyanın sizin gördüğünüzden daha büyük olduğunu anlıyorsunuz, ölçemeyeceğiniz bir büyüklük ve önleyemeyeceğiniz bir güce sahip.

Kumulun boyutları bir yana, büyüleyici bir başka konu ise kumda tek bir taş, çöp, dal, yaprak v.s. olmaması. Elenmiş un demek bile kaba kalıyor, adeta pudra şekerinde yürüyorsunuz. Üstelik geri çıkmak sorunu olduğu için IMG 4864 300x199 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONinmediğimiz deniz kıyısına yakın taraflarda, kumun bir bebek pudrası gibi daha da ince olduğu belirtiliyor.

Doğanın gücüne ve sanatının erişilmezliğine şapka çıkartıp geri inmek üzere harekete geçiyoruz. Hala ayakkabılarını çıkarmamış olan çocuklar merdivenden iniyor. Biz ise pek çokları gibi yamaçtan aşağı kendimizi salmak usulü ile iniyoruz. Bir çeşit çıplak ayak kum kayağı yapmaya benziyor bu iniş. Sıcacık ve yumuşacık kumlara gömülen ayaklarımızı kaydıra kaydıra iniyoruz. Fotoğraf makinem IMG 4869 199x300 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONolmasa kendimi atıp yuvarlanmak işten bile değil.

Bir ara yanımızdaki merdivenlerden itina ile kumlanmadan inmeye çalışan çocuklara makineyi verip kendimi şöyle bir atayım diye düşünüyorsam da çocukların makineyi daha ilk basamakta düşürme, kırma, çarpma, merceği parçalama, ağır gelince sıkılıp atma, ilk gördüklerine satma, daha da kötüsü hediye etme olasılıkları, benim yuvarlanırsam içine kum kaçırma olasılığımdan bile yüksek göründüğü için bu hevesimi bir başka yerde bir yaz gününe saklamaya karar veriyorum.

Araba ile Arcachon kasabasını turluyoruz. Şık bir sayfiye kasabası olduğu sahil boyunca dizili siteleri, midye restoranları, casino’su, marinası  ve otelleri ile hemen kendini belli ediyor. Yüksek sezonda hareketli ve tercih edilen bir belde olduğu şu yazdan kalma sakin güneşli günlerde bile restoranların dolu oluşu ile fikir veriyor. Gujan Mestras’a IMG 4871 300x183 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONkadar olan sahil, bahçe içindeki küçük müstakil yazlık evler ile devam ediyor. İstiridyeler, yelkenliler, deniz ve kum ile dolu münzevi bir şıklık.

Gujan Mestras, Port de Gujan ve Port de Laros limanlarında derme çatma ahşap kulübelerde çalışan istiridye yetiştiricilerinin merkezi. Kumlu ve sulak yapısı ile körfez, istiridye yatakları için oldukça elverişli. Bu kıyılarda sayısız üretici bulunuyor. Port de Laros’ta bu istiridyeleri direkt olarak üreticisinden yiyebileceğiniz IMG 4880 300x199 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONbirkaç yerel restoran var ama genelde turist turları buraya kalabalık grup getirdikleri için sayısı az olan restoranlarda yer bulamayarak istiridye cennetinden hevesim kursağımda kalmış olarak ayrılmak zorunda kalıyorum. Daha önce bir kez tatmış olduğum bu yaratığın lezzeti dünyada başka hiçbir şey ile kıyaslanamayacak bir yoğunluğa sahip. Bir hayvanı çiğ olarak yiyor olduğunuz fikrine fazla saplanmadan hayatta en azından bir kere mutlaka tadılması gereken bir deneyim olduğunu düşünüyorum.

IMG 4878 300x199 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHONÇocukları odaya bırakıp biraz Bordeaux sokaklarında turladıktan ve zaruri olarak bir eczane aradıktan sonra odaya dönünce, her zaman  aman çocuklar hasta olmasın diye pür dikkat kesilen ama sonuçta aynı özeni kendisi içinde hala kendi ebeveyninden bekleyen ebeveynlerin başına gelen, benim de başıma geliyor. Yatağı gördüğüm anda bir daha kalkamayacağımı hissediyorum ve yemek yerine kendimi vitamin ve minerale boğuyorum.

Sabah kalkabilirim inşallah… yaşlanıyorum galiba… sıcak kumullara gömün beni…

bordeaux-1-gun-bordeaux

bordeaux-sarap-bolgeleri-ve-bordeaux-saraplari

 

bodeaux-3-gun-la-rochelle-cognac

bordeaux-4-gun-st-emilion-libourne

IMG 4879 1024x648 BORDEAUX – 2.gün BASSİNS D’ARCACHON

Paylaşın:

BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognac

04 Ekim Cumartesi 2014

La Rochelle, İle de Ré, La Rochefort, İle d’Aix, Fort Boyard, Cognac

IMG 4910 300x200 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, CognacSabah, öksürmek, hapşırmak ve sürekli burun silmek dışında kendimi biraz daha iyi buluyorum. Gezi başlayınca da başım iyice açılıyor, aldığım sayısız vitamin, mineral ve ateş düşürücünün de bunda payı var tabii.

La Gironde nehrinin ( La Garonne ve La Dordogne nehirlerinin birleşip oluşturduğu nehir ) okyanus ile birleştiği halice paralel, yukarı kuzeye doğru çıkıyoruz bugün. E-5 ( evet E-5 ) otoyolundan 2 saate yakın sürüyor.

IMG 4893 300x192 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, CognacGeçtiğimiz şarap bölgesi, önce Bordo tarihi şehir merkezinin tam karşı kıyısı olan iki nehrin arasında kalan bölge. Bu bölgeye ‘’Entre deux Mers ‘’ yani ‘’ iki deniz arası’’ deniyor konumundan dolayı ama burası genellikle ikinci sınıf şarapların üretildiği bir bölge.

İkinci nehir La Dordogne nehrini geçince Fronsac ve Blaye bölgesi bağları yer alıyor. İki nehir birleşip La Gironde nehrine dönüşünce suladığı doğu kıyıları ise Medoc, Haut Medoc, Margaux ve Pauillac bölgeleri ki dünyanın en ünlü şarap şatolarından bazıları IMG 4906 300x199 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognacburada  dolgun tanenli Cabernet Sauvignon üzümleri ile en güzel  Bordeaux şaraplarından üretiyorlar.

A-10 otoyolu ile devam ediyoruz. Fransız karayolları, son derece kullanım rahatlığı sunan, en ufak bir durumda kilometrelerce önce ikaz eden, bilgilendirme, yönlendirme konusunda son derece detaylı bir sisteme sahip, yorulmak da mümkün değil, kaybolmak da.

IMG 4915 300x177 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognac11.yy.dan beri bir ticaret merkezi olan deniz kenarındaki La Rochelle kasabasının tarihi ama enerjik yapılı eski şehir merkezinde iner inmez, ilk görüşte hoşa giden bir başka kasaba ile karşılaştığımızı anlıyoruz. Bu etkide içerilere sokulan deniz kanalının, sıkça karşınıza çıkan yelken direklerinin ve karanın ortasında sandığınız deniz fenerinin payı büyük.

La Rochelle’in kalvinistleri ve İngilizleri desteklemesi nedeni ile Kardinal Richelieu tarafından yerle bir edilmesi neticesinde şehirde, 1628 tarihi öncesine ait pek bir yapı IMG 4919 300x199 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognacgörülemiyor. Sağ kalabilmiş iki tarihi kule, Tour de la Chaine ve Tour St.Nicolas, limanın ağzında iki kadim bekçi gibi yükselerek şehrin denizle iç içe olan yapısına ve tarihine özel bir gönderme yapıyorlar.

Önce, limanı çepeçevre sarmalayan sıra sıra kafe ve restoranlar hoşumuza gittiği için Quai Duperré üzerinde bir kafede oturuyoruz. Çocuklar çikolatalı muzlu kreplerini yerken bizde ‘’café au lait’’ ( sütlü kahve ) lerimizi yudumlayarak, sayısız deniz savaşına tanık olmuş eski limanın turistler ile şenlenen IMG 4922 300x190 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognachareketini seyrediyoruz.

Tabii yoldan dolayı aslında vakit öğlene geldiği için de bu kısa keyif anlarımızın kefaretini, Tour St.Nicolas’ın tepesine çıkan merdivenleri neredeyse koşarak tırmanmak zorunda kalarak ödüyoruz. Çocukların bedava, yetişkinlerin 6 € olduğu kule ziyareti öğlene kadar açık olduğundan kapatmak zorunda olduğunu söylüyor görevli. ‘’ Taaa Bordo’dan geldik, vallahi hemen inip çıkıcaz ‘’ tarzı bir Türk tipi ısrarlı yalvarma yakarma sonucunda görevliyi ikna ediyoruz ama nefes nefese çıkış ve IMG 4927 300x199 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognacözellikle daracık yüksek basamaklı kule merdivenlerinden hızlı çekimde iniş, biraz hırpalıyor. http://youtu.be/4Eu95uzQluo

Ama kulenin tepesindeki manzara tüm eski liman, kasaba ve açık denize hakim olduğu için eziyete değiyor. Kulenin, amirallerin savaş yönettiği odasında biz de bir deniz savaşını yönettiğimizi hayal ederken bir taraftan da okyanus kıyısındaki marinada bin kadar yelkenli var mıdır diye saymaya çalışıyoruz. Bine kadar sayacak vaktimiz olmuyor ama daracık merdiven koridorunda yüksek basamakları döne IMG 4908 199x300 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognacdöne temkinle inmeye çalışırken, duvarlara başka bir zamanın karakteristik fontları ile kazınmış başka yaşamlara ait insanların isimlerinin baş harflerini görebilecek zamanı buluyoruz.

Tour St.Nicolas’dan çıkıp denize doğru devam ederseniz kısa mesafede La Rochelle akvaryumuna ve Denizcilik Müzesine ulaşabiliyorsunuz. Biz eski limana geri dönerek Saat Kulesi’nin içinden geçip eski şehrin ana caddesi Rue du Temple ‘ı dolaşıyoruz. 35 numaralı yapıda parfüm şişeleri müzesi yer alıyor ve envai çeşit göz alıcı şişe ilgi çekiyor.

Eski limanın rıhtımındaki restoranlar çok cazip görünse de Tour de la Chaine ‘e doğru  ve dolayısı ile otoparka doğru geri dönmeye başlıyoruz. Tour de la Chain, ücretsiz olarak gezilebiliyor ancak bugün özel bir davet için kapatılmış. Tour St.Nicolas’dan farklı bir görüş sunmayacağı düşüncesi ile IMG 4887 199x300 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognacdavettekilerin atıştırdığı ikramlıklara bir müddet yutkunarak bakıp istihkam duvarlarının diğer ucundaki Tour da la Lanterne ‘ e gitmeye hevesleniyoruz. Tour dela Lanterne içindeki mahkumların ve yabancı denizcilerin duvar yazıları ile özellikle çocukların görmek istediği bir hapishane kulesi ancak kulenin restorasyon nedeni ile kapalı oluşu hepimizi biraz üzüyor.

Arabayı alıp, anakaraya 3km.lik St.Martin de Ré köprüsü ile bağlanmış ‘’ İle de Ré’’ adasına geçerek şöyle bir göz atıyoruz. Bölgede yelkenlilerin ve yelken okullarının çokluğu dikkat çekiyor. Köprüden geçerken sayısız yelkenlinin seyre veya çalışmaya çıktığını fark ediyoruz. Deniz ve denizin sundukları ile iç içe saygılı bir yaşam sunuyor Fransa’nın batı sahilleri.

imagesHT7V5HEH BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognac’’ İle de Ré’’adası mütevazi sayfiye yerleşmelerinin olduğu sakin bir ada. Ekim ayının durağan okyanus kıyılarında pırıl pırıl bir güneşli havada huzura davet ediyor yavaşça süzülen teknelerin  koyu maviye karışan beyaz yelkenlerinin salınmaları.

A837 otoyolundan geldiğimiz istikamette Sainte kasabasına kadar giderek, bu noktadan Cognac yönüne sapıyoruz. La Rochelle’den sonra geçtiğimiz Rochefort kasabası, Fransa’nın en büyük tersanesini barındırmaktan başka aynı zamanda Pierre Loti’ninde doğum yeri. Oryantal bir dekorasyon ile bezenmiş Loti’ye ait untitled4 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognaceşyaların sergilendiği bir ‘’Maison de Pierre Loti ‘’ evi bulunuyor.

Rochefort’un karşı kıyısındaki küçük adacık ‘’ İle d’Aix’’ , sürgüne gönderilmeden önce Napoléon’un bir müddet tutulduğu ada. Müzesini ziyaret etmek isteyenler, anakaradaki Fouras noktasından adaya kalkan feribota binerek gidebiliyorlarmış. Gözde bir tatil beldesi olan Rochefort sahilleri ve La Rochefort şatosu, bölgede tatil yapmayı planlayanlar için çekici noktalar.

Rochefort’un biraları Trappistes 6,8,10 numaralar kendine has özelliği olan bölgenin eksantrik bir başka içkisi. Rochefort kasabasına çok 220px Rochefort beers1 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognacyakın olan  Notre-Dame de Saint-Rémy manastırında 1595 yılından beri bu biralar üretiliyor. Bugün geriye 15 keşiş kalmış. Rochefort 6, yılda bir kere üretiliyor, kırmızımsı rengi ve acı tadı ile %16 alkol oranına ve tüm bira üretiminin içinde sadece %1 lik bir paya sahip.

Rochefort8, sarı kahverengi renkte ve daha meyvemsi tadı ile demi-sec bir bira. Sadece yeni yıl kutlamaları için üretiliyor, % 20 alkol içeriyor. Rochefort 10 ise, kırmızımsı kahverengi ve %25 alkol derecesine sahip.

imagesDOAFK0D7 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, CognacBölgenin bir başka ilgi çekici ve önemli yapısı ise küçük ada İle d’Aix ile gözde bir tatil beldesi olan Fransa’nın Korsika’dan sonra ikinci büyük adası olan ‘’ İle d’Oléron ‘’ arasında bir kayalığın üzerine kayalık ebatlarında inşa edilmiş olan Fort Boyard. Bir dönem hapishane olarak kullanılan yapı, kendi adı ile anılan bir televizyon yarışma programı ile tüm dünyada tanınmış.

Sainte sapağından yarım saatte ulaştığımız ‘’Cognac ‘’ kasabası, La Charente Nehri kenarına kurulmuş küçük bir kasaba ama düşük alkollü beyaz şarabın damıtılması ile yapılmış brendi tarzı alkollü bir içki olan konyak markaları ile tüm dünyada fazlası ile tanınıyor. Courvoisier, Camus, Hennessy, IMG 4965 186x300 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, CognacRemy Martin, Martell en bilinen markalar. Konyak kelimesi ise yine şampanya gibi bölgede üretilenlere özel olarak tescilli bir ad.

Konyak içkisinin değeri , 5-40 yıl boyunca meşe fıçılarda yıllandırılmış olmasında ve harmanın özelliğinde yatıyor. Kalite aşamaları V.S.O.P. olarak sınıflandırılıyor. VS: Very Special veya ✯✯✯ (üç yıldızlı), VSO: Very Special Old, VSOP: Very Special Old Pale. Bunların dışında markalara göre farklı sınıflandırmalarda mevcut; Napoleon, Extra,  XO,  Vieux,  Vieille Réserve, Hors d’âge. Uzun yıllar bekletilmiş olanları tahmin edilebileceği gibi ufak bir servet ediyor.

Küçük kasabanın kendi gibi küçük ama samimi merkez meydanından, eski şehrin şimdi yaya ve alışveriş caddesi olmuş sokaklarını geçerek  aşağı nehir kenarına iniyoruz ve yörenin en eski konyak şatosu Baron Otard’a gidiyoruz. Nehir kenarında, Pont Neuf köprüsünün IMG 4945 300x185 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognacayağının bulunduğu noktada yer alıyor. 15-16.yy. tarihli Kral I.François’nın doğduğu şato burası aynı zamanda. ( www.baronotard.com )

Belli saatlerde yapılan rehberli turlara katılarak şatoyu, yer altında şatonun kalın duvarları ve Charente nehri ile mükemmel yıllandırma olanağı sağlayan mahzenlerini görebiliyorsunuz.

Otard ailesi adını 9.yy.da yaşamış Norveçli savaşçı Ottar’dan alıyor. 17.yy.da aile İskoçya’da yaşıyor ve Stuart hanedanını destekliyor. İhtilal ile 1688’de Fransa’ya sürgüne gönderiliyorlar. Aileden James Otard 1701’de 14.Louis tarafından Baron ilan ediliyor. Adı ile anılan konyak evini kuran Jean imagesI5UWYQZP BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, CognacBaptiste Antoine Otard bizzat Cognac kasabasında doğuyor ve bugünkü şatoyu inşa ediyor. Fransız ihtilalinde diğer tüm aristokratlar gibi giyotine gitmekten, son gün çıkan Cognac kasabası halkının isyanı ile kurtularak İngiltere’ye kaçan ve bir zaman sonra idam edilmeyen tek aristokrat olarak simgeleşen Baron Otard, bu kısmetsiz ama köklü ailenin soyundan geliyor. Alkol ve içki ile hiç ilgilenmeyen ve tabiki ilgilenmemeleri de gereken çocuklara, bu masalsı hayatlar ve özellikle giyotinden kaçış kısmı, bizim kalp atışlarımızı değiştiren fiyatlara sahip anlam veremedikleri şişelere göre çok daha heyecanlı geliyor.

IMG 4964 300x199 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, CognacTurun sonunda herkese iki çeşit konyaktan birer küçük tadımlık ikram ediliyor. İkramları 28 € luk bir yeni üretim ile 48 € luk biraz daha hallice bir üretimden yapıyorlar. Diğer yıllanmış konyakların yanına yaklaşılamayacağı için ancak 48 € luk bir şişe almak ile yetiniyoruz.

Yoğun bir günü Bordeaux merkez de Cafe de Paris soslu antrikot yiyerek ve bu sefer bir Pessac Leognan şarabı deneyerek noktalıyoruz…. İri gövdeli, etkili bir şarap…

bordeaux-1-gun-bordeaux

bordeaux-sarap-bolgeleri-ve-bordeaux-saraplari

bordeaux-2-gun-bassins-darcachon

 

bordeaux-4-gun-st-emilion-libourne

IMG 4967 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognac

IMG 4966 BODEAUX – 3.gün LA ROCHELLE, Cognac

Paylaşın:

BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libourne

04 Ekim Pazar 2014

Libourne pazarı, St.Emilion

imas1 300x159 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneGezinin anlam ve önemini oluşturan program son güne kalmış oluyor ama rahat rahat tüm günü ayırmış oluyoruz, sanki karşılaşacağımızın hoşumuza gideceğini peşinen anlamış gibi.

St.Emilion’a gitmek için yine çevre yoluna çıkarak bu sefer doğuya E-70 yoluna bağlanıyoruz. Libourne istikametinde iki nehir arasını geçerek Fransa’nın ve Bordeaux’nun en özel şarap bölgesi Pomerol ve St.Emilion bağ alanlarına ulaşıyoruz.

Libourne pazarı

IMG 49771 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneYarım saat süren yol sonrasında köprüden geçip Libourne kasabasının eski şehir merkezine girer girmez bir hareketlilik ve insanların arabalarını olur olmaz yerlere park edip ( bir Avrupalı için ) Rue Jules Ferry sokağından Belediye Binasının bulunduğu Place Abel Surchamp meydanına doğru akın ettiklerini görüyoruz.

Meraklı bir aile olduğumuz için bizde hemen arabayı, kiralık olduğu için nispeten daha usturuplu bir yere park edip peşlerinden gittiğimizde, kendi halinde ufak bir yerel Pazar karşılıyor bizi. İnsanların telaşının ise iyi mala önce yetişmekten ziyade, Fransa’da pazarları kurulan pazarların genelde öğlene kadar olması yada insanların biran önce alışveriş yapıp DSC 05651 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libournespora ayıracak vakit yaratma telaşı olduğunu varsayıyoruz.

Mantarların çeşitliliği, karnıbaharların mor ve krom sarı oluşu, insanların bizim Ege ve Akdeniz kasabalarında dönüp bakmadığımız kaktüs meyvesinden satan tezgahın önünde kuyruk oluşturmuş olmaları, hemen açıp ayaküstü yediren fast-istridyeci, çevirme piliç ocaklarının bulunuşu ve oldukça rağbet görüyor olması, klasik bir Fransız yerel pazarı olan Libourne pazarında ilk dikkatimizi çekenler oluyor.

St.Emilion

IMG 4987 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibournePazar turu sonrası arabayı tekrar alıp, Avenue Gallieri’den devam ederek  D243 yoluna, Route de St.Emilion ‘a çıkıyoruz. Bu yol özellikle bölgeyi ziyaret etmek isteyenlere tavsiye edilen bir iç yol. Üzerinde direkt satış yapan, yemek yiyerek tadım yapılabilen ya da sadece ziyaret edilebilen çeşitli küçük üretici şato-şarap evlerinin olması yolu özel ve cazip kılıyor. ( Chateau Franc Grace Dieu, Chateau Tour Poumet v.s. ) ( Şato kelimesi şarap üreten üretici demek oluyor şarap literatüründe )

Bölgenin ruhuna sizi yavaş yavaş alıştıran yol, tarihi St.Emilion kasabasının girişinde arabayı park edebileceğiniz açıklığa kadar dümdüz götürüyor. Kasaba, tüm St.Emilion IMG 4986 300x196 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libournebağlarını kuşbakışı seyredebileceğiniz bir tepenin güney yamacına yerleşmiş. Yükseklik  farkının kademeli ve eğimin hatırı sayılır oranda olması kasabanın taş dokulu otantizmine özgün bir karakter ilave ediyor.

Çaka’nın gördüğü yanları açık beyaz gezi trenini tutturması ile St.Emilion bağlarını ve belli başlı üretici şatoları dolaştıran 35 dakikalık bir tren turu satın almak durumunda kalıyoruz. ( 6,5 € ) Aynı güzergahın La Rochebelle şatosunda durup tadım yaptıran 2 saatlik bir başka versiyonu olduğu gibi başka araçlar ile benzer turlar yapan farklı şirketler de var. ( www.tourism-citytours.com )

IMG 49981 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneSt.Emilion kasabasının kökeni Aziz Emilion’un kendisi için bir kayada mağara oyduğu 8.yy. a dayanıyor. Bunu bir manastır izliyor ve ortaçağda bir kasabaya dönüşen yerleşimde bugün, Kardinal Sarayının izleri ile 13.yy.dan kalma surların bir kısmı, kasabanın ortaçağ izleri taşıyan evleri ile birlikte görülebiliyor.

Kardinal sarayının kalıntılarından başlayan tur, 19 önemli şarap üreticisinin önünden geçerek haklarında bilgi veriyor. Chateau Troplong Mondot çok güzel öğle yemeği ve tadım seçenekleri ile, Chateau Pauvre sadece merlot üzümlerini kullanması ile, Chateau Ausone fiyatları, Chateau Canon da IMG 4995 199x300 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneChanel grubuna ait oluşu ile aklımda kalıyor.

Bölgedeki 59 üreticiden çoğunu sadece kendi web siteleri yada adreslerinden bizzat iletişime geçerek aldığınız randevu ile ziyaret edebiliyorsunuz.  Chateau Ausone, Chateau Laroque, Chateau Mouton-Rotchild, Petrus, Figeac, Cheval Blanc gibi çok üst düzey üreticiler ise sadece profesyonellere açık.

Jilet gibi keskin bir düzen doğrultusunda sıralanmış asma fidanları üzerindeki üzümler mevsim itibarı ile en alt sırada, onlarda kendi içinde sahip oldukları bir ahenk ile sarkıyorlar. Bahçe kenarındaki asmalardan alıp illaki tadına baktığımız sıkışık taneli üzüm salkımlarını oluşturan bu küçük üzümcükler oldukça sert kabuklular. Yoğun tatları ile alıştığımız yemeklik üzümlerden daha güçlü bir lezzet duygusu veriyorlar. Bazı bağların üstündeki asmalarda ise ‘’rezerve ‘’ yazıyor yani çıkacak ürün çoktan satın alınmış.

IMG 5008 300x236 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneSt.Emilion şaraplarının özelliği, bölgenin bir hediyesi olan Merlot üzümlerinin yüksek oranda, daha düşük oranda  Cabernet Franc üzümleri ile kupaj yapılmasından kaynaklanıyor. Ana belirleyici, Merlot’nun kalitesi ve oranı. Yine bölgeye özel olarak bir sınıflandırma sistemi oluşturulmuş, Grand Cru, Grand Cru Classé, Premier Grand Cru ve Premier Grand Cru Classé. Son iki sınıfı oluşturan grubu satın alma veya tatma şansı en azından şahsım adına pek bulunmuyor çünkü bunların fiyatı dört rakamlı sayılardan oluşuyor.

Tur bitince genelde turistlere yönelik daha ucuz şarapların satıldığı Maison du Vin IMG 5006 300x226 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneSt.Emilion’dan ( turism ofisi gibi bir şarap satış evi ) nispeten ulaşılabilir fiyata bir Grand Cru Chateau Latour şarabı alıyoruz. Hemen yanındaki Turizm enformasyon ofisinden de küçük kasabanın bir haritasını temin ediyoruz.

Tarihi kasabayı dolaşmadan önce araba ile ilk geldiğimiz yolun devamı gibi görünen Villemeurine yolu üzerindeki  Chateau Villemeurine’den bir İngilizce rehberli tur satın alıyoruz. Çocukları kabul ettikleri gibi çocuk fiyatları da indirimli.

Tur, üzümlerin toplanıp getirildikten sonra nasıl ayrıştırıldığı IMG 5037 182x300 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libourneile başlayıp, sıkım işleminin  yapıldığı ve fermantasyon kazanlarının bulunduğu geniş hangardaki çalışmaları anlatıyor. Biz grup ile bu kazan odasına inerken şatonun sahibi olan aileden bir hanım elinde şişe kasası ve bir sepet içinde üzüm taşıyan küçük kızı ile yanımızdan geçiyor. Onları görünce, ne kadar şarap önemli bir sektör ve bir yaşam biçimi diye entelektüel havalarda kendimi kandırmaya çalışsam da beynimin bir kenarındaki doğal annenin bastırmaya çalıştığı ‘’  ne yapıyorum ben,  çocuklara alkol üretimini göstermek ne kadar doğru ‘’ endişesi tamamen uçup gidiyor.

Evet şarap alkollü bir içecek ama sadece alkolü görmek ile alkolik olunsaydı o zaman en az beş kuşaktır bu işi yapan ailelerde trajik bir alkolizm sorunu yaşanmaz mıydı. Zararlı olanın alkol olmadığını, hayatın her anında olduğu gibi zararın ifrattan kaynaklandığını çok net anlatıyor bu anne ve küçük kız. Kendini bilmezce içmek zararlı ama çok yemek yemek de bir o kadar zararlı, çok bilgisayar oynamak da, sorgulamadan her söylenene çok fazla IMG 5042 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libourneinanmak da.

Üzümlerin toplanma ve fermente edilme işlemi hakkında kısaca bilgi verildikten sonra rehber hanım grubu yerin altına indiriyor. Yerin altı 2000 m.ye varan tüm bölgeye yayılmış galeriler ile dolu çünkü St.Emilion daha önce okyanus tabanı olmasından kaynaklanan sedimantasyon-tortul kaya özelliği taşıyor. Bu nedenle kazılmaya ve oyulmaya uygun yumuşak bir kayaç yapısı var. Yani uçsuz bucaksız bir enginlikte kendi halinde salınan bağların üstü kadar toprağın altında da galeri ve mahzenlerden oluşan başka bir dünya daha var.

IMG 5056 199x300 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneGalerilerin bu derece yoğun ve uzun oluşunun nedeni aslında taş ocağı olmaları. Buradan çıkarılan sarı kesme taşlar Bordeaux şehrinin iri gövdeli binalarının yapımında kullanılmış. Rehber hanım küçük bir el feneri ile sonsuz gibi görünen galerilerde taş işçilerinin hikayelerini ve dönemin zorlayıcı çalışma şartlarını anlatıyor. Rehberin yanından ayrılmama telaşımız ne anlattığını duyma arzusundan çok ne olur ne olmaz korkusundan çünkü kesinlikle bir galerinin sonunu göremiyorsunuz.

Artık elbette taş ocakları kullanılmıyor ve taş kesilmiyor ama kesimi ve kırılması kolay süngersi yapıları olan bu taşların suyu emme özellikleri sonucu oluşan nem, bugün bu dehliz mağaraların yöredeki şarap evleri için mükemmel yıllandırma koşullarını sağlıyor. Turun sonunda Villemeurine şatosunun ürettiği iki çeşit şarabı tadıma sunuyorlar, normal bir taze şarap ve IMG 20141005 WA0014 198x300 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libournebir Grand Cru. Bu arada sarhoş olmadan mümkün olabildiğince çok şarap tadabilmenin yolu, önce bardağı sallayarak alkolün iyice havalanmasını ve uçmasını sağlamak, sonra bir yudum alarak beğenmediniz takdirde kalanı dökmek. Yani kimse sizden illaki bardağınızı bitirmenizi beklemiyor.

Grand Cru’nün tadı bir derece olsa da ikisini de beğenmeyerek satın almadan çıkıyoruz. 10 €’nun altındaki şarapları tatmamak, 10-20 € arasındakileri hediye almak, 20-40 € arasındakileri almak ve 40-70 € arasındakileri satın alırsanız gözünüz gibi bakmak gerektiğini bu gezi ile anlamış bulunuyoruz.

Aziz Emilion’un müritleri tarafından tebeşirli yamaca kazılan monolit kilisenin görkemli çan kulesinin bulunduğu tepedeki meydanda oturup, IMG 5014 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libournekrem sosunda haşlanmış midye yiyoruz. Çocukları krepleri ile oyalanmaya bırakıp, her biri birbirinden çekici şarap butiklerinden birine girerek taşıyabileceğimiz kadar bir şeyler alıyoruz. Aslında Yeni Zelanda dahil dünyanın her yerine gönderiyorlar ama sorduğumuzda Türkiye’ye yasak olduğu cevabını alıyoruz yani ancak gelip alacaksın.

Şaraptan başka bu tür butik dükkanlarda ve bölge genelinde, benim özel bir takıntı geliştirdiğim bir başka üzüm fermentesi ile yapılan içki ‘’Armaniac ‘’( armanyak) bulunuyor. IMG 5015 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneKonyaktan üç asır daha eski Fransa’nın en köklü brendisi, yemekten sonra kahvenin yanında hazmettirici olarak içiliyor. Armanyak, Alexandre Dumas’nın ünlü kahramanları Üç Silahşörlerin vatanı Gaskonya’dan geliyor. Gaskonya pek özelliği olmayan beyaz şaraplarını damıtarak daha rustik, daha sert ama kişilikli bir içki olan armanyakı oluşturmuş.

Öncelikle bir armanyak deniyorum ve %51 alkol oranı ile tek yudumda tavana zıplayınca IMG 5060 199x300 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libourneşaraplara yönelmenin daha uygun olacağına karar veriyorum. Kesinlikle aklımın kaldığı armanyakın yıllanmışlarının fiyatları, kaliteli şaraplardan aşağı kalmıyor. En iyi rekoltenin 1989-94 yılları olduğu söylenen armanyak’a olan hevesimi ancak freeshop’tan ehven fiyata bir tane alarak telafi edebiliyorum.

Birkaç şatonun ( Canon, Beausejour v.s.) alabileceğimiz makul fiyattaki bir iki şarabını alıyoruz. Satıcı seneleri ile ilgili bilgi de veriyor çünkü şarabın sadece yıllanmış olması değil aynı zamanda ürün rekoltesinin verimli olduğu seneye ait olması da önemli. Bu noktadan sonrası artık tamamen uzman veya takıntılı şarap severlerin konusu.

Bu butik dükkanların hemen hepsi belli bir rakamın üzerine ( 140 € sanırım ) tax-free veriyorlar ve hava alanında bu iadeyi yaptırabiliyorsunuz. Yalnız Fransa, barkodlu vergi iadesi IMG 5064 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libournesistemine geçtiği için eski usul deftere elle yazılan formlar geçerli değil, bilgisayardan barkodlu form almak konusuna dikkat etmek gerekli.

Kasabanın ciddi eğimli dar yollarını dolaşarak, şık şarap butiklerini seyrediyoruz ve kuvvetle etrafımızı saran ortaçağ ruhunu kokluyoruz. Burada kalmadığımız için pişman oluyoruz çünkü bayağı bir konaklama seçeneği var. Şarapları bir dünya nimeti, tarihi kasaba da bir o kadar samimi. http://youtu.be/c5xhvJwaVrk

IMG 5024 300x232 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneBordeaux’ya son gecemizde gecesinin ışıltısını yaşayarak veda ediyoruz. Place Gambetta’da bulunan Pizza Pino, şık şaraplar ve tarihi bir atmosferden sonra biraz vasat kalıyor ama çocuklara hitap ediyor. Bu meydan da Quick ve Hippotamus gibi çocuklara yönelik başka Fransızlarda bulunuyor.

Hayret ile görüyoruz ki Bordo’ya hakim olan sarı kesme taş rengi, gündüzüne göre gece ışıklarının pırıltısı altında daha güzel görünüyor ve gündüz geniş açıklıklarda yok gibi algılanan Bordeaux’lular gece olunca sokağa akın ediyor.

IMG 5066 300x199 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, LibourneTüm gezilerimiz gibi bu gezimizi de sevdik. Şarabın ülke ekonomisinde ne derece büyük bir sektör olduğunu, ülke tanıtımı için ne derece büyük bir marka değeri taşıdığını gördük, emeğin ve marka olmanın da yüzyıllar süren bir uğraş gerektirdiğini anladık aynı zamanda.

Ulaşamadığım şarap ve armanyakları bir gün inşallah tadarım umudu ile sakin, durağan, dinlendirici bir tatil için her zaman gelebilirim Bordeaux’a…

Sevgilerimizle Bordeaux

Yine görüşürüz inşallah St.Emilion…!

bordeaux-1-gun-bordeaux

bordeaux-sarap-bolgeleri-ve-bordeaux-saraplari

bordeaux-2-gun-bassins-darcachon

bodeaux-3-gun-la-rochelle-cognac

IMG 4997 BORDEAUX – 4. Gün St.EMİLİON, Libourne

Paylaşın:

Tatil mi !

Hayalinizdeki tatil artık birkaç tık uzağınızda! En güzel tatil fırsatlarını en uygun fiyatlarla sunan Gruppal.com, size yepyeni dünyaların kapısını açıyor. Seyahat acenteliği gruppal ince 300x125 Tatil mi !anlayışına yeni ve dinamik bir soluk getiren ve sosyal medyanın gücü ile en iyi tur fiyatlarını sunan Gruppal, uzman ve deneyimli kadrosu ile keyifli bir tatil deneyimi sunuyor.

Vize takibi, seyahat sigortası gibi hizmetlerle tatilinize hazırlık sürecinde gereken tüm işlemleri gerçekleştirebileceğiniz, üstelik tüm tatil ve otel fırsatlarını en uygun ödeme ve taksit imkanlarıyla satın alabileceğiniz Gruppal sayesinde Paris sokaklarında  keyifli bir tur ya İspanyol şehirlerinde   unutulmaz bir tatil deneyimi artık çok yakınınızda.

Elbette Gruppal’ın mükemmel fırsatları yalnızca yurtdışı turlarla sınırlı değil; Türkiye’nin dört bir yanını keşfedebileceğiniz kültür turları, neşe dolu haftasonu kaçamakları için images3 Tatil mi !günübirlik turlar ve elbette başta Ege ve Antalya’nın birbirinden güzel tesisleri olmak üzere ülkenin dört bir yanındaki en iyi oteller Gruppal sayfalarında sizi bekliyor.

Kurban ve Ramazan Bayramı, sömestr zamanı, yılbaşı gibi özel dönemlerde en iyi erken rezervasyon fiyatlarını yakalayabileceğiniz Gruppal’da balayı turları için de en iyi fikirler sizi bekliyor. İster butik balayı otelleri isterseniz de romantizm dolu Venedik tatillerine kadar pek çok seçenek arasından dilediğinizi seçebilirsiniz.

İster ailenizle isterseniz de arkadaşlarınızla en keyifli tatil fırsatları, uygun ödeme koşulları ve mükemmel hizmet garantisi, Gruppal’da sizleri bekliyor.images2 Tatil mi !

Paylaşın: