Sultanahmet’te gezilecek yerler ve yapılacaklar

Sultanahmet’te gezilecek yerler ve yapılacaklar

 

İstanbul’un tarihi yerlerini gezip görmek isteyenler için ilk adres kesinlikle Sultanahmet Meydanı ve images10 Sultanahmette gezilecek yerler ve yapılacaklarSultanahmet Camisi’nin de bulunduğu tarihi yarımada oluyor. Nasıl olmasın ki bu Ayasofya, Topkapı Sarayı ve Yerebatan Sarnıcı ve Hipodrom gibi çok sayıda tarihi yapıyı barındırıyor.

Sultanahmet civarında gezmeye öncelikle meydana adını veren Sultanahmet Camisi ile başlayabiliriz. Bu caminin olduğu bölgede bol bol Blue Mosque yazısı ile karşılaşırsanız şaşırmayın. İşlemeleri ve çinilerinin mavi renk ağırlıkta olmasından dolayı yurt dışından gelen turistlerin verdiği bir isimdir.

1609 yılında 1. Ahmet tarafından yaptırtılan caminin yapımı 1616 yılında sona ermiştir. Bu camiyi ünlü yapan en önemli özelliği 6 minareli olmasıdır. Hemen ön tarafında eskiden gösteri amaçlı at yarışlarının yapıldığı Hipodrom bulunmaktadır. Hipodrom’un tam imagesFX0S0A1S Sultanahmette gezilecek yerler ve yapılacaklarortasında ise Osmanlı zamanında Mısır’dan getirilen dikilitaşlar bulunmaktadır. Sultanahmet’in Hipodrom tarafında karşısında Türk ve İslam Eserleri Müzesi bulunuyor. Burada Türkiye ve Osmanlı Devleti gibi çok sayıda Müslüman kültürlere ait çok sayıda eser bulabilirsiniz. Sultanahmet’in bahçesinde ise Alman Çeşmesi denilen İmparatoru II. Wilhelm’in Osmanlı’ya armağan ettiği süslemeleriyle ünlü çeşme bulunmaktadır.

Sultanahmet Meydanı’nda özellikle Ramazan ayında yer bulmak zorlaşır bunun nedeni ay boyunca oraya kurulan kermesler ve dükkanlardır.  Sultanahmet’in arka bahçesinde ise oturabileceğiniz ve camiyi arkanıza alarak fotoğraf çekebileceğiniz oturaklar var.

Sultanahmet’e girişte ücret ödemeniz gerekmiyor, sadece caminin bağış toplayan bir vakfı imagesT3X6YNA7 Sultanahmette gezilecek yerler ve yapılacaklarvar. Camiye girerken ayakkabılarınızı poşete koyuyorsunuz. Cami bölgedeki en canlı yerlerinden birisi olduğundan dolayı turistlerin de ilgisini çekmektedir. Cuma günleri Cuma namazı vaktinde camiyi sadece ibadet edecekler için açık tutuyorlar ve ziyarete kapalı oluyor. Bayramlarda Türk turistler, geri kalan günlerde de İstanbul’u görmeye yurt dışından gelen turistler tarafından ziyaret ediliyor.

Sultanahmet’in hemen karşısında ise hem dinler tarihi açısından hem de tarih açısından önemli bir yer olan Ayasofya bulunuyor. Ayasofya farklı yapan en önemli özelliği ilk olarak kilise olarak yapılması daha sonradan Osmanlı İstanbul’u fethedince camiye dönüştürülmesi; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında da müzeye dönüştürüldü. Devasa images10 2 Sultanahmette gezilecek yerler ve yapılacaklarbir eser olan kırmızı renkteki Ayasofya Müzesi, 532 ile 537 yılları arasında yapılmıştır.

Ayasofya’nın hemen yanında ise Basilica Cistern denilen Yerebatan Sarnıcı vardır. Bu sarnıç zamanında İstanbul’un su ihtiyacı için önemli bir pozisyondaydı. Şimdi ise gezmek için gerçekten hoş bir yer, dünyanın en eski sarnıçlarından da birisidir.

Yine Sultanahmet’e yürüme mesafesinde bulunan bir diğer önemli yapı ise Grand Bazaar denilen Kapalı Çarşı’dır. Halıdan, kuyuma kadar ne isterseniz buradaki 4 bin civarındaki dükkanda bulabilirsiniz. Kapalı Çarşı’nın bir de açık kısmı var, o da Nuru Osmaniye Caddesi’nde. Yine yolun iki tarafında çok sayıda dükkan var ama genelde turistler için. Bu caddede bulunan kahvecilerde ve kafelerde bir şeyler içebilirsiniz.

imagesPW60QZGX Sultanahmette gezilecek yerler ve yapılacaklarSultanahmet’e yürüme mesafesinde ise Osmanlı Devleti’nin birkaç yüzyıl yönetildiği Topkapı Sarayı bulunmaktadır. Ayasofya’nın arka tarafındaki kapıdan girilen sarayda Kaşıkçı Elması ve Kutsal Emanetler bölümünün yanı sıra Osmanlı zamanında kullanılan kıyafetler, mutfak eşyaları ve savaş aletlerinin de sergilendiği yerler de vardır. Harem bölümü için ayrıca bir bilet daha almanız gerekiyor.

Sultanahmet bölgesine ulaşmak için Kabataş, Eminönü, Zeytinburnu gibi merkezi yerlerden geçen tramvayı kullanabilirsiniz. Sultanahmet’te ne yenilir diye merak edenler images2 Sultanahmette gezilecek yerler ve yapılacaklariçin öncelikli olarak hemen hemen her yerde şubesi olan Sultanahmet Köftecisi’ni denemelerini tavsiye ederim. Dünyanın önde gelen fastfood firmaları ve gözlemeciler de yine burada yemek yiyebileceğiniz yerler. Sultanahmet bölgesi en çok turistin geldiği yer olduğundan dolayı turizm gelişmiştir ve herkese  uygun seçeneklerde oteller bulmak mümkün. Sultanahmet otelleri sayfasından, bölgedeki otellerin, fiyat, kalite ve konfor gibi özelliklerini karşılaştırabilirsiniz.

 

Paylaşın:

Yurt dışı tatil yazıları Hayatsenin.com’da

Gezi ve seyahate yönelik tatilcilerin ilgisini çekecek pek çok konuya yer veren gezi sitesi hayatsenin.com, keyifli ve bilgi verici içerikleriyle sizlere dolu dolu bir sayfa sunuyor.

Gezginler için kapsamlı bir rehber niteliği taşıyan hayatsenin.com,  seyahat ve tatil için faydalı ve renkli paylaşımlarıyla tatil severlerin beğenisini kazanıyor.

Keyifli tatil önerileriyle okuyuculara orada olma hissi uyandıran hayatsenin.com, birbirinden güzel yurt dışı tatil turları, yurt dışı tatil önerileri, gezilecek yerler, alışveriş noktaları gibi gezginlerin merak ettiği pek çok konuyu ele alıyor. Dünyanın hemen her ülkesi hakkında bilgi edinebileceğiniz sitede, farklı kültürleri tanıyıp yeni yerleri keşfetme şansınız da var.

Gezmeyi sevenlerin yeni buluşma noktası hayatsenin.com, uygun fiyatlı ve kaliteli konaklama önerileriyle konforlu bir tatil organize etmenize de yardımcı oluyor. Dünyanın en güzel gezi rotaları, birbirinden güzel otelleri ve renkli yurt dışı turları hayatsenin.com’da sizleri bekliyor.

hayat senin Yurt dışı tatil yazıları Hayatsenin.comda

Paylaşın:

Havaalanında Zaman Kazanma Yöntemleri

Havaalanında Zaman Kazanma Yöntemleri

Uçak seyahatinin en yorucu kısmını kime sorsanız size havaalanı diye cevap verir. Havaalanı stresi otoparkla girişinizle başlar ve uçakta güvenle koltuğunuza oturduğunuz anda biter. Her seferinde bu stresi yaşamamak ve Lounge hizmetlerinden yararlanarak uçuş saatini keyifle beklemek için işte size öneriler;

Kimlik, Pasaport ve Uçak Bileti!

images3 Havaalanında Zaman Kazanma YöntemleriYaşamak için nasıl suya ihtiyacınız varsa uçağa binmek için de bu üç belgeye ihtiyacınız var. Özellikle uçak bileti üzerine yazan isimleri dikkatle kontrol etmenizde fayda var. Tek bir hafta hatası bile sizi geri dönüşü olmayan yollara sokabilir. Belgelerin doğruluğundan emin olduktan sonra hepsini aynı yerde taşımaya özen gösterin. Güvenlik kontrollerinde sürekli nerede olduklarını bulmaya çalışarak çok büyük vakit kaybedebilirsiniz. Böylece uçak biletinizde yazan uçuş saatinizi kaçırmanızın ihtimali de yükseliyor.

Otopark Ücretleri ve Vakit Kaybı

Havaalanlarının otoparklarına üye olarak vale hizmetlerinden yararlanma şansınız var. Bu durumda arabanızı valeye teslim eder etmez, terminale giriş yapabilir ve images7 Havaalanında Zaman Kazanma Yöntemlerigüvenlik kontrolüne geçebilirsiniz. Otoparkların fiyatlarını internet üzerinden kalacağınız günü belirterek hesaplayabiliyorsunuz. Kredi kartına sahip olduğunuz bankaların indirimlerinden yararlanarak otopark masrafınızı %50 oranında düşürme imkanınız da var.

Güvenlikten hızla geçin!

Üzerinizde yüzük, toka, demir çivili ayakkabılar, zımbalar, küpeler ve kemer varsa güvenlikten geçmeniz en az 15 dakika sürecek demektir. Kemer ve ayakkabınızı önce çıkarıp sonra tekrar giymek zorundasınız. Bu nedenle daha rahat kıyafetler ve kemere ihtiyacınız olmayan pantolonlar giyerseniz, xray cihazının içinden geçtiğiniz bile anlaşılmaz!

Bavul değil el bagajı!

images4 Havaalanında Zaman Kazanma YöntemleriBavul beklemenin kaybettirdiği zamanın telafisi yok. Bu yüzden eğer el bagajı ile seyahat etme şansınız bulunuyorsa bu şansınızı değerlendirmeniz gerekiyor. Yepyeni bir şehre vardığınız zaman heyecanınızın %60′ı bavul beklerken kaybolabiliyor. Tecrübeyle sabittir!

Araç Kiralama İşlemi

Eğer kiralık bir araca ihtiyaç duyuyorsanız ayarlamalarınızı yola çıkmadan önce yapmanızda fayda var. Uçaktan indikten sonra uygun arabayı beklemek yerine, uçağa binmeden uçak biletinizdeki detayları gideceğiniz havaalanındaki araç kiralama ofisiyle paylaşırsanız, uçaktan iner inmez sizi karşılarlar.

Havaalanı şirketlerinin pass kartları?

Eğer Lounge kısmında kazandığınız vakti keyifle harcamak ve gideceğiniz yer ile ilgili biraz daha bilgilenmek, son dakika ayarlamalarınızı ve vedalarınızı yapmak isterseniz Lounge hizmetlerinden yararlanmak için pass kart başvurusu yapabilirsiniz. Pass kart ile otopark ve vale hizmetlerini de ücretsiz olarak alabilirsiniz.

images2 Havaalanında Zaman Kazanma Yöntemleri

 

 

Paylaşın:

SİNGAPUR, BANGKOK, HONGKONG – Ekim 2013

 uzkd klj SİNGAPUR, BANGKOK, HONGKONG – Ekim 2013

Mutlaka ye              : Ne desem, ne desem… mutlaka ye ama ne …

                                       yiyebilecek ne bulursan…

Mutlaka iç               : Singapur Clarke Quay’de mutlaka bir akşam içki iç.

Mutlaka şaşır         : Tropik floranın arsızlığına mutlaka şaşır.

Mutlaka çık             : Singapur Marina Bay Sands’in tepesine mutlaka çık.

Mutlaka uzak dur : Bangkok’da tuk tuk’çulardan mutlaka uzak dur.

Mutlaka dene         : Bangkok Wat Arun’un tepesine çıkmayı mutlaka

                                       dene.

Mutlaka sun           : Hong Kong Big Budha’ya mutlaka saygı sun.

Mutlaka yap           : Hong Kong’un sonsuz AVM’lerinde mutlaka alışveriş

                                       yap.

Mutlaka şükret     : Tropik meyvalardan sonra ülkenin meyva bolluğuna

                                       mutlaka şükret.

Mutlaka bak          : Hong Kong’un Sky100 en yüksek binasından 360

                                      derece mutlaka bak.

Mutlaka oyna        : Macau’da rulet masasında mutlaka 8’e oyna.

10 Ekim Perşembe – 20 Ekim Pazar 2013

Amerika gezisinden hızımızı alamayıp dünyanın batısından sonra bir de doğusunu görelim fikrine kapılıyoruz. Yarım günlük saat farkı ile uyku düzenini alt üst eden jet lag’ın  üzerimizdeki etkisini anladıktan sonra önümüzde dünyanın sınırsız kapıları açılmış oldu.

Uzakdoğu, şimdiye kadar bildiğimiz tanıdığımız batı kültüründen tamamen ayrı bir renge sahip. Yaşadığımız ülkeye göre gerçekten uzak bir coğrafya ve hüküm süren iklimi de alıştığımız iklim şartlarından farklı.

Dillerini, huylarını, sularını bilmediğimiz, tek bilgimizin Uzakdoğu aksiyon filmleri, ucuz Çin malları ve Türk damak tadına uyarlanmış Uzakdoğu restoranları mertebesinde olduğu  doğu ülkelerine, üstelik de çocuklarla kendimiz bir gezi planı oluşturmaya cesaret edemiyoruz. İlk tanışıklığımızı risk almayacağımız bir paket tur ile gerçekleştirelim ve genel olarak Uzakdoğu’nun şartları ve kuralları nasıl işliyor bir görelim istiyoruz.

Uzakdoğu’ya götüren paket turlarda, Uzakdoğu’nun zengin ve ticari yönde gelişmiş şehirlerini içeren, temelinde Uzakdoğu’lu ama yüzü batı kültürüne dönük önemli merkezler olan bir turu satın alıyoruz. Singapur, Bangkok ( Tayland ) ve Hongkong.

Sayısız Uzakdoğu paketi içerisinde bu turu seçmemizdeki en önemli etken öncelikle Hong Kong’un rotada olması ve daha da önemlisi Hong Kong paketinde, her zaman bir türlü rahat durmayarak illaki görmek için takıntı yaptığım özel bir başka yerin, Çin’in Portekiz sömürgesi özerk bölgesi Uzakdoğu’nun Las Vegas’ı Macau’nun da ekstra gezi olarak sunulması oluyor.

İki kere paket turlara tövbe ettikten sonra üçüncü kez yine paket tur ile gittiğimizde inşallah başımıza bir şey gelmez duaları ile yola çıkıyoruz. Biraz batı, uzak doğu…

singapur-1-gun-singapur-night-safari

singapur-2-gun-singapur-sentosa

bangkok-3-gun-bangkok

bangkok-4-gun-wat-arun-grand-palais

bangkok-5-gun-kanal-turu-yuzen-carsi

hong-kong-6-gun-bangkok-hong-kong

hong-kong-7-gun-hong-kong-adasi

hong-kong-8-gun-macau

hong-kong-9-gun-lantau-adasi-big-budha

 

sentosa-adasi-singapur

wat-arun-tayland-bangkok

IMG 5389 1024x768 SİNGAPUR, BANGKOK, HONGKONG – Ekim 2013

Paylaşın:

SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safari

10 Ekim Perşembe – 11 Ekim Cuma 2013

Uçuş, Singapur, Gece Safarisi

Map Singapore1 300x232 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night SafariUçağımız Perşembe gecesinin 00.40 uçağı. Gece yarısı uçulacak ve ancak ertesi günün akşam üzeri gibi Singapur’a varılacak. Yaklaşık olarak 10,5 saatlik bir uçuş. Yakın zamanda gittiğimiz Amerika uçuşundan sonra rahatız. Hafif kıyafetler giymek ve en önemlisi çıkarılabilen rahat ayakkabılarla seyahat etmek gerektiğini biliyoruz.

Havaalanına erken gelerek, tura katılan grup ve rehberimiz Özgür Bey ile buluşuyoruz. Beceriksiz rehberler ve kaprisli, kimseye saygısı olmayan grup bireyleri en büyük korkumuz çünkü uzun bir süre beraber olacağız ve kaçıp ayrılma şansımız yok.

Neyse ki rehber Özgür Bey, uzun boy ve gür ses avantajını iyi kullanan oldukça tecrübeli bir rehber gibi görünüyor. Mesafeli bir saygıdan taviz vermeyen otoriter tavrı da gezi boyunca hiç sorun çıkmaması konusunda önemli map singapore 360x270 cb13596440831 300x225 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safaribir etken oluyor. Uzun süre Amerika’da yaşamış olması ve Uzakdoğu seferlerini  sıklıkla yapıyor olması ise en büyük avantaj.

Akşam daha doğrusu gece yarısı uçuşu olduğu halde THY yemek vermek konusunda ısrarcı oluyor ki vermese en azından uykumuzu kaçırmamış olurdu diye düşünüyoruz. Yine de sabah kahvaltısına kadar biraz uyuklamayı başarıyoruz. 10 saat çabuk geçiyor ya da biz ikinci gezide uzun uçuşa alıştık bile.

Singapur

Doğuya doğru gittiğimiz için beş saat kadar saat farkından kaybettiğimiz zaman neticesinde yerel saat ile akşamüzeri 16.30 da indiğimiz Singapur Changi Havaalanı, fazla büyük olmasa da modern görünümlü ve oldukça hareketli, canlı bir yapıda. Rehber, grubu DSC 03101 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safarisorunsuzca pasaporttan çıkarıyor. Singapur Türk vatandaşlarından vize istemiyor.

Çıkışta bizi bekleyen tur otobüsüne yerleşmeden önce, bindiğimizden başka özel bir taşıma aracına bavulları yerleştiriyoruz. Bavul otobüsü bizle birlikte hareket edip, bavulları otele getiriyor, yolcu otobüsleri bavul almıyor. Tur ile gelmemiş olsanız da şehrin doğu kanadında yer alan Singapur havaalanından şehir merkezine ulaşımı her çeşit araç ile sağlamak mümkün zaten mesafe oldukça kısa.

Havaalanı kapısından çıkar çıkmaz, bulunduğumuz iklimin nemli boğucu havasının şokunu yedikten sonra otoparkların etrafındaki bitkilere gözümüz takılıyor hemen. Ağaçlar, ince karmaşık dalları ile göğü kaplayan bir örtü gibiler. Öyle ki otoparka üst branda yapılmamış sadece uygun aralıklarla ekilen ağaçlar sayesinde tente singapore 3 106147403 964x4481 300x139 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safarietkisi veren bir gölge temin edilmiş. Viyadüklerin ayakları da tamamen bitkiler ile sarmalanmış durumda.

Yoğun nemli hava ve her an, her saniye yağabilecek sonu gelmez yağmurlar, havanın sıcaklığı ile birleşince insanlar için nefes alması zor bir hava yaratsa da, floranın coşup patlamasına sebep oluyor. Özellikle denize biraz daha yaklaşınca ağaçlar daha da bir coşuyor ve alt kalın gövdelerinde başka bitkilerin yaşayarak geliştiği komün bir hayata tanık oluyoruz. Fantastik bilim kurgu filmlerinde insanların yok olduğu şehirlerde ayakta kalan IMG 2597 199x300 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safariyapıları kaplayan doğa görüntüleri akla geliyor ve  Singapur’da ağaçların gözünün içine baktığınızda,  insanlar burayı bugün terk etse yarın her yeri kaplamak üzere apartta bekleyen bastırılmış bir arsızlığı fark ederek ürperiyorsunuz.

Changi Uluslarası Havaalanından şehir merkezinde yer alan otelimize kadar geçtiğimiz sahil boyunda, sıra sıra plajlar ( beach )ve canlı yeşil göz alıcı sahaları ile Golf Country Club’ler bulunuyor. Plaj işletmelerinin olduğu yerde alışveriş merkezleri ve eğlence merkezlerinin de yapılanmış olduğu dikkat çekiyor ki Ski360 adında bir sanal kayak merkezi dahi var.

Şehir hakkında edinilen ilk intiba, temiz, bakımlı ve düzenli bir yapıya sahip olduğu yönünde. Küçük bir şehir genelde bir gün gezmeye yeterli olur dense de, bu modern ve aristokrat görünümlü şehre ilgi duyarak bir günlüğüne gelmiş olduğumuza pişman oluyoruz. Kesinlikle bir müddet yaşayıp hayatın farklı yönlerini tanımak isteyeceğim bir şehir olduğuna hükmediyorum.

Yaya dolaşmaya fazla imkanımız olmayacağı için bizi etkilemeyeceğini dsing 300x187 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safariüşündüğümüz üzere, bir dönemin İngiliz sömürgesi olmasının etkisi olarak trafik soldan ve prizlerde İngiliz tarzı ama para birimi kendilerine özgü Singapur Doları. 100 SD = 50 Euro = 150TL. kabaca. Asya paraları kendi aralarında rahatça çevrilebiliyor.

Otelimiz Hotel Royal Queen, merkezi alışveriş aksı Orchard Road’a oldukça yakın. Marina Bölgesini direkt olarak Orchard Road’a bağlayan Bras Bassah Bulvarı’na 100 mt. mesafede. Dik kesen Victoria Caddesi üzerindeki bol sayıda yeme içme imkanı ve club barlar, civarda bulunan pek çok otele hizmet veriyor.

Odalara dağılıp kısaca yerleştikten sonra rehberin 19.15 te buluşalım demesine rağmen 19.20 de asansörden inenler sayesinde az bir images5 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safarirötar ile ilk aldığımız ekstra tur olan gece safarisine ‘’Night Safari ‘’ katılmak üzere otobüslerle şehrin kuzeyindeki Singapur Hayvanat Bahçesi’ne gidiyoruz.

Kısmen geçtiğimiz Orchard Road’un ve Singapur’un aydınlatılmış gece görüntüsü başka güzel. Özellikle Orcard Road’daki modern mimarinin özenle temsil edildiği yapılar ışıl ışıl ve estetik bir kaygı ile aydınlatılınca daha bir albenili olmuşlar.

Zengin şehir kendini hemen belli ediyor. Yönetenler parayı kendilerine değil şehre harcadıkları zaman şehir gelişiyor ve gelişen şehir toplumları da medenileştiriyor. Tabii Singapur’da bu düzen ve disiplini sağlamak için çok katı kurallar geliştirmişler. Örneğin singapore bsp 9488789 400x2601 300x195 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safariuyuşturucu ticareti yapmak kesinlikle ölüm cezası ile neticeleniyor ki zaten sizde ülkeye girmeden önce pasaport kontrolüne uyuşturucu bulundurmadığınıza dair yazılı beyan veriyorsunuz.

Sokaklarda bir hanıma sarkıntılık etmek, aynı şekilde ağır olarak cezalandırılıyor. Sakız çiğneme yasağı ise bir çeşit Singapur geyiği. Sadece çene problemi olup sağlıkları için gerekli olduğuna dair doktor raporu bulunanlar çiğneyebiliyor ama zaten eczane dışında her hangi bir yerde satılan sakız da bulmanız mümkün değil. Bunu duyan Türkler eğer paket paket sakız ile gelip olur olmaz yerde ‘’bakalım ne olacak biz Türküz’’ diye çiğnerlerken yakalanırlarsa şaşırmam gibi hissediyorum nedense. Belirtilmiş alanlar dışında açık havada sigara da içilemiyor.

DSC 10501 300x199 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night SafariTemiz, rahat fakat soğuk otobüsümüz ile Hayvanat Bahçesine doğru ilerliyoruz. Otobüs klimalarının alışık olmayan bizleri çarpabileceği ama Singapur’da yaşayanların klima ile yaşamaya alışık oldukları ve ısrarla kapattırırsak çalışamadıklarını söylüyor rehber. Razı oluyoruz çünkü Malay işçiler gibi, insanların arkada açıkta tek sıra dizilmiş halde taşındığı otobüslerde var.

Yol boyu rehber bir şeyler anlatmak istese de grupta herkes istisnasız olarak henüz piyasaya yeni çıkmış olan IPhone’ları nerde bulabileceğimiz derdinde olduğu için şehir hakkında soru soranda bilgi duymak isteyende olmuyor.

Singapore Panorama v21 300x129 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night SafariGece safarisine gitmenin en iyi tarafı şehri ışıkları ile görmek oluyor ki Singapur’un en parlak şehirlerden olduğunu söylemeliyim. Şehri gezdiren hop-on otobüs turları tabi ki bu şehirde de var www.singaporeair.com/hop-on ancak gece geçerli mi bilmiyorum.

Bir başka iyi tarafı ise zaten defalarca gördüğümüz hayvanları yüksek nem ve boğuculuktaki sıcaklıkta  gündüz görmeye çalışmanın anlamsızlığını ortadan kaldırması. Çünkü hava gece bile ziyadesi ile bunaltıcı. Çocukların hangi yaşta olurlarsa olsunlar çok zevk aldıkları ve sevgi ile gezdikleri hayvanat bahçelerini onlar büyüyüp bizden ayrıldıkları vakit asla bir daha gezmeme kararındayım.

Night Safari

IMG 2566 300x199 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night SafariHavadaki nem o derece yüksek ki otobüslerin bıraktığı dış kapının önünde Singapur Hayvanat Bahçesinin, kalın ahşap kalasların kiriş olarak kullanıldığı ve ahşap panellerle dekore edilmiş giriş kapısını fotoğraflamak istediğimde, resim bulanık çıkınca bir müddet anlam veremiyorum. Neden sonra havanın ısı değerinin makinenin iç ısısından çok yüksek olduğu için objektifin  buhar yaptığını fark ediyorum. Makinenin kendine gelmesi bir 15 dakika sürüyor. www.nightsafari.com.sg

Girer girmez ana meydanda ateş şovuna denk geliyoruz. Etrafında mağazalar ve 1-2 kafenin olduğu giriş meydanı egzotik IMG 2555 300x199 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safarigörünümlü bir havayı aksettirse de batının hizmet anlayışını yakalamış, temiz ve şık, mağazalar albenili, kafeler düzenli, seçenekli ve yemekler pahalı.

Yarım saat süren ateş sovunu seyrederken çocuklara bir şeyler yedirelim telaşına düşüyoruz. Asyalı gençler ateş yutma ve ateşle dans gibi heyecanlı bir gösteri sunuyorlar. Mağazalardan Gece Safarisi’nin logosu olan karanlıkta parlayan gözler ve karanlıkta parlayan her çeşit objeyi satan dükkan hayli ilginç geliyor ve Çaka’nın hatıra Tişört hakkını gezinin ilk gününün ilk dakikalarında halletmiş oluyoruz.

IMG 2561 300x199 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safari26 hektara yayılmış 300 çeşitte 3000 hayvanın bulunduğu parkı gezmek için önce kamyonet görüntüsü verilmiş trenlere biniyoruz. Ay ışığı etkisi verilerek aydınlatılmış loş ışık altında uyuyan ya da henüz uyumayan hayvanları doğal ortamlarında ziyaret etmek için dolanıyoruz.

Belli bir noktaya gelince trenden inerek rehberimiz eşliğinde, trenin girmediği özel bahçelerde kafeslerle kapatılmış daha noktürn hayvanları ziyaret ediyoruz. Yani gece uyumayan aslında gece yaşayan hayvanları, örnek yarasa.

Çocuklar yüzünden bayağı bir hızlı IMG 2563 300x199 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safarigeçtiğimiz yarasalar bölümünden sonra daha önce hiç görmemiş olduğumuz bir hayvan ile üstelik oldukça yakından tanışıyoruz; bir kanatlı sincap. Nerede bu diye bakınırken, kalabalık grubun içinde bula bula bizi bularak tam tepemizden teğet geçiyor. Aslında uçmuyor, bacakları ve kolları arasındaki geniş perdeyi açarak daldan dala süzülüyor  ve uzun mesafede uçuyor etkisi veriyor. Durak noktası olarak bizi seçmesine ramak kalmış olan bu durum neticesinde, başımızdan leylek uçtu Uzakdoğu’ya geldik bakalım sincap uçunca nereye gideceğiz merakı duyuyoruz ister istemez.

Tekrar bindiğimiz tren ile uzaktan gördüğümüz kalabalık aslan ailesi kendilerini fütursuzca seyretme imkanı sunuyorlar. Fil, nightsafari1 300x224 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night SafariHipopotam gibi Afrika grubu adı altındaki hayvanları geziyoruz ama aslında hayvanların çoğu Hindistan kökenli.

Temelde bildiğimiz hayvanlar, kapsamlı hayvanat bahçesinde güzel düzenlenmişler. Rahat dolaşma imkanı sunuluyor, hayvanlar bakımlı ve sağlıklı. Mekanlar modern, temiz. Gündüzü harcamadan geziyor olmak da dediğim gibi büyük avantaj, çocuklar ile akşam ne yapacağız demeden gezip eğlenilebilecek bir yer.

Şehrin batısında da, 380 çeşitte 5000 kuşun görülebileceği Asyanın en geniş kuş parkı olan Jurang Bird Park bulunuyor.

Otele dönünce kapanmadan hemen iki bina yanımızdaki 7 Eleven’a uğruyoruz ve sandviç, cips, çikolata gibi gezi olmazsa o1830 1r1 alex badyaev flyingsquirrel gliding1 300x200 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safarilmazlarımızdan alıyoruz. Küçük dükkana dünyanın bin bir çeşidini sığdırmış gibiler. Biz sandviç, çikolata v.s. takılırken, Cuma gecesi olduğu için etrafımızda yer alan dancing bar ve lounge bar’lara, kibar gençler ile çıtı pıtı narin şık hanım kızların geldiğini fark ediyoruz.

Singapur geniş caddeleri, kibar insanları, ışıl ışıl geceleri, sınırsızca fışkıran florası ile görüp sevilmemesi zor bir şehir. Düzenli ve kurallı olduğu için de aslında tur ile değil, münferit olarak gelinip çok rahat gezilebilecek imkanı sunuyor.

Ama gerçek Asya Singapur mu yoksa Singapur, batının Asya versiyonu mu ?…

singapur-2-gun-singapur-sentosa

bangkok-3-gun-bangkok

bangkok-4-gun-wat-arun-grand-palais

bangkok-5-gun-kanal-turu-yuzen-carsi

hong-kong-6-gun-bangkok-hong-kong

hong-kong-7-gun-hong-kong-adasi

hong-kong-8-gun-macau

hong-kong-9-gun-lantau-adasi-big-budha

 

sentosa-adasi-singapur

IMG 2557 SİNGAPUR – 1.gün SİNGAPUR Night Safari

Paylaşın:

SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSA

12 Ekim Cumartesi 2013

Singapur, National Orchid Garden, Çin Mahallesi, The Merlion, Orchard Road, Marina Bay Sands, Sentosa Adası, Clarke Quay

Neden bu güzel ve bereketli memlekete IMG 2567 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAdünyanın akın etmediğini gece anlıyorum. İklim çok sert ve onun kurallarını kıramıyorsun. Nem, insanı asıl gece boğuyor.

İliklerimize kadar donduğumuz klimadan korunmak için odanın klimasını kapatıyoruz. Bu sefer kendi terimizle boğularak uyuyamıyoruz. Mecburen uyuyabilmek için klimayı açınca serinliğin verdiği rehavet yorgunlukla karışıp uyuyakalıyoruz ve klimayı kapatamamış oluyoruz. Soğuk odada yorganın altında rahat bir uyku çekiyoruz ama sabah olunca odanın buz kesmiş olmasından yataktan çıkamıyoruz. Kim yorganın altından çıkıp klimayı kapatacak kavgası sonrası çıkan, ilk iş takırdayarak montlara saldırıyor.

DSCN1624 300x225 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSADemek ki klima olmasa bu insanların vakum gibi suları emilecek ve vücut susuzluktan ölecek. Bu yüzden mecbur oldukları klimaya doğuştan alışıyorlarmış. En klasik Singapur özlü sözü de zaten iklim üzerine ‘’Singapur da üç mevsim vardır; sıcak, daha sıcak ve en sıcak ’’. Biz sadece sıcak olan mevsimdeyiz sanırım. Tura katılan gruplar klimayı kapattırınca süremeyen otobüs şoförlerine hak veriyorum bu geceden sonra. Ve neden klima gazlarının ozon tabakasına zarar verdiğini de anlıyorum. Tropik iklimde yaşayan onlarca nüfus ve 24 saat kapanmayan milyarlarca klima.

Dona dona kahvaltıya iniyoruz, otelden çıkana kadar dayanabilirsek kapıdan çıkar DSCN1667 300x234 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAçıkmaz anında ısınacağız zaten. Biz kahvaltıya inerken sabah 07.00 de kilise çanları çalıyor, otelin olduğu bölgede, eskiden kalma, başka bir coğrafyadan gelerek yerel karakterlerin dışında geldiğin ülkenin mimari karakterlerinin kullanılması anlamına gelen kolonyal evler ve aynı tarz kiliseler var.

Kahvaltı bana göre güzel, sunulan seçenekler oldukça özenli. Gruptaki Türkler önceden yapılan uyarı sonucu zeytin ezmesi, peynir getirmişler, büfeye hiç bakmadan sadece ekmek reçel alan var. Uzakdoğu’da peynir alışkanlığı olmadığı için rehber peynir almış, kestirmiş, dolaşıp ikram ediyor.

potato noodle end product1 300x225 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAÇocukların alıştığı tarz yemek dışında önyargılı ve retçi davranmasını anlıyorum da yetişkinlerin bu derece illaki alıştığım tarz kahvaltı edeceğim fikrini komiklik mertebesinde abes buluyorum. Bir hafta peynir yada zeytin yemesen ne olur ?

Uzakdoğulu misafirlerin hiçbiri reçel almıyor, ekmeğe de pek rağbet etmiyorlar. Soğan bambu karışımı salata yiyorlar. Belki de bu nedenle bizler obezlik sınırını zorlarken Uzakdoğulular her daim zayıf ve narin. Sonuç olarak zeytin yemedikleri için ölmüş de değiller.

Büfede kesinlikle bizim damak tadımıza uyabilecek haşlanmış soslu kuru fasulye, tavuk sosis ve jambonu, IMG 2575 199x300 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSApancake, omlet gibi seçenekler mevcut. Test ettiğim mısır çorbası gayet lezzetli. Haşlanmış bambu ve kızarmış erişte gibi seçeneklerde damak tadımıza uyabilecek lezzetler.

Asıl mucize demleme çayın olması ama fincan ile alıyorsunuz ve klimalı ortamda masaya getirene kadar soğuyor. Başında ayakta içmek gerekli. Amerika’daki kahvaltılardan sonra çok daha seçenekli ve sağlıklı bulduğumuz kahvaltıdaki tek sorun, zatürre olmadan atlatabilmek.

Nemden daimi olarak yapış yapış olan ve şekil değiştiren saçımızı başımızı  toparlayıp, tekrar otobüslerle Singapur turumuza başlıyoruz.

Singapur

IMG 2586 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSASingapur Cumhuriyeti, Malay Yarımadası’nın güney ucunda, ekvatorun 137 kilometre kuzeyinde yer alan bir ada devleti. Kuzeyde Malezya, güneyde ise Endonezya ile çevrili, dünyanın az sayıdaki şehir devletlerinden biri. Singapur’un kendisine ait 40 ada ile birlikte yüzölçümü 622 km2 civarında. Nüfusun %77 sini Çinliler, %14’ünü Malaylar ve %8’unu Hintler, gerisini de diğer azınlıklar oluşturuyor. Ülkedeki nüfus yoğunluğu çok yüksek, kilometre kareye yaklaşık 4500 kişi düşüyor. Malay ve İngilizce resmi dil.

Singapur’un tarihi 11. yüzyıla dayanıyor. 1613 yılında IMG 2580 219x300 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAönemli bir liman kenti haline geliyor. İngiliz Sir Thomas Stamford Raffles, 1819 yılında İngiliz limanı kurmasıyla Singapur’un modern tarihi başlıyor. İngiliz sömürgesi altında Hindistan-Çin ticaret merkezi ve Güney Asya antrepo ticaret merkezi olmasıyla iyice önem kazanıyor. 2. Dünya Savaşı sonrası Malezya ile birleşse de sosyal huzursuzluk ve iktidardaki partilerin anlaşamaması nedeni ile Malezya ile yolları ayırılıyor ve  1965 te bağımsız bir cumhuriyet oluyor.

Singapur’da zenginliğin 5C kuralı varmış. Car – Cash – credit card – condominium – country club. ( araba- nakit para- kredi kartı – apartman dairesi – sosyal kulüp üyeliği-dünyanın neresinde geçerli değil ki bu kural ) Singapur’da ilk araba sahipliği sertifika ile 1.200.000 SD’ na olabiliyormuş çünkü herkesin araba sahibi olması istenmiyormuş. Yine de halkın gelir düzeyi çok yüksek ve kişi başına en çok restoran düşen şehirlerden biri Singapur.

National Orchid Garden

IMG 2570 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAİlk durak orkide bahçesine gidiyoruz. Burası Ulusal bir bahçe ve orkideler bir çeşit Singapur’un simgesi. 150 senelik bahçe 75 hektarlık bir alana yayılmış. Yürüyerek bu cennet bahçeyi gezerken çiçeğin 2000’den fazla çeşidini görmeye çalışıyorsunuz aklınızda tutabilirseniz tabii.

Sadece orkideler değil, bahçedeki düzen altına alınmış doğada etkiliyor. Palmiyeler, egzotik bitkiler, hiç görmediğimiz çalılar, ağaçlar. Çiçekler bu coşkun doğanın arasında nadide bulunan değerli taşlar gibi rengarenk parıldıyorlar.

IMG 2572 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSABahçeye girip 100-200 metre yürümemiz ile birlikte hızlı bir tropik yağmur başlıyor. Turdan verilen tek şemsiye dördümüze yetmiyor keza üstümüzdeki yağmurluklarda yağmurun şiddetinden dolayı ilk beş dakikadan sonra hiçbir işe yaramıyor. Ayaklar sırılsıklam, yağmurluklar ıslaklıktan üstümüze yapışmış durumda. Bahçenin üst kotundaki kapalı pavilyona sığınıyoruz ve nadir yetişen orkide cinslerinin resmedildiği küçük sergi alanını dolaşıyoruz.

Yağmur bitmek bilmeyince ve otobüse dönme vakti yaklaşınca mecbur tekrar çıkıp gIMG 2579 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAeldiğimiz noktaya koşturuyoruz. Hava sıcak  olduğu için yağmur durur durmaz hemen kuruyacağımızın farkındayız bu nedenle ıslanmak dert değil nitekim alışkın olan rehber korunmaya bile gerek görmemiş öylece ıslanmaya bırakmış kendini. Ama gel gör ki bizi bekleyen dondurulmuş soğuklukta bir otobüs var ve bütün sıkıntı kuruyken bile dayanamadığımız o soğuğa ıslak girmek.

Allahtan turdaki hanımlar hediyelik eşya mağazasındaki orkideli ürünlere fazlası ile ilgi gösteriyorlar  ve gruptan birileri otobüsü bulamadığı için 15 dakika beklemek zorunda IMG 2574 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAkalıyoruz da otobüse binmeden kabul edilebilir boyutta kuruyoruz.

Devam ettiğimiz yol boyunca yüksek katlı apartmanlarda bir başka özellik dikkatimi çekiyor. İnsanlar balkonlardaki çamaşır askı ipine, kıyafetlerini dolaba asar gibi askıları ile asmışlar. Ya dolapları yok ya da içeride kurumuyor. ( nitekim aynı şey yine tropik kuşakta yer alan Orlando’da bizim başımıza gelmişti )Asılıştaki düzen şaşırtıcı geliyor. Mandalla asılmış hiçbir çamaşır yok, düzenle asılmış askılı kıyafetler. Gezinin sonrasında diğer şehirlerde de, evlerde aynı şekilde asılmış çamaşırları görüyorum.

IMG 2589 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSASingapur’un güneyinde yer alan Çin Mahallesi’ne doğru ilerlerken rehber şehir hakkında kısa bilgiler veriyor. Monaco’da olduğu gibi Singapur’da da şehir içinde Formula 1 yarışları yapılıyor. Bu nedenle bazı yollar yarış süresince trafiğe kapatılacak, biz geçerken çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Önce Malezya Grand Prix’si olarak 1961’de ilk kez yapılan yarış, Singapur’un bağımsız olması ile Singapur Grand Prix’si adını almış, gece yapılıyor ve Asya’nın tek şehir parkuru.

Bu sefer gündüz geçiyor olduğumuz Orchard Road’daki Takashimaya, Paragon gibi alışveriş merkezleri dünya markalarının gövde IMG 2588 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAgösterisi yaptığı yerler. Orchard Road’da da bulunan ERP Electronic Road Priceing otomatik döviz bozulan otomatlar.

Çin Mahallesi

Görüş mesafesini kapatmış yağmur altında Singapur nehrinin güneyinde yapılanmış South Bridge Road üzerinde Çin Mahallesinde duruyoruz. Burada geleneksel Çin evleri, bir tapınak ve ucuz Çin mallarının satıldığı Pazar yeri var.

Yağmur nedeni ile turdan çok kişi otobüsten inmiyor, bizde geldik madem bir bakalım DSCN1656 235x300 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAdiyoruz ama ne çatı kenarları kıvrık geleneksel evler, ne de tapınak bir şey ifade ediyor. Bir sürü gereksiz ıvır zıvır ile oldum olası sevmediğim Çin pazarına da bakmıyoruz bile. Neden Singapur’a gelip ucuz Çin malı alalım ki.

Yol boyu dizili evlerin altındaki arkad boyunca yemek dükkanları sıralanıyor ya da bizdeki aktar görünümündeki Çin usulü yiyecek malzeme satan mağazalar. Çoğu kurutulmuş bir şeyler olduğunu anladığımız bu yiyeceklerin ana maddesinin ne olduğunu tahmin bile edemiyoruz. Ne yiyor bu adamlar böyle….Kesinlikle farklı insanlar bu Çinliler. Şehrin kuzey kesiminde de bir Hint Mahallesi var ve çok şükür ki oraya gitmiyoruz.

The Merlion

Buradan çıkıp Singapur’un simgesi olan The Merlion heykelinin yer aldığı ve Singapur’da yerleşimin ilk kez başlamış olduğu noktaya Marina Bay’e gidiyoruz.

IMG 2596 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAZone 1 denilen bu bölge, Singapur Nehri’nin denize dökülen ağız kesimi. Kolonileşmenin ilk başladığı alanda bugün bir kriket sahası yer alıyor, The Padang. Etrafında City Hall ( Belediye Binası ), Parliament House ( Meclis Binası ) Concert Hall ( Konser Salonu ) ve Asian Civilisation Museum ( Asya Uygarlık Müzesi ) çevreliyor, Raffles Landing Site adı verilen bölgeyi.

Nehri geçince Singapur’un tek alçak katlı ama en meşhur ve en pahalı oteli, eskiden kalma cephesi ve burayı ben kurdum her şeye tanık oldum gururu ile dikiliyor önümüzde, The Fullerton Hotel.

Merlion Park Fullerton Hotel Singapore byjimmyharris1 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAAynı zamanda Londra Hayvanat Bahçesinin de kurucusu olan İngiliz Sir Thomas Stamford Raffles, Johor Sultanının ölmesi ve Singapura üzerindeki etkisini kaybetmesi üzerine bölgeye gelerek incelemelerde bulunuyor ve Singapur adasında Dutch ( Hollanda ) hakimiyeti olmadığını tespit ederek adada  British kolonisi kuruyor. Böylece 1819 yılında Singapur’un modern tarihi başlamış oluyor ve dönemin güçlü imparatorluğu İngiliz sömürgesi altında Singapur, Hindistan-Çin ticaret merkezi ve Güney Asya antrepo ticaret merkezi olarak önem kazanıyor.

IMG 2604 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAThe Fullerton Hotel’in hemen arkası yüksek katlı binaların dizi dizi sıralanmış olmasından da anlaşılacağı üzere finans merkezi ki Çin Mahallesi yerine orayı gezmek daha iyi olurdu diye düşünüyorum.

Bir göl gibi görünen nehir ağzının genişlediği bölge, Singapur’un fotoğraflara konu olan yapılarını barındırıyor. Henüz adada modern yaşam yokken bir rahibin adaya ilk ayak bastığı noktada The Merlion heykeli,  aslan balık karışımı bedeni ile ağzından su püskürterek sizi karşılıyor. Rahip karaya iner inmez bir aslan görmüş ve adanın ismi yerel dilde aslan anlamına gelen Singa-IMG 2600 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSApura ( aslan-nehir) olarak yerleşmiş. Burası aynı zamanda bir balıkçı köyü olduğu için heykel, aslan başlı bir balık olarak şehrin adını ilk alış tarihini simgeliyor.

Heykelin önündeki seyir terasında durup marinaya doğru baktığınız zaman solunuzda kalan yapı Esplanade, konser ve performans merkezi. Asya’ya özgü bir meyve olan Durian meyvesine benzetilen bir mimari ile inşa edilmiş. Egzotik meyvelerin içinde en beğenileni olduğunu ve meyvelerin şahı olarak kabul edildiğini söyleyen rehber, koku yaptığı için otobüslerde yemenin yasak olduğunu anlatıyor. Böyle anlatınca merakımız cezbeliyor  bu meyveye karşı.

IMG 2602 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSATam karşımıza gelen üç yüksek binanın tepesinde gemi kaidesi görünümlü terası ve önünde orkide benzeri yapısı ile bir kompleks olarak dikkat çeken yapılar grubu ise Marina Bay Sands Hotel. 2011 yılında Las Vegas’lı kumarhane grubu Sands grup tarafından açılan bina kompleksi 5,7 milyon dolarlık bir yatırımla dünyanın en pahalı otel yatırımı ünvanını elinde bulunduruyor. Üç adet 55 katlı blokta 2560 oda bulunuyor. Tepedeki Skypark ‘ın ise bir kısmı dışarıdan gelen ziyaretçilere açık, otel müşterilerine ait bölümde restoranlar, bahçeler ve 150 metrelik sınırı yapı ucunda biten sonsuz havuz bulunuyor. Sanki havuz gökyüzünde sonsuza kadar gidiyor hissine kapılıyorsunuz eğer otelde kalır ve havuzuna girerseniz . ( ! )

orchard road1 300x200 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAThe Merlion önünde Singapur hatırası resimlerimizi çektikten sonra yarım günlük şehir turu bitiyor. Grup ile ekstra Sentosa adası turu alanlar devam ediyorlar bizim gibi almayanlar ile otele dönüyoruz. Grup ile gezmemeyi şehri tanımak açısından daha verimli bulduğumuz için Sentosa adasına kendimiz gideceğiz. İlkemiz her zaman gösterilen ile yetinme illa sende bir kurcala çünkü.

Orchard Road

Otobüsün dondurucu soğuğu nedeni ile bir türlü kurumayan ayakkabıları değiştirip, yemek yemek ve bir göz atmak için Orchard Road’a yürüyoruz. Caddenin başlangıcındaki beyaz kolonyal karakteri ile hemen dönüp bakmanızı sağlayan yapı Chismes eski ve önemli bir IMG 2622 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAKatolik okulu.

Orchard Road’u diğer pahalı alışveriş caddelerinden ayıran en önemli özellik, yan yana sıralanmış mağazalar olması değil, yan yana sıralanmış alışveriş merkezleri olması. Fendi, Coach, Chanel, Prada gibi markların çok katlı özel mağazaları da var ama ağırlık birinden çıkıp öbürüne girebileceğiniz alışveriş komplekslerinde. Dükkana girer gibi bir merkezden çıkıp öbürüne giriyorsunuz. Sebep büyük olasılıkla yer kazancı ve açıkta sıcakta gezmektense kapalı klimalı ortamlarda rahat hareket edebilmek.

IMG 2612 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSACaddede biraz ilerleyince güzel geniş bir bahçe içinde yer alan Başkanlık Konutu’nu geçer geçmez yine yağmur çiseler gibi oluyor ve kendimizi önümüze denk gelen Singapore Plaza’ya atıyoruz. Üst katındaki yemek bölümünde 1 Market isimli bir restoran çıkıyor karşımıza. Sloganı ‘’halal food’’ olan açık büfe fiks fiyat, bilmediğimizi sipariş etmektense görerek yemek olunca daha mantıklı geliyor. Bütün Malezyalı, Endonezyalı başı açık, kapalı hanımlar burada. Öğlen açık büfesinin bitmesine 45 dakika kaldığı için hızlı karar verip hızlı davranıyoruz.

IMG 2615 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAOldukça büyük bir restoran ve sunulanlar oldukça bol ve seçenekli. Sebzeli börekler, satay denilen tavuk, kuzu şişler çok lezzetli. Bolca deniz ürünü de bulunuyor. Sebzeli tencere yemekleri var ama görünüşleri fazla bulamacı andırdığı için bilinen hayvanlara yönelmek daha cazip geliyor. Asya yemek kültüründe daimi olarak tatlı-ekşi birlikteliği söz konusu , daha az karışmış bu birliktelik yada hiç karışmamış olan yalın lezzetler bizim damak tadımıza daha çok hitap ediyor.

Tatlıların göründükleri kadar cazip olmadığını fark edene kadar meyveleri kaçırıyoruz. Ama ona değdi buna değmedi bayağı bir çeşit denemiş oluyoruz. Plaza’dan çıkarken, giyim mağazalarından çok restoranların olduğu ve çoğunun 24 saat açık olduğu dikkatimizi IMG 5296 300x225 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAçekiyor.

Orchard Road’un batısına doğru yürümeye devam ettikçe mağazalar ve plazalar daha bir lüksleşmeye başlıyor ve üst gruba hitap eden pahalı oteller boy gösteriyor. Yollar kalabalık olduğu gibi plazaların içi de kalabalık ve çoğu mağazanın içi de kalabalık hatta Chanel ve Burberry’nin önünde sıra var ve içeri tek tek sıra ile alınıyorsunuz.

Marina Bay Sands

Orchard Road’un lüksü bizi biraz ezmeye başlayınca yeter diyerek ilk metro durağından metroya binip Marina bölgesinde Bayfront durağında iniyoruz. Otelin içine çıkmadan 20131012 163225 300x225 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAönce yeraltında yaratılmış bambaşka çılgın bir dünya var. Otel kompleksinin altı dev bir casino ve alışveriş merkezi. 15.000 metrekarelik casino’da 600 oyun masası 1500 slot makinesi ve iki noddle bar bulunuyor. 800.000 metrekarelik alışveriş merkezi üst gruba hitap eden mağazalar ve restoranlar bulunuyor. Bu alışveriş merkezinin ortasında Las Vagas’lı Venetian grup gibi bir su kanalı yer alıyor.

Otelin içi, şık ve modern ama aşağıdaki dünya kadar gösterişli değil çünkü mimarisi gereği ince uzun bir hat üzerinde dağılıyor. Yer altında yayılmışlar, yer üstünde dikine yükselmişler.

BIMG 2628 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAuraya gelmemizdeki amaç otelin tepesindeki gezi platformuna, seyir terasına çıkmak, The SkyPark. Çıkış pahalı değil, 10,50 SD, Amex karta indirim yapıyorlar. Yukarı çıkarken illaki çektikleri ve yukarda size satmaya çalıştıkları fotoğraf daha pahalı, 50 Euro.

Otel müşterilerine ait olan bölüme sadece uzaktan bakıp kıskanarak, Singapur’u 360 derece görebildiğimiz terası dolaşıyoruz. Tüm Singapur ayaklar altında demek abartı değil gerçekten öyle çünkü Singapur zaten nerdeyse gözle görebileceğiniz mesafelerde.

Otelin arka tarafında manzarada ilk göze çarpan Singapore Flyer, Singapur dönme dolabı. London Eye’dan daha büyük ve IMG 2626 300x200 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAdünyanın en büyüğü olduğu söyleniyor ama buraya çıktığınız zaman ona tepeden bakmış oluyorsunuz.

Nehir ağzının karşı kenarında ise Avatar filmindeki yapılara benzeyen çiçek petali görünümü verilmiş, telimsi gergiler arasında havai yaya köprüleri ile dört tanesi birbirlerine bağlanmış,  sıradışı mimarileri olan yapıları ile Botanik Bahçeleri ‘’Gardens By The Bay’’ ( www.gardensbythebay.com.sg )bulunuyor. İstridye kabuğu şeklindeki Flower Dome binası ile açık alandaki parkı gezebiliyorsunuz ama tartışmasız en ilginci Singapore The Grove adı verilen ağaç etkisi vermesi için 20131012 162841 300x225 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAyapılmış fantastik görünümlü kulecikler.

Geldiğimiz yön olan Marina tarafında ise bir futbol sahası, denizin üstüne yapılmış olması ve dolayısı ile tribünlerinde sadece tek tarafta karada bulunması nedeni ile bize farklı geliyor. Tepeden gördüğümüz kadarı ile Singapur Limanı da oldukça büyük. Devasa bir hinterlandı var. Konteyner kuleleri sonsuzluğa sıralanıyor, limanda bulunan gemiden daha fazlası, açıkta denizde bekliyor. Hong Kong ‘dan sonra dünyanın ikinci en yüksek iş hacmine sahip limanı.

Sentosa Adası

Aşağı inip otelin önünde bekleyen taksilerden biri ile Sentosa adasına bizi sentosa island map1 293x300 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAgeçirecek olan teleferik hattının durağına gidiyoruz, Harbourfront durağı. Metro ile de gidilebiliyor ama bulunduğumuz noktadan iki aktarma yapmak gerekiyor, bizde vakit kaybetmek istemiyoruz.

Singapur Cable Car ( www.singaporecablecar.com.sg ) istasyonundan yetişkin 26 SD, çocuk 15 SD olan ve bir gün boyunca geçerli olan gidiş dönüş teleferik bileti alıyoruz. Vaktimiz olsa Sentosa adasına geçmeden önce aksi istikamete giderek Singapur’un tek yükseltisi Faber tepesine çıkıp bir başka açıdan biraz daha manzara seyredebilirdik.

Limanın üstünden giden kısa bir geçiş ile Sentosa adasına geliyoruz. ( www.sentosa.com )Fazla büyük olmayan adanın tamamı eğlence adası olarak düzenlenmiş.

Teleferiğin geldiği hat, adayı ortadan IMG 2640 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAdikine ikiye bölen ana ulaşım aksı ile birleşiyor. Büyük bir Merlion kopyası merkez noktayı işaret etmek için kullanılmış. Adanın kara tarafına bakan yüzü Universal Stüdyolarına ayrılmış. Burada Universal eğlence parkının fazla komplike olmayan ufak bir eğlence parkı versiyonu ile Universal Resort otel, Movenpick ve Hard Rock Hotel yer alıyor. Parka giriş ayrı ücrete tabi.

Adanın okyanusa dönük arka tarafı ise kumlu sahilleri ile plaj ki bu Palawan, Siloso,Tanjong plajları boyunca kafeler, kum spor alanları, şezlongları ile plaj işletmeleri , su sporları merkezi, bir balıkçı köyü imitasyonu ve gösteri alanı var.

DSCN1709 300x225 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAOrta merkezin sol tarafı daha sakin, golf klupleri,  spa otelleri ve restoranlar bulunuyor. Sağ taraf ise çeşitli ve ayrı ayrı bilet almak kaydı ile binilebilen lunapark eğlencesi vari oyunlara ayrılmış. Ayrıca Singapur tarihini kısaca görebileceğiniz balmumu heykeller olan küçük bir müze ile birde akvaryum yer alıyor.

Çocuklar teleferikten iner inmez, bulunduğumuz tepe noktadan plaja kadar inip kısa telesiyejler ile geri çıkan Ludge ( kızak) a binmek konusunda ısrarcı oluyorlar, Skylane Ludge Sentosa. ‘’One is never enough ‘’ sloganı olan bu oyun sloganını haklı çıkarıyor ve bizimkilere asla bir kere yeterli olmuyor. Çok şükür yorulduklarında plaj tarafına inebiliyoruz. Adada üç ayrı otobüs güzergahı var ve birde sahili boydan boya IMG 2660 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAdolaşan bir tramvay hattı bulunuyor. Plaja, ücretsiz olan bu otobüsler ile iniyoruz.

Sahil elbette doğal bir sahil, öyle doğal ki 5 dakikada arkanızda dünyanın en büyük limanlarından biri olduğunu unutuveriyorsunuz ve kendinizi egzotik bir ıssız adada sanmaya başlıyorsunuz.

Sentosa adası denilince tüm turistik metinlerde yer alan ‘’Songs of the Sea’’ adı verilen lazer gösterisi. Bizde gelmişken eksik kalmamak adına, adayı dik kesen hattın sonundaki adaya ulaşımı sağlayan otobüs duraklarının bulunduğu noktadan gösteriye bilet alıyoruz. Gösteriler ancak hava kararınca 7.40 yada 8.40 da yapılıyor.

IMG 2665 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSABiletler 12 SD, eğer kuyruklara kalmadan özel giriş ve görüş garantili özel oturma alanı isterseniz 15 SD ödüyorsunuz. Gösteri başlayana kadar, bilet gişelerinin arkasında yer alan kafe ve bir iki fast food restoranın olduğu alanda hayatımızın en hızlı Mc Donalds’ını yiyip, yerlerimize geçiyoruz.

Toplam 20 dakika süren bir gösteri bu. Denizin ortasında inşa edilmiş küçük ahşap balıkçı kulübeleri üzerinde fışkıran sulara yansıtılan lazer ışıkları ve ışık oyunları ile oluşturulan hologramvari figürler. Beş altı Singapurlu genç komik ve abartılı bir tiyatroculuk ile hikayenin anlatımına katkıda IMG 2673 199x300 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAbulunuyor. Aşkı arayan bir prensesin hikayesi sanırım konu çünkü gençler o kadar itici ki sadece seyrettiğim ve anlamaya çalışmadığım için konuyu kaçırmış olabilirim. Heyecan yaratan bir şov değil ama suya yansıyan ışıklar ve renkler görsellik açısından ilgi çekici gelebilir. http://youtu.be/AhAiipQDBFs

Sentosa adasının geneli şovdan çok daha güzel. Özellikle sahilin tamamını ve golf klubü tarafını gezmek için daha rahat bir zaman ayırmak isterdim.

Clarke Quay

Biletimiz olduğu için otobüsler olsa da yine teleferik ile dönüp, limanı gece ışıkları altında görmüş oluyoruz ve buradan bindiğimiz taksi ile Clarke Quay’e gidiyoruz. Bu arada taksiler oldukça temiz, taksiciler kibar, saygılı ve hemen taksimetre açarak fiyat konusunda şaibe yaratmıyorlar. ( gezinin sonrası için önemli bir not )

IMG 2672 300x199 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAClarke Quay, Singapur Nehri’nin biraz içerisinde yer alan eski antrepoların bulunduğu bölge. Binalar restore edilerek, yol aralarının üzeri orkide çiçeğini andıran kolonatlar ile kapatılmış. Sadece restoranların ve barların bulunduğu Clarke Quay’e güzel bir akşam için geliyorsunuz. Nehir kıyısı boyunca sıralanmış eski antrepo binalarının ışıklı hali ve etrafta yer alan otellerde cephe aydınlatmaları ile mekanın parıltılı görselliğine katkıda bulunuyorlar. Gece yapılan nehir tekne turlarının ahşap Asya ‘ya özgü tekneleri, ışıklar arasında ağır aksak yalpalayarak  dolanıyorlar.

IMG 2667 199x300 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSAGeldiğimizde Alman Oktoberfest’ini kutlayan bir etkinlik olduğunu görüyoruz. Bu yüzden kalabalık gırla ve ABBA müzikleri ile gereğinden fazla hareketlenmiş ortamı oluşturan herkesin elinde bira bulunuyor. İçine düştüğümüz bu coşkulu kutlama, mekana bir artı katıyor olsa da, binaları ve orkide kolonatları ile eski liman bölgesinin oldukça başarılı ve işlevsel bir şekilde renove edilmiş olduğunu düşünüyorum.

Kalabalıktan yer bulamayınca nehrin karşı kıyısında bir kafede oturup rengarenk ışıkları ile Clarke Quay’i karşıdan seyrediyoruz. Her yerde özellikle bulunan bir Singapore Sling deniyorum.  16 SD olan bu kokteyl, cin, şeri, brendi, rom ve nar suyu karışımından oluşuyor. Yanında getirdikleri bol tuzlu yapısı ile ne yalan söyleyeyim her zaman sevmiş olduğum Çin kuruyemişleri, ağırlıklı olarak kavrulmuş pirinç, kaju ve kıtır bezelyeden oluşuyor.

DSC 03131 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSASingapur Sling’i beğeniyorum, Singapur’u da beğeniyoruz. Bir gün yeter demiş olsalar da biz kesinlikle bir gün gelmenin hata olduğunu düşünüyoruz. Gezilecek her yeri hızlı bir tur ile gezdik gezmesine ama daha zaman yayarak iki güne dağılmak, bir geceyi marinada geçirmek daha iyi olabilirdi. Tur olmadan da rahatlıkla gelip, gezerek keyif alabileceğimiz, medeniyetin tavan yaptığı bir şehir Singapur. İklim haricinde olması gereken 21.yy şehir imajını sunuyor ama iklim maalesef biraz zorluyor.

Yine görüşmek istiyorum Singapur, şimdilik HOŞÇAKAL !

bangkok-3-gun-bangkok

bangkok-4-gun-wat-arun-grand-palais

bangkok-5-gun-kanal-turu-yuzen-carsi

hong-kong-6-gun-bangkok-hong-kong

hong-kong-7-gun-hong-kong-adasi

hong-kong-8-gun-macau

hong-kong-9-gun-lantau-adasi-big-budha

 

sentosa-adasi-singapur

IMG 2675 1024x682 SİNGAPUR – 2.gün SİNGAPUR, SENTOSA

Paylaşın:

BANGKOK – 3.gün BANGKOK

13 Ekim Pazar 2013

Budha, Wat Pho, Seafood Market, Patpong Night Bazaar

j01895651 300x235 BANGKOK – 3.gün BANGKOKBugün Tayland’ın başkenti Bangkok’a geçeceğiz. Bu nedenle sabahın saat 04.00 ünde kalkmak durumundayız. Tur programı olduğu için ilk kez bu gezide aynı odalarda kalamıyoruz, çocukları paylaştık. Ve birimiz uyanmama sorunu ki bu büyük olasılıkla ben, yaşamayalım diye, erken kalkma meselesini rehber kadar bizde stres yapmış durumdayız.

Stres, uyandırma konusunu abartmamıza neden oluyor. Uyanma alarmı verdiğimiz her şey peş peşe gelip, Tekin telefon, rehber telefon, santral telefon, çalar saat, Çağan saat şeklinde abartılı bir silsile olunca kapıyı açıp yeter uyandım diye bağırasım geliyor.

Aşağıda rehber gruba kahvaltılık kumanya dağıtıyor. Oysa otelin kahvaltısı benim için bayağı güzel idi, dedim ya bir gece daha kalmalıymışız.

thy personelinin yeni kıyafetleri 3918181 300x240 BANGKOK – 3.gün BANGKOKSingapur Changi havaalanındaki mağazalar dikkate değer bir kalite sergiliyor ama uçacağımız Thai havayolları sadece iki banko açınca sıra bayağı uzun sürüyor ve hiçbirine bakamıyoruz. Dedim işte Singapur’a tursuz gelmek lazımmış diye…

Uçakta hostesler geleneksel Thai kıyafetli hanımlar ve kırılgan bir kibarlık sergiliyorlar. Her an birileri kendilerine bağırıp çağırabilirmiş gibi çekingen bir nezakete sahipler. Thai Havayollarının sloganı da hanımların bu kibarlığına bir atıf ‘’Smooth like Silk ‘’ ( İpek gibi yumuşak ). Ama aynı nezaketi beylerinden göremeyeceğimizi kısa bir zaman içinde elim bir şekilde anlamış oluyoruz.

Bangkok havadan gorunus1 300x225 BANGKOK – 3.gün BANGKOKUçak 72 sıralı dev bir uçak. Biz 60.sıradayız ve turdaki görgüsüz beyde 59.sıra ile ağzımın arası bir yerde. Biner binmez koltuğunu yatırıyor ve tuvalete giderken bile kaldırmıyor. Bu ‘’ben önemli adamım istediğimi yaparım, geri kalanlar ölsün ’’ mentalitesi biz Türklere özgü bir şey. Paranın eğitim ile birlikte gelmeyen orantısız kazanılması neticesinde oluşmuş, 1980’ler sonrası bir vahamet. Otoriter rehberden korkmasam kavga çıkarmak işten değil.

Kahvaltı veriyorlar, patates, yumurta, mantar, meyva. THY ikramlarından vasat görünüyor. Üç buçuk saat süren yolculukta mecbur biraz uyuklamaya çalışıyoruz zira benim kıpırdamam da mümkün değil zaten.

Bangkok from the sky1 300x225 BANGKOK – 3.gün BANGKOKBangkok’un Subvarnabhumi Havaalanında iniyoruz ve otobüslere doluşuyoruz. Otellere gitmeden önce kısa bir şehir turu yapılacak. Yerel kıyafetli hanımlar otobüsün kapısında herkese birer çiçek kolye veriyorlar. Buraya kadar kibarlık konusunda hala bir sorun yok hatta bu çiçek jesti herkesin pek bir hoşuna gidiyor.

Tayland kelimesi ‘’tebessüm diyarı’’ anlamına geliyor ve bu hanımlarda çiçek ikram ederek bunu kanıtlamaya çalışıyorlar. Ülkedeki 350 budist tapınağı ve buna bağlı olan Budist rahip sayısının çokluğu da insanların üzerinde sakinleştirici, affedici bir etki bırakıyor olmalı.

Havaalanından şehir merkezinde Phaya Thai noktasına bangkok koning 011 218x300 BANGKOK – 3.gün BANGKOKhızlı tren ulaşımı var. O noktadan genelde otel yerleşimin ağırlıklı olduğu oteller bölgesine ulaşmak kolay. Başka hatlar ile de şehre dağılabiliyorsunuz. Ama saray ve tarihi merkezin olduğu tarihi bölgeye, modern ulaşım hatları yok.

Tayland, resmi adıyla Tayland Krallığı, eski adıyla Siyam, Hindiçin yarımadasında bulunuyor. Batıda Burma, doğuda Kamboçya, kuzeyde Laos ve güneyde Malezya komşuları. Güney kısmında Tayland Körfezi, batı kısmında ise Andaman Denizi yer alıyor.

Tayland 513.120 km² yüzölçümü ile dünyanın en büyük 51. ülkesi. Nüfusu ise yaklaşık 67 milyon ve bu Tayland’ı dünyanın en kalabalık 20. ülkesi yapıyor. Ülkenin resmi dili Tayca. Nüfusun % 95 lik bir bölümü Budist.

Tayland Krallığı Parlamenter Monarşi ile yönetilmekte. 1946 yılından beri tahtta Chakri Hanedanı mensubu kral IX. Rama bulunuyor.

174271 300x193 BANGKOK – 3.gün BANGKOKHalk arasında ismi Krung Thep (Melekler şehri) olarak anılan Bangkok, Tayland’ın başkenti ve en büyük şehri. Kenti ikiye bölen ve diğer ismi Kralların Nehri olan Chao Praya nehri, kentte hayatın can damarı.

Bangkok, 1782′de Kral I. Rama tarafından kurulmuş. Güneydoğu Asya’nın en hızlı gelişen, ekonomik açıdan en dinamik ve en kozmopolit şehirlerinden biri olan Bangkok, Dünya Meteoroloji Örgütü ( World Meteorological Organization ) tarafından dünyanın en sıcak büyük şehri olarak tanımlanmış.

IMG 2684 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKBizde neden en sıcak şehir seçildiğinin kanıtını ilk gittiğimiz tapınağın merdivenlerini tırmanırken bizzat test etmiş oluyoruz. İlk önce içinde 5,5 ton ağırlığı ile paha biçilemez değerdeki Altın Budha heykelinin bulunduğu Wat Taraimit tapınağına gidiyoruz.

40 derecenin üstü vakum gibi bir havada dört katlı tapınağın en üst katındaki küçük odacıkta yer alıyor Altın Budha. İçeri ayakkabı ile girilmiyor ama yerler mermer ve tertemiz, sorun olmuyor. Yerli halk gelip dua ederek saygılarını sunuyorlar. Dışarıdan 100 baht ( 100 baht = 6 TL ) karşılığı hazır paketlenmiş, örtü, IMG 2693 199x300 BANGKOK – 3.gün BANGKOKçiçek, meyve paketi alıp, gelip Budha’ya sunanlar var. Pek bir düzgün paketli oluşları akşam bu sunulanların toplanıp tekrar satılıyor olacağı fikrini doğuruyor bende. Bir çeşit tapınağa bağış yapmanın farklı bir yolu olmalı.

Budha

Budizm, yaklaşık 500 milyonu aşkın inananı bulunan bir din. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış ve  Asya’ya yayılmış. Hindistan’da zamanla etkisini yitiren Budizm, Güneydoğu Asya ve Uzakdoğu kültüründe etkisini günümüze kadar devam ettirmiş.

Bir felsefe olarak da tanımlanan Budizm’in hedefi, hayattaki acı, ızdırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamak ve bunları gidermenin yollarını göstermek. Budizm, eski Budist metinlerinde ‘uyanmış kişi – farkında olan’ anlamına gelen Budha kelimesinden türetilmiş.

IMG 95261 300x262 BANGKOK – 3.gün BANGKOK“Tarihî Buda” da denilen Siddhartha Gautama, Budizm’in kurucusu olarak kabul ediliyor. MÖ 563-MÖ 483 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen, bugün Budha olarak bilinen Siddhartha Gautama, Kuzey Hindistan’da bir prens olarak doğduktan sonra hayattaki acıları sona erdirmek için bir yol bulmak amacıyla krallığını terk etmiş ve yaptığı  uzun çalışmalar sonucu ızdırabı sona erdirecek bir mânevî anlayışa Nirvana’ya eriştiği kabul edilmiş.

Hemen yakında , Golden Mount denilen Wat Saket tapınağının bahçesinde Çin takviminde yer alan 12 hayvanın heykelleri bulunuyor ve 318 basamağın tepesinde yer alan altın görünümlü bir ‘’stupa’’ dan dolayı bu adı alıyor. Stupa, ters çevrilmiş bir çan görünümü veren ( genellikle) bir çeşit Budist tapınağı.

IMG 2711 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKWat Pho

Biz grup ile birlikte tura devam ederek, eskiden Saray tapınağı, kralın tapınağı iken artık halka açılmış olan Wat Pho’ya gidiyoruz.46 metre uzunluğu ve 15 mt. yüksekliği ile yatan Budha heykeli burada. Görülmeye değer diyeceğim ama tapınağa anca sığdığından tek parça bir bütün olarak göremiyorsunuz zaten. Budha’nın Nirvana’ya ulaştığı anı simgeliyor. Heykeli çevreleyen koridor boyunca 108 adet bronz kap konmuş, her birine bozuk para atarsanız uzun yaşayacağınıza, hayallerin gerçek olacağına inanılıyor. http://youtu.be/NPha3GnmYyM

IMG 2736 300x210 BANGKOK – 3.gün BANGKOKTapınağın bulunduğu eski sarayın bahçesinde ters çan şeklinde sivri tepeli yapılar altlarında Chakri hanedanlığının ilk kralları olan 1.Rama, 2.Rama ve ailelerinin küllerini barındıran mezarlar. Bu mezarları eşsiz yapan vurucu öğe, göğe yükselen çan formları değil her birinin üzerindeki seramikler ile yapılan akılalmaz detaylı süsleme işçiliği.

Dünyaya yayılmış olan Thai masajı da bu bu tapınaktaki rahipler tarafından keşfedilmiş. Masaj; iskelet, eklem ve kas yapısındaki gerginliği azaltarak acı ve ağrıları dindiriyor. Bu sayede vücudun esnekliği artarak iç organların düzenli çalışması sağlanıyor. Bunun için vücudun çeşitli noktaları üzerinde araştırma yapmışlar.

IMG 2732 232x300 BANGKOK – 3.gün BANGKOKBahçedeki küçük bir tapınak binasında Yedi Yılanlı Budha’yı, bir başkasında altın gibi görünen Budha’yı görüyoruz. Zaten Bangkok’taki tapınaklar silsilesi de beyaz Budha, siyah Budha, yeşil Budha şeklinde Budha’nın çeşitli form ve maddeler ile oluşturulmuş versiyonları olarak devam edip gidiyor.

Krallığın bütün parası bu tapınakların süslenmesine, bezenmesine ve Budha heykellerine harcanmış gibi görünüyor çünkü tapınaklardan çıkar çıkmaz yüzünüze çarpan sıcak hava ile birlikte şehrin esrimişliğinin tozu, toprağı ve bakımsızlığın pisliği oluyor.

Ama bu tapınaktan çıkışta birde yemek kokuları burnumuza doluşuyor çünkü kraliyet ailesinden biri vefat etmiş ve adet olduğu üzere isteyenin gelip yemesi için ortaya yerleştirilmiş masalarda yemek dağıtılıyor. Halktan bazı insanların ve halk bağışları ile yaşayan Budist rahiplerden turuncu kumaş kıyafetlerine IMG 2739 199x300 BANGKOK – 3.gün BANGKOKdolanmış saçları kazınmış bir ikisinin oturup ikram edilenlerden yediklerini görüyoruz. Kendini rahipliğe adamış kişiler çalışmıyorlarmış ve halkın rahiplere sundukları ile yaşıyorlarmış. Bu nedenle özel olarak hazırlanmış yiyecek, sabun v.s. gibi temel ihtiyaçları içeren hazır paketler satan mağazalar bulunuyormuş, alıp rahiplere bağışlayabiliyorsunuz. Böyle bir cenaze yemeği olduğunda da gelip yememek saygısızlık olarak kabul ediliyormuş. Rehber grubu hızla otobüslere sürüklemese kesinlikle böyle bir saygısızlık yapmazdık.

Yol boyunca neredeyse her yer, her sokak, küçük araba tezgahlarda, envai çeşit yemek pişiren, meyva yada ne olduğu belirsiz yiyecekler satanlar ile dolu. İnsanlar genelde teneke barakalarda yaşadığı için mutfakları yok, bu yüzden günde 5-6 kere buralardan aldıkları ucuz yemekler ile besleniyorlarmış. Gerçekten de hemen hemen her tezgahta yiyen birileri olduğunu fark ediyoruz. Hiçbir hijyenik kaygıya gerek duymadan tozun toprağın ortasında yemek pişiriyorlar ve yiyorlar.

IMG 2750 300x275 BANGKOK – 3.gün BANGKOKBir tarafta göz kamaştıran paha biçilmez bir zenginlik diğer tarafta bize göre kabul edilemez bir sefalet. Buna rağmen genel olarak Thai halkının mutlu olduğunu anlatıyor yerel rehber çünkü Budha öğretisine göre ölüp tekrar dirileceklerine ve hayatlarının bir tanesinde nasıl olsa zenginliği tadacaklarına inanıyorlarmış. Bu nedenle izbeliğin yarattığı pis ve sefil karmaşa ile şehrin sokaklarına hakim olan pislik ve toz, kimsenin umru değilmiş gibi görünüyor. Yada değiştiremiyeceğini bilmenin boşvermişliği ile daimi bir gülümsemeyi ritüel haline getirmişler.

Kral ve ailesi halk tarafından çok seviliyor ve her şeyin üstünde tutuluyor. Krala ve Budha’ya söz söylemek büyük hakaret ve hapis sebebi. Muhtemelen net bir fark ile yan yana IMG 2760 199x300 BANGKOK – 3.gün BANGKOKduran zenginlik ve fakirliği gören Batılıların söylenmemesi ve halkıda uyandırmaması için geliştirilmiş bir kuraldır bu diye düşünüyorum. Çünkü insanların bu sefaleti kabul etmesi sadece din ve inanış ile açıklanabilecek bir konu değil mutlaka altında bir bit yeniği vardır gibi geliyor.

Şehir merkezinde şöyle bir attığımız otobüs turunda gördüğümüz üzere bütün önemli yol ve kavşaklarda kralın ve aile fertlerinin büyük boy resimleri yer alıyor. Her an gözümüz üstünüzde demenin bir başka psikolojik yöntemi olmalı. En son, nispeten modern ve bakımlı görünen Bakanlıklar Caddesinden geçip, parlamento binasına göz atarak otele dönüyoruz. Şehrin en önemli alışveriş merkezleri ile ipek ve antika ağırlıklı dükkanların yer aldığı ana alışveriş caddesi Silom Road’dan  geçmiyoruz.

Otel, Bangkok’un tarihi merkezinin biraz dışında, orta gelir seviyesine yönelik alışveriş aksında, otellerin sıkça bulunduğu, iyi bir bölge olarak kabul edilkebilecek Sukhumvit bölgesinde, İmperial Queen Hotel. Beş yıldızlı büyük bir otel olan yapı, 37-40 katlı ve yüzü IMG 2706 190x300 BANGKOK – 3.gün BANGKOKeskiye dönük bir şıklık sergiliyor. Odaları eski tip olsa da yer olarak ana caddeye çok yakın.

Tur isteyenleri grup olarak 800 baht olan Thai masajı yaptırmak üzere şehir dışı bir yere götürüyor. Böyle topluca gidilen yerlerdeki hijyen konusundan emin olamadığımız için biz tercih etmeyerek daha sonra otelde yaptırmaya karar veriyoruz.

Ana caddeye çıkarak otele 500 metre mesafede bulunan Emporium Avm’ ye gidiyoruz. Caddeye çıkana kadar geçtiğimiz 100 metrelik sokakta her iki dükkandan biri ‘’foot massage’’ cı ve el sallayarak çağırıyorlar. El sallayışlarındaki arsızlık, meraktan ziyade ürküntü yaratıyor nedense bizde. Ayak masajcıların arasında da bir masa bir iskemle koymak usulü ile yemekçiler var, bir tane sokak terzisi ve bir tanede sokak berberi geçiyoruz. Arada bir 7/11 dükkanı ve bir iki nispeten kapalı mekanı olan bar.

IMG 2694 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKBuna karşılık kendimizi kaçarcasına attığımız Emporium Avm şık ve uluslarası markaların olduğu bir yer, gelenlerde belli ki zengin ve elit bir kesim çünkü sokaktaki sefalet ile hiç bağdaşmayacak şekilde hemen girişteki açık pastanede İngiliz çayları ile İngiliz usulü beş çayı alıyorlar. Yine de dükkanlarda illaki bakıp alalım diyeceğimiz bir cazibe bulamıyoruz. Sokakların olumsuz etkisi yansımış durumda üzerimize.

Bir Portekiz restoranında Piri Piri Chicken yiyoruz. Portekiz acısı, Thai acısından beter yakıyor.

Seafood Market

IMG 2770 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKOtelde biraz dinlendikten sonra tur ile birlikte bir başka Bangkok klasiğine ‘’ Seafood Market’’ e gidiyoruz. Bu tür marketlerden şehirde birkaç tane var. Bizim gttiğimiz Asya’nın en büyüğü ve sloganı ‘’ İf it Swim We have it ’’ ( Yüzüyorsa bizde vardır ).

Mekan gerçekten büyük, salon birkaç geçişli ve çok sayıda insanı aynı anda ağırlayabiliyor. Sınırlı içecek envai çeşit deniz hayvanı var. Balık çeşitleri az, okyanus hayvanları ağırlıkta.

Rehber özellikle okyanus balıklarının lezzetli olmadığını söyleyerek, King Black Prawn ( büyük siyah karides ) ve kalamarı tavsiye ediyor. Balıkları kesinlikle pişiremediklerini ve bu kalamar ve karidesleri bizim damak IMG 2769 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKtadımıza göre özel olarak pişirteceğini söylüyor. Böyle söyleyince ister istemez ağzınız sulanarak şartlanıyorsunuz.

Ve sonuç olarak neredeyse turda herkes rehberin dediği ve aslında en pahalı ürün olduğu ancak kasaya geldiğinizde anlaşılan büyük siyah karidesler ve kalamarlardan alıyor. Kalamar, dev ıstakoz bacağı, büyük siyah karides, çocuklar bunları yemez diye canlı olarak aldığımız ve sepetten atlamaya çalışarak bizi panik eden bir balık, meyve, domates, salatalık ve ekmek alıp kasaya geldiğimizde ne yaptığımızı anlıyoruz. Ödediğimiz hesap pişirme parası olan 610 baht ile birlikte 4100 baht. Ne oluyor desek de aklımız hala rehberin sizin için pişirteceğim lafında, sineye çekerek bize ayrılmış masalara geçiyoruz.

IMG 2772 300x219 BANGKOK – 3.gün BANGKOKMasalara rehber ile birlikte bir restoran görevlisi gelip aldıklarımızı yazıyor ve bize bir numara veriyor. Pişirme tarifleri vermesini beklediğimiz rehberin bu noktada yaptığı şey sadece alınanların adını söylemek …meyve,ekmek, karides…  Yani tarif filan yok sadece restoran görevlisine kendi grubunun aldıklarını göstermiş oluyor. O noktada rehberin bize en pahalı ürünleri aldırmak için oldukça başarılı bir yönlendirme yapmış olduğunu anlıyoruz. Türkleri her zaman mideden vurabilirsiniz. Tayland’ın ilk gecesi önce kendi memleketlimiz tarafından dolandırılmakla başlıyor.

Bizim aldıklarımız ile mutfağa gidip bize geri gelen ürünlerin aynı olduğu da şüpheli bir durum iken menüdeki en lezzetli yiyecek de en ucuz olduğu için rehberin kesinlikle almayın IMG 2764 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKdediği çocuklara aldığımız balık çıkıyor. Taze balık her zaman her yerde leziz, nasıl pişirirsen pişir. Diğer ürünler, özellikle methedilen en pahalısından King Prawn ise, uzun süre dondurulduğu için ve fazla büyük olduğu için lezzet fakiri.

Bu arada Kurban Bayramı olması nedeni ile yıllardır aynı apartmanda bir türlü karşılaşma ve selamlaşma fırsatı bulamadığımız komşumuz ile karşılaşıyoruz. Her yer Türk turları ile dolu olduğundan servis de aşırı yavaş bu arada. Bizde mecburen aynı masada oturduğumuz çocukları bizimkilerden bir boy büyük aile ile sohbet ediyoruz. Daha ileri yaştaki gençlerin sorunlarını dinleyip başımıza birkaç yıl içinde neler geleceği hakkında bilgi edinmiş IMG 2776 239x300 BANGKOK – 3.gün BANGKOKoluyoruz.

Tam bir karmaşa, panik, kazık üçgeninde geçen gece bizim için Tayland günlerinin habercisi oluyor ama safız ya anlamıyoruz işte.

Seafood markete gelip bakıp, ortamı ve çeşitleri görüp kesinlikle yememek yada büyük beklentilere kapılmadan mütevazi takılmak lazım. Verdiğimiz bu paraya şık bir restoranda itiş tıkış ve kasa kuyruğu yaşamadan da aynı şeyleri yiyebilirdik sanıyorum.

Patpong Night Bazaar

Gecenin ancak 11.00 inde Seafood Market’ten çıkıp bu seferde ekstra tur olarak aldığımız Patpong Night Bazaar’a gidiyoruz. Bunlar sokak pazarlarının gece geç saatlere kadar açık olanları. Asıl özelliği tanınmış markaların çakmalarının bulunabilmesi.  Turdaki herkes ucuz bir şeyler alır mıyım telaşında, biz nasıl bir yer anlama merakındayız.

IMG 2778 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKRehber Patpong Nigt Bazaar’ın girişi olan sokağın başında bırakıyor ve dönüş zamanını söylüyor. Bir merak girdiğimiz pazardan 100 metre gitmeden gerisin geri çıkıyoruz. Hayatımda böyle saçma sapan bir yer görmedim. İnsanların yabancı para ödeyerek gelip böyle yerleri gezmelerini de anlamam mümkün değil.

İllaki ucuz ve çakma birşeyler alma telaşında iseniz bunu uzakta aramaya gerek yok. İstanbul yada Bodrum bu konuda ( maalesef ) dünyadaki benzerleri ile yarışır. Burada satılan mallar kesinlikle herhangi bir markanın çakması olmadığı gibi ne olduğu da belli değil. Kalitesizliğin had safhasında elle tutulamayacak ıvır zıvır.

IMG 2779 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKCaddenin ortasını kaplayan pazarın kenarındaki binaların alt katında GO-GO barları bulunuyor ve açık kapılarından orta sahnede dans eden az giyimli kızlar görülebiliyor. Biraz ilerleyince de ping-pong barlar başlıyor. Çocuklar ile daha ilkini görür görmez gerisin geri dönüyoruz zaten.

Tutucu insanlar değiliz ve hayatın gerçeklerini de çocuklardan saklamayı yanlış buluyoruz. Tayland’a karşı cins ile yapılan her türlü ucuz eğlence için geleni de eleştirmiyoruz, herkesin kendi tercihidir. Sadece eğlencenin daha nezih ve sıhhi ortamlarda olmasına, insanların bu derece ucuzlatılmaması gerektiğine inanıyoruz.

IMG 2781 300x199 BANGKOK – 3.gün BANGKOKOrtam, mahalle, barlar bir felaket. Sokaklar yemek yapan, satan, yiyen, çöpünü atandan geçilmiyor. Bangkok’un fakir yüzünü görmek hoşumuza gitmedi. Fakirliği hakir görmek değil bu. Fakir olmak sefil olmak anlamına gelmemeli, sokakta yemek yapacak ve yiyecek paran varsa bunun sıhhi önlemleri de alınabilir. Bangkok’ta durum biraz fakirlikten başka bir şey gibi geliyor bize nedense.

Ciddi olarak bir şekilde mikrop kapacağız paniğine girmiş durumdayız çünkü sokaktaki gıda maddeleri ister istemez bir başka canlının, vebanın baş aktörü farelerinde yuvası.

35 milyar dolar serveti ile Tayland kralı dünyanın en zenginlerinden ve sokaktaki halk bu pislik içinde mutlu çünkü başka bir hayatta da o zengin olacak…

Buna kim inanır ? Kadir İnanır mı ?….

bangkok-4-gun-wat-arun-grand-palais

bangkok-5-gun-kanal-turu-yuzen-carsi

hong-kong-6-gun-bangkok-hong-kong

hong-kong-7-gun-hong-kong-adasi

hong-kong-8-gun-macau

hong-kong-9-gun-lantau-adasi-big-budha

 

wat-arun-tayland-bangkok

IMG 2718 BANGKOK – 3.gün BANGKOK

Paylaşın:

BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİS

14 Ekim Pazartesi 2013

Pattaya, Wat Arun, Tuk Tuk, Grand Palais

Pattaya

Bugün ekstra turlarda Pattaya gezisi var. Önce bir tropik adada denize girilecek, pattaya korfezi1 300x161 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİStimsah +fil çiftliği gezilecek ve Pattaya koyunda serbest zamanla dolaşılacak. Pattaya, Tayland’ın önemli şehirlerinden biri ve yine çok önemli bir turistik koy. Başkent Bangkok’un yaklaşık 165 km kadar güney doğusunda ve Tayland Körfezi kıyısında yer alıyor.

Pattaya, 1950’lerin sonlarına kadar küçük bir balıkçı köyü iken, Vietnam savaşına katılan Amerikan askerleri, Pattaya’yı bir dinlenme mekanı olarak kullanmaya başlayınca gelişmiş. Şehirde yaşayan, çalışan ve çoğunluğu Batı Avrupa ile Kuzey Amerika’dan gelen yabancıların talep doğurması sonucunda şehirdeki çok katlı yapıların sayısı artmış. pattaya mercan adasi koh larn koh lan1 300x225 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSBöylece şehir, yüksek katlı yapı sayısında, ülkenin başkenti Bangkok’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiş ama Pattaya’nın asıl özelliği gece hayatının sonsuz seçenekli oluşunda yatıyor. Daha kaba bir tabirle Pattaya seks turizminin önemli bir merkezi.

Gece hayatının çeşitliliği gündüze de bir şekilde yansıyan bu koyu çocukların görmesine gerek olmadığını düşünüyoruz ve daha da önemlisi sabahın 05.’inde kalkmak istemiyoruz. Bangkok’un dün gezdirilen iki tapınak ile sınırlı olmadığını bildiğimiz içinde bu günü Bangkok’u daha iyi tanımaya ayırmak istiyoruz ve gerçekten de acı bir şekilde de olsa Bangkok’un gerçek yüzünü göreceğimiz bir gün yaşamış oluyoruz.

20131014 115750 225x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSArtık gezinin kendini belli etmeye başlayan yoruculuğundan, külçe gibi uyuyup saat 08.00de bile zor uyandığımız bu sabah, otelde sakin bir kahvaltı yapıyoruz. Kahvaltıda Uzakdoğu stili ile harmanlanmış temelde bildiğimiz ürünler bulunuyor. Yağ, bal, reçel, çedar peynir, sahanda yumurta, kornflakes. Ayrı olarak oluşturdukları Japon köşesinde ise baygınca tadı olan soya sütü çorbası ve oldukça lezzetli olan ‘’noddle’’lar var. Et ya da tavuk suyunda, kaynar suya bir batırıverip çıkardıkları ince teller halindeki pirinçlerden oluşan bu çorbamsı yemek hafif ve doyurucu.

Yeşil çaylı muffin kekleri  beğeniyorum. Kat kat üst üste konmuş kek dilimi gibi kesilmiş Japon omleti ve balık teriyakiler de damak tadımıza uyuyor. Demek ki Japonya’ya gitmek çok sorun olmayacak. Uzakdoğulu müşteriler pirinç lapası yiyorlar sabah sabah. Meyvalar ve ananaslar bol, sulu sulu, lezzetli. Karpuzlarda küçük, koyu kırmızı ama tatsız.

IMG 2829 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSKahvaltıdan sonra, Grand Palais ( Büyük Saray) a gitmek için metro olmadığından otel görevlilerinden taksi isteyince, nereye gideceğimizi soruyorlar ve üstümüzde bulunan ağırlıklı şort kıyafetler ile içeri alınmayacağımızı söylüyorlar. Ayakta da terlik kabul edilmiyor. Mecburen odaya geri çıkıp, uzun pantolon, kollu bluz, uzunca şort ve spor ayakkabıları giyiyoruz yaklaşık 50 derece filan olan tropik sıcakta.

Otel görevlileri taksiye binmeden, otelin adres ve krokisinin Thai’ca yazdığı bir otel kartviziti veriyorlar ki ne kadar önemli olduğunu daha sonra anlıyoruz.

IMG 2818 199x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSKapıdaki görevli taksi gelene kadar mutlaka gitmemiz gereken yerleri sıralıyor ve Unesco Dünya Mirası Listesinde yer alan Wat Arun tapınağını birinci sıraya koyuyor. Zaten planımızda olan bir yer iken görevli en ön sıraya koyunca, önce oraya gidelim bari diyoruz yada kader böyle yazılıyor. ( Kader 1 )

Wat Arun

Taksici, bizi otelden alarak Chao Praya nehrinin karşı tarafında bulunan, çok yakın bir mesafede olmayan, Wat Arun tapınağına, taksimetre açarak 93 baht’a götürüyor. Beklemeyi teklif ediyor ve biz kendimizi İstanbul’da sandığımızdan, nasılsa her yerden taksi geçer saflığı ile gerek olmadığını söyleyerek, elimden daha elim bir hata sonucu taksiciyi gönderiyoruz. Buda kaderin ikinci adımını şekillendiriyor. ( Kader 2 )

Wat Arun ( Temple of Dawn ) bir Budist tapınağı ve ismini Hindu şafak tanrısı Aruna’dan alıyor. Sabahın ilk ışıkları, inci tanesi gibi binlerce minik detay ile süslenmiş  bu tapınağın IMG 2810 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSüzerinden yansıdığı için Şafak Tapınağı’ da deniliyor buraya. Tapınak 17.yy Ayutthaya Krallığı zamanından beri var olmasına rağmen, 70 m. ye yükseltilmiş ayırt edici kulesi- stupası, erken 19.yy da II.Rama döneminde yapılmış.

Ayutthaya krallığının çökmesi ile başkent tapınağın yanına taşınmış ve Taksin krallığı boyunca Zümrüt Budha’da tapınakta yer almış. I.Rama’nın krallık merkezini nehrin karşı tarafına taşıması ile kraliyet tapınağı Wat Phra Kaew olmuş ve zümrüt Budha’da yer değiştirmiş. Bugün Tayland’ın en önemli simgelerinden biri olan Wat Arun, Unesco Dünya Mirası Koruma Listesinde yer alıyor.

IMG 2804 199x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSWat Arun mucizevi bir yer. Binaların dar aralarında nereye geldim ben diye hayıflanırken, bir anda tüm o karman çorman görünen ama doğaüstü bir süsleme düzenini yansıtan heybetli kulesi ile karşımıza çıkıyor.( Nehir tarafından gelirseniz zaten tüm açıklığı ile yaklaşıyorsunuz ) Kulenin etrafında dört ayrı uydu kulecik daha bulunuyor ve kule-stupa-pagoda ne derseniz artık, yükseldikçe daralan çıkılabilir üç kattan oluşuyor.

Milyonlarca parça seramik ve fayans ile ince ince süslenmiş, yer yer heykellerle bezenmiş. İnsanüstü bir beceri ile oluşturulmuş, başka dünyadan, başka zamandan, anlayamadığınız farklı bir boyuttan gelip tepe üstü buraya düşmüş gibi kendi halinde öylece duruyor. Erişilmezliği süslemelerindeki tarifsiz detayda, binlerce çiçek, yaprak, tabak v.s.düzeninde.

Bulunduğu dar alandan ziyade, nehrin krallık sarayı tarafından tüm azameti daha net anlaşılabilen yapının üç katmanı bulunuyor. Kat demek zor, daha ziyade katmanlar, etrafını 20131014 115122 225x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSdönebileceğiniz ince koridorlar içeriyor ve sonrasında yapı daralarak form değiştiriyor. En üstteki üçüncü katman terasında oda yok, koridorda yok ve oldukça dar ve çok dik olan merdiveni çıkmak ve özellikle inmek bir hayli sıkıntılı oluyor.

Yapı tam bir simetri ve tekrar eden heykeller, süslemeler dehası, kullanılan milyonlarca seramik, on binlerce heykel, yüzlerce motif durup tek tek incelemenize imkan vermeyen bir yoğunlukta. Ancak genelindeki etkiyi hissedebiliyorsunuz ve insanların bu derece komplike bir süslemeyi nasıl gerçekleştirmiş olabileceklerine akıl sır erdiremiyorsunuz.

Ataları inanamadığınız bir kültür birikimine sahip, bu derece detaylı düşünüp organize olabilen, el emeği konusunda muazzam bir beceri sergileyen insanların, etrafta gördüğünüz halka nasıl dönüştüğüne inanmak zor geliyor ve ikisinden biri sahte imiş gibi hissediyorsunuz.

IMG 2823 199x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSWat Arun ile büyülenmiş olarak önündeki parka açılan ve her tapınak kapısında olduğu gibi ejderha suratlı heykel bekçilerin beklediği kapısından çıkarak, karşı kıyıya ulaşımı sağlayan teknelerin kalktığı derme çatma limana doğru ilerliyoruz. Kraliyet Sarayının yan tarafına çıkan Chao Praya nehrinin karşısına, adam başı 3 baht’a geçebiliyorsunuz. İskele, kerestelerin gelişigüzel çakılması usulü ile düzenlenmiş ve suların sık yükselme durumu için kum torbaları ile desteklenmiş ve yine her yerde olduğu gibi kralın resmi burada da unutulmamış.

Sadece üst tentesi bulunup her yeri açık olan tekneler ile koyu sarı, bulanık oldukça kıpırtılı – dalgalı değil, düzensiz kıpırtılı- nehri geçiyoruz. Su o kadar yoğun bir bulanıklığa sahip ki elle bir parça kopartıp alacakmışsınız gibi geliyor. Birde kıyılarda yetişen nehir bitkileri var ki bunlar niye temizlenmiyor diye düşünsek de aslında hayvanları olanlar için önemli bir yemmiş ve özenle korunuyormuş. Suyun bulanıklığıda aslında karışan bereketli alüvyon toprağın yoğunluğundan.

Tuk Tuk

IMG 2824 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSİndiğimiz iskelede, dizi dizi, çoğunun ne olduğunu anlayamadığımız yiyecekler satan tezgahları geçip, sarayın yan duvarlarının önüne geliyoruz. Üzerimiz fazlası ile giyinik ve havada ziyadesi ile sıcak olduğu için çocuklar haklı olarak söylene söylene yürüyorlar ve yere tezgah açmış satıcılardan biride bize yolun karşı tarafındaki sarayın duvarını göstererek buradan girin diye yönlendiriyor. ( Kumpas 1 ) Sokakta yürürken daimi olarak size karışan birileri olduğu için garipsemeyerek belki daha serin ve gölgeliktir mantığı ile otomatik olarak adamın gösterdiği tarafa yönleniyoruz. ( Kader 3 )

IMG 2830 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSYan kapıda saray görevlileri gibi yeşil giyinmiş ama görevli olmadığını sonradan düşününce fark ettiğimiz bir adam bize yaklaşıp, saray tapınağının saat 14.30’a kadar kapalı olduğunu, Budist rahiplerin ayin yaptığını söylüyor. ( Kumpas 2 ) Bunları söylerken de neden bir saray görevlisinin elinde olduğunu anlayamadığım açık bir şemsiyeyi elime tutuşturarak ( Kumpas 3  )benim elimdeki haritayı alıp, açık olacak başka tapınakları haritadan gösteriyor. Ve nereden bittiğini anlayamadığımız bir tuk tukçuyu çağırıyor.

Gösterdiği ( White Budha) 3-5 yer için IMG 2834 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSadam başı 10 baht x 4 gidiş ve tekrar saraya dönüş aslında Türk parası ile para değil. Adamın ve genel olarak Taylandlıların sizin dilinize ve ingilizceye yabancı olmalarından kaynaklanan obsesif bir ısrarları var yani siz ne derseniz deyin, onlar aynı şeyleri emme basma tulumba gibi tekrarlayarak kabalığa varan bir ısrar sergiliyorlar. Nitekim bu adamda karlı bir gezi olduğu konusunda ısrar ederek illaki bir ”mining center’’dan ( kuyumcu ) yüzük almak isteyebileceğim konusunda takıntılı bir heyecan gösteriyor.

Oldum olası emrivakileri sevmediğim için önce içimde gelen bir dürtü ile hayır diyorum, rehberinde asla Tuk tuk’çulara binmeyin uyarısını hatırlayarak. Sonra bizimkilerin 14.30 a 20131014 131635 300x225 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSkadar bu tozlu topraklı herkesin üstünüze atladığı, bir kafenin hayal bile olmadığı sokaklarda ne yapacağını düşünerek, gelmişken illaki bir tuk tuk’ a binelim diye tutturan çocukların etkisi ile, akşamki seafood olayından rehbere de kızgın olduğumuz için ‘’tamam’’ deyiveriyoruz ( Kader 4 ). Ve hap kadar tuk tuk’ a dördümüz 45 derece sıcakta itiş tepiş biniyoruz.

Her tarafı açık bu triporter-motorsiklet bozması araçlar ile imalathanelerin ve Budha satan mağazaların ağırlıkta olduğu tozlu sokaklarda rüzgar ile bir yarış tutturuyoruz ki oldukça eğlenceli geliyor önce. İlk söyledikleri gibi Beyaz Budha’nın bulunduğu küçük tapınağa gidiyoruz. Sokak arasında ufak bir yer burası ve turist otobüsleri tarafından pek tercih IMG 2840 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSedilmiyor. Tapınaklar, mimari ve ebat olarak üç aşağı beş yukarı hep aynı sadece içindeki Budhaların tipi ve yapıldıkları malzemeler farklılığı yaratıyor. Buradaki beyaz Budha’da sanırım beyaz porselenden.

Yalnız bu tür küçük tapınaklarda fazla turist olmadığı için ve genelde alakasız bir ara sokakta olduğu için biraz huzursuz oluyoruz ister istemez.

Tuk tuk’çu bizi daha sonra bir Mining AVM’ye götürüyor yani bir kuyum merkezi. Herhangi bir kuyum alma fikrinde olmasak da illaki bir bakın diyor. Tayland, kuyumculuk ve değerli IMG 2844 300x179 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİStaşlar konusunda dünyada önemli bir yere sahip olduğu için hadi bir göz atalım diyoruz. Sadece dolanıp çıkmak üzere iken satıcı ‘’bugün halk günü, indirimin son günü’’ ayağı ile yapışıyor ki sanırım tuk tuk’çular da satıcıların bu huyunu biliyor. Önce nerelisin diye sorarak bildikleri bir iki kelime ile ( İstanbul, Galatasaray) yakınlık kuruyorlar. Şimdi düşününce, dünyadaki her millet için bir iki kelime öğrenmiş olabileceklerini anlıyorum. Sonra sonu gelmez bir ısrar başlıyor ki en nihayetinde siz ikna olmaktan değil bıkkınlıktan tamam diyorsunuz. Ve sanırım amaç da sizi bu noktaya getirmek.

IMG 2849 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİS‘’Blue Sapphire’’ mavi safir özellikle dünyada en çok Tayland’da çıkan bir taş olduğundan, en küçüğünden bir kolye alıyorum artık mecburen. Aslında sertifika da veriyorlar ama şu an o sertifikanın gerçek olmadığına eminim. Biz bakınırken arkamızda Türkçe konuşan bir hanımın yüklü miktarda bir mücevher için pazarlık yaptığını duyuyoruz.  Bize gelip ne yapmalı diye soruyor ki şimdi sorsa arkana bakmadan kaç derdim.

Çıkınca tuk tukçu bizi bu seferde bir kumaşçıya götürüyor. Bu götürdüğü mağazaların tuk tuk sponsorları olduğunu ve alışveriş yaptığınız her 200 bahta 5 litre gasolin kuponu IMG 2853 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSverdiklerini söylüyor, acındırmaya çalıştırdığı bir sesle kendisine yardım etmemizi istiyor.( kumpasın sonu )

İyi niyetle bir girelim bari desek de girmemiz ile çıkmamız bir oluyor mağazadan. Bu tür kumaş mağazaları turistler için yaratılmış bir tuzak noktası. Hemen ölçünüzü alıp gün içinde yada ertesi gün dikerek size gömleğinizi veriyorlar. Tabi böyle bir şeyi yapmak isterseniz, nitekim içeride bir İngiliz yada Amerikalı karı koca görüyoruz.

IMG 2859 199x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSBu aşamadan sonra olayın yüzü ve bizim yüzümüz değişiyor. Kesinlikle başka bir yere gitmek istemediğimizi ve bizi geri götürmesini istiyoruz ama bir yerlere gidip adamın istediği kadar gasolin kuponu almasına imkan verecek alışverişi yapmadığımız sürece, adamın bizi bırakmayacağını da elim bir şekilde hissetmiş oluyoruz. Çünkü adam söylediğimiz hiçbir şeyi anlamayarak ısrarla ‘’just look at, look at, help me ‘’ diye ağlamak, böğürmek ve sertçe ısrar etmek karışımı, Batı dünyasında zor rastlanan, Thai tuk tuk çularına özgü olduğunu düşündüğümüz bir tarz ile sabit bir tekrara kapılıyor.

Son olarak götürdüğü tekrar bir kuyumcu mağazası çıkınca sonsuza dek dönüp dolaşacağımızı anlıyoruz ve ipler kopuyor. Artık iyice sertleşen ses tonları ile bizi hemen saraya götürmesini yoksa ineceğimizi söylüyorum bir taraftanda nerede olduğumuzu kestirmeye çalışarak. Aynı takıntılı böğürme devam edince alacağı 40 baht yerine 50 baht vermeyi teklif ediyoruz ama adam duymuyor bile çünkü illaki bir yerlere götürmeye ve sonu gelmez bir şekilde dolaştırmaya göre ayarlanmış durumda.

IMG 2866 199x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSSonuç olarak eşimin ısrarı sonucu ki ben olsam inmezdim, tuk tuktan iniyoruz ve adama 40 bahtını  veriyoruz ki ben olsam onu da vermezdim. Çünkü inmek daha iyi bir çözüm olmuyor. Nerede olduğumuzu bilmediğimiz gibi bulunduğumuz yoldan da ya sadece tuk tukçu geçiyor yada geçen taksiler durmuyor.

Nihayet bir taksi durdurabildiğimizde ise taksilerinde ayrı bir terör unsuru olduğunu anlamış oluyoruz. Çok daha uzağa 100 baht’a götüren otel taksisine göre bu taksi yarı mesafeye 200 baht istiyor. Artık yüzümüze kibarlıkla gülen Taylandlıların huyunu iyi anlamış olduğumuz için 100 baht’a ikna ediyoruz ama bu seferde biner binmez parayı peşin istiyor. Sert ve kararlı bir şekilde hayır dediğim zaman, bir kartlar silsilesi çıkararak gitmek istediğimiz bir dükkan olup olmadığını soruyor. Hayır’ tekrarlayınca, bu seferde benzinciye girerek benzin alması gerektiğini ama benzin alacak parası olmadığı için 100 baht’ı vermemizi istiyor tekrar.

IMG 2873 199x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSYine kati bir ‘’no’’ cevabı alınca ‘’ çok kötü’’ olduğumuzu söyleyip kahkahalarla gülerek, torpidodan çıkardığı bir tomar para ile benzin almak üzere iniyor. İstesek Tayland esnafını daha iyi tanıyamazdık herhalde, sanki özel hazırlanmış bir şov yaşıyor gibi hissediyoruz. Dilini anlamadığınız bir ülkede survivor, başrolde ise biz.

Nihayet geldiğimiz sarayın tabii ki açık olduğunu görünce bütün kumpas kafamızda yerli yerine oturuyor ve böyle bir şeyi nasıl yediğimize inanamıyoruz. Bütün o söylenen, burada halk mutlu lafı boşuna değil çünkü fakirliği ekmek kapısı yapmışlar ve turistleri sömürerek iyi para kazanıyorlar. Binlerce Budha ve tapınağı var ama onun yaymaya çalıştığı öğretiyi pek takan yok gibi.

Grand Palais ( Büyük Saray )

http://www.palaces.thai.net/ Büyük Saray, duvarların içinde 200.000 metrekarelik bir alanı kaplayan  bir binalar kompleksi. Kralın resmi ikametgahı dışında, devlet binaları, Zümrüt Budha’nın yer aldığı kraliyet tapınağı ve kral mezarları ile oldukça geniş bir alana IMG 2877 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSyayılıyor. Chakri hanedanının kurucusu I.Rama’nın başkenti buraya taşıdığı 1782 yılından beri Siyam ve şimdi Tayland kralının resmi konutu. Bugünkü kral IX.Rama Bhumibol Adulyadej, genellikle artık Chitralada sarayında kalıyor olsa da burası devlet törenleri için kullanılıyor. 1925’te kralın bu sarayda kalma izni kaldırılmış ve 1932’de mutlak monarşinin yıkılması ile de devlet yapıları sarayı terk etmiş.

200 yıllık bir krallık tarihini sergileyen saray kompleksi bölümlere ayrılmış ;  (the Temple of the Emerald Buddha) Zümrüt Budha tapınağı; bazı kamu binaları ile dış avlu ( the Outer Court ) ; Phra Maha Monthien, Phra Maha IMG 2885 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSPrasat ve  Chakri Maha Prasat binaları ile orta avlu ( the Middle Court );iç avlu ( the Inner Court ) ve Siwalai Bahçeleri ( the Siwalai Gardens) bölümü. Büyük saray halka açık bir müze ancak bazı bölümleri ile hala yaşayan bir saray.

Giriş adam başı 500 baht, ucuz değil ama uğruna bu kadar badire atlattıktan sonra girmemek olmaz diye düşünüyoruz ne kadar gezecek halimiz kalmamış olsa da. Sinirlerimiz bozulmuş olduğu için hepimiz gerginiz bu yüzden saray kompleksinin, yaşayan halkın sokakları ile alakası olmayan abartılı şıklığı ve maddi dünyanın sonsuzluğa bu derece adanması karşısında hayranlıktan ziyade daha çok öfke duyuyoruz artık.

emerald1 199x300 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSBu sinir harbi ile girdiğimiz Zümrüt Budha’nın yer aldığı ( Tayland’ın en kıymetli şeyi ) kraliyet tapınağında, kapıdaki kocaman fotoğraf çekilmez ibaresini görmüyoruz bile ve kralın gelip ibadet ettiği gerçek değerli taşlarla bezeli Zümrüt Budha’nın huzuruna çıkar çıkmaz, diğer tapınaklardan edindiğimiz alışkanlık ile üçümüz birden Çağan, Çaka ve ben, deklanşörlere asılarak resim çekme teşebbüsünde bulunuyoruz.

Makineyi kaldırıp poz almam ile görevlinin üstüme atlaması bir oluyor. Boynumda asılı olan makinenin ipinden yakalayıp hızla beni kendine çekiyor. Diğer eli ile Çaka’nın makineyi kapıyor ve Çağan’a telefonunu vermesi için bağırıyor. Tavır anlatılmaz sert ve bir tartaklama durumu hakim. Neredeyse adam ile yanak yanağa eğreti bir pozisyonda, ergenliğin verdiği sinir bozucu sakinlikle adamın başarısız silme teşebbüsleri ile kafa bulan Çağan’a bir taraftan bir an önce silmesi için bağırırken, bir taraftan da aldığı makinesini geri vermesi için adamın üstüne zıplayarak kickboks yapmaya çalışan Çaka’yı tutmaya uğraşıyorum. Henüz çekmediğimi gösterene kadar boynumdaki ipi çekiştirerek beni bırakmıyor, Çağan’ın ve Çaka’nın çektiklerini ( çekmişler ) sildirip, tapınağı dolduran bir oda dolusu turistin önünde Thai dilinde küfür olduğunu tahmin ettiğim bir şeyler söyleyerek bizi bırakıyor. Tüm bu itiş kakış bağırış ve tartaklama bittikten sonra kendi halinde IMG 2891 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSNirvana’ya ulaşmaya çalışan eşim gelip neden bağrıştığımızı sorarak bizi iyice sinir ediyor. Dev gibi uyarı levhaları var ve görmeyerek hatalı davranan biziz ama tavır, sınır dışı etseler daha nazik gelirdi türünden.

Zümrüt Budha, İ.Ö.43 yılında Hindistan’da yeşil nefritten yapılmış, 43 cm. yüksekliğinde, altın süslemeleri olan bir heykel. Efsanesi ve tarihi maddesel değerinden daha kıymetli. İ.S.457 yılında Burma Kralı ülkeye Budizmi yayan bu heykeli Sri Lanka iç savaşından kaçırmak için gemi ile yolluyor ancak gemi yolunu kaybederek Kamboçya sahillerine vuruyor. 1432’de Taylanlılar Kamboçya’da Angkor Wat’ı ele geçirdiklerinde Zümrüt Budha’yı kendi krallık merkezleri Ayutthaya’ya getiriyorlar.

Büyük saray kompleksi ve özellikle Zümrüt Budha tapınağı çok etkileyici, göz IMG 2887 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSkamaştırıcı, dünyada eşine az rastlanır bir miras ama bizde görecek göz kalmıyor. Bütün gün sıcak altında buraya geleceğiz diye uzun kıyafetler ile dolaş, sıcak, açlık, susuzluk, kaçırılma, dolandırılma üstüne birde tartaklanma. Rehberin sözünü dinlememenin cezasını fazlası ile ödemiş oluyoruz. Yapılacak en doğru hareket otelden çağırdığımız taksi ile taksimetre açmak usulü dolaşmakmış ki çok geç ve elim bir şekilde anlamış oluyoruz.

Lanet ederek otele dönelim bari dediğimiz zaman bu seferde dönüş çilesi başlıyor. Sarayın önünde atmaca kuşlar gibi dizi dizi turist bekleyen taksiler ile pazarlığa başlıyoruz. Önce 500 baht ile başlıyorlar, sonra 400 baht oluyor fiyat, bir sonraki 200 baht alırım ama 1 stop ( yani bir mağazaya götürürüm ) diyor.

IMG 2894 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSSora sora en sonunda zorla 150 baht ve non stop direkt otele götüreni buluyoruz. Taksicilerin çoğu İngilizce bilmediği için otelin kartının taksiciye kaldığın oteli anlatmak açısından gerekli olduğu ortaya çıkıyor. Önünden geçtiğimiz ana alışveriş caddesi  Sukhumvit’in ayak atmaya bile değmez olduğunu gördükten sonra otele gelince, otel taksisi ile Banyan otele gidip oranın tüm Bangkok’u gören terasında yemek yesek mi diye düşünüyoruz ama bir taksici riski daha yaşayamayacağımıza karar verip, yürüyerek yakındaki Emporial Avm’ ye giderek üst katındaki yemek bölümüne çıkıyoruz.

Tayland Mutfağı

satey1 300x169 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSTayland mutfağı, her biri benzer yiyecekler içeren ya da kuzeybatıda Burma, kuzeyde Çin’in Yunnan bölgesi ve Laos, doğuda Vietnam ve Kamboçya, batıda Malezya mutfağından derlenen yemekler ihtiva eden ve Kuzey Tayland, Kuzeydoğu, Orta Tayland ve Güney Tayland olmak üzere ülkenin dört ana bölgesine karşılık gelen dört yerel mutfaktan oluşuyor. Bu dört yerel mutfağa ek olarak bir de kökleri çok kültürlü Ayutthaya Krallığı ‘na (M.S. 1351–1767) dayanan bir Tayland Kraliyet Mutfağı var.

Tayland yemeklerinde, her bir yemekte ya da tüm sofrada, ekşi, tatlı, tuzlu ve acı thai fastfood1 300x200 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSolmak üzere dört ana lezzetin dengesi gözetiliyor, baharatlar çok yaygın kullanılıyor ve  birbirinden tamamen farklı malzemelerin kullanılarak uyumlu bir lezzete dönüştürülmesi hedefleniyor temel olarak. Bu nedenle yemekler çok renkli ve karışık bir görünüme sahip.

Yemek katının camekanları son derce cazip görüntüler ile dolu, özellikle sataylar- şiş ilgimizi çekiyor. Rengarenk mantı çeşitlerinden alıyoruz. Singha ve Tiger yerli biralar.

Boots mağazasından ufak tefek bir şeyler alıyoruz ve bugünün aptallığı ile parayı ödeyip paketi almadan çıktığımızı fark ediyoruz. IMG 2836 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSGeri dönüp sorduğumuzda hayır öyle bir paket yok hatta siz kimsiniz ayağı çekiyorlar. Artık bu durum üzerine bir ‘’pes’’ deyip, bir daha ne sokağa çıkmaya nede bir çöp almaya tövbe ediyoruz.

Bangkok’u ya seversiniz ya nefret edersiniz diye bir deyiş var ya, bizimki nefretin de ötesinde bir duygu olarak yerleşiyor ve sevenlerin de neden sevdiklerini açıkça merak ediyorum. Havaalanında sizi çiçekler ile karşılayıp her defasında kibarca eğilerek selam veriyorlar ama sonra ilk fırsatta dolandırmaktan çekinmiyorlar. Ahlaksızlık bir ritüel olmuş gibi.

Sanırım bu yüzden krala hakaret etmek büyük suç çünkü böyle rezilliğe maruz IMG 2753 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSkaldıktan sonra halkının bu derece ahlaksızlaşmasına izin verdiği için kralı anmamak mümkün değil. Dünyanın en zengin kralı, halkın ahlaksızlığı bir turizm ikonu gibi kullanmasına müsaade ediyor ki bu onunda turistleri sömürdüğü anlamına gelir.

Sonuç olarak biz nispeten üç kağıda, dolandırıcılığa alışkın bir milletiz, zavallı saf Avrupalıları ne dolandırıyorlardır kimbilir.

Otelin 37.katında bedava verdikleri içki kuponlarını kullanarak Thai Sbai isimli romlu içki ile bu inanılmaz günün ardından sakinleşmeye çalışıyoruz. Ancak kesinlikle IMG 2835 300x199 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİSşunu söylemeliyim ki Siyam kültürü köklü ve çok zengin bir kültür ve batı dünyasından da inanç ve kabul olarak tamamen farklı. Bu nedenle Bangkok, Uzakdoğu kültüründe kilit noktada ve önemli bir destinasyon. Bangkok’a gelince de elbette görülmesi gereken en önemli yapılar Wat Arun- Şafak Tapınağı ve kraliyet sarayı -Grand Palais ama kesinlikle tuk tukçu ile değil.

Kötü ve heyecanlı bir gün geçirdik ama bir ülkeyi daha iyi tanımanın da sokaklarda dolaşmaktan başka yolu yok… Budha, ‘’ kul hakkı yemeyeceksin ’’ i öğretememiş… !

bangkok-5-gun-kanal-turu-yuzen-carsi

hong-kong-6-gun-bangkok-hong-kong

hong-kong-7-gun-hong-kong-adasi

hong-kong-8-gun-macau

hong-kong-9-gun-lantau-adasi-big-budha

 

wat-arun-tayland-bangkok

Emerald Buddha1 BANGKOK – 4.gün WAT ARUN, GRAND PALAİS

Paylaşın:

BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşı

15 Ekim Salı 2013

Floating Market ( Yüzen Çarşı ), Chao Praya, Thai Masajı

Dün yaşadığımız hezimetten sonra bugünün tamamı aldığımız ekstra tur ile geçiyor ki öyle olmasa dahi otelde oturup bir yere çıkmayacaktık.

IMG 2897 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıSabah 07.00’de toparlanıp tur otobüsleri ile şehir dışına çıkıyoruz. İlk durak bir Hindistan cevizi çiftliği. Burada Hindistan cevizinin tropik ülkeler için ne derece önemli ve kullanılabilir olduğunu görüyoruz. Çıkarılan yağ her yemekte kullanılıyor, içi yeniyor, kabuğundan da her çeşit küçük el eşyası yapımında faydalanılıyor. Mesela Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış çantalar şık ve enteresan görünüyorlar. Ancak bu sıcakta alışık olmadığımız kokusu bizim için o kadar ağır ki nefes almamızı imkansız kılıyor.

IMG 2904 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıBulunduğumuz kasaba bir zamanlar dünyada büyük yankı uyandırmış olan meşhur Siam ikizlerinin doğduğu kasaba, Samut Sangkram. Kafa ya da bedenlerinin bir bölümü birbirine yapışık olarak dünyaya gelen tek yumurta ikizlerine ‘‘Siyam ikizleri’’ denilmesinin nedeni onlar. Bu iki Siyamlı erkek kardeş, göğüs kafeslerinden karınlarına kadar birbirine yapışık olarak 1811′de doğmuş. 63 yıl sonra ömür boyu paylaştıkları yatakta birkaç dakika arayla ölmüşler.

Yüzen Çarşı ( Floating Market )

20131015 091049 300x225 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıYaklaşık bir 10 dakika mesafe sonrasında Tayland için önemli bir başka turistik nokta olan Yüzen Çarşı’ya ulaşmak üzere, Tay stili gondola benzeyen ince, derin gövdeli, ön ve arka burnu sivri ve kalkık teknelere dağılıyoruz.

Bu tekneler ile yapılan yaklaşık 20 dakikalık azap turu, bir James Bond filmi ile popüler olmuş. O filmi oynayan aktör sonra enfeksiyon kapıp öldü mü bilmiyorum ama biz, son sürat giden tekneye bir şekilde su girecek ve biz o su ile temas edeceğiz yada yutacağız diye ciddi bir panik yaşıyoruz. Çünkü su yeşil-bej karışımı yoğun bir kütle. http://youtu.be/-ibecdBFfe4

IMG 2917 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıYüzen Çarşıya ulaşana kadar dolaştığımız kanallar boyu su kenarında sayısız ev var ve burada yaşayan hatırı sayılır çoklukta halk, rehber ne kadar iyi bakıp koruduklarını ve kesinlikle kanalizasyon olmadığını söylese de bizzat geçerken gördüğümüz üzere, yıkanma, tuvalet, eşya temizleme, yiyecek artıkları atma, çamaşır yıkama, içine girip yüzme ve daha sayısız işlev için bu suyu kullanıyor. Su kenarında resmi devlet yapıları ve okullarında olduğunu söylemeliyim.

Bir yabancı olarak görüp ibret alınmalı fIMG 2935 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıilan gibi beylik laflar etmeyeceğim çünkü öyle düşünmüyorum, fakirlik yoksunluk başka bir şey pislik başka bir şey.

Kanalların sonunda geldiğimiz yüzen çarşı, bindiğimiz kayığın yüzlercesi ile turist kaynıyor. Ve bu turist kalabalığına kayıkları ile gelip taze meyve-sebze  veya yiyecek satan yerli halk da karışıyor. Yüzen Market’in üstünden geçen karayolu köprüsünün her iki tarafında ayrıca bir Pazar yeri var ve ne kadar ıvır zıvır hediyelik eşya varsa burada bulunuyor ki yine şahit olduğumuz üzere sıkı pazarlık yapmak gerekiyor. Aynı ürünün fiyatı her yerde farklı ve genelde üçte birine razı oluyorlar.

IMG 2945 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıÖnce biraz yüzmeyen çarşıya bakalım diyerek, orta yerde isteyenle fotoğraf çektirmek üzere kıvrılıp bekleyen yılanları es geçerek biraz dolanıyoruz. Ancak satılanlar ve çarşı çok anlamsız gelince en iyisi serin bir yerde durarak, meyva yemeğe karar veriyoruz.

Egzotik meyvalar çeşit çeşit. Tüylü olanlar rambutan ve içinden pek de aygın baygın bir şey çıkıyor, longen- üzümün kabuklusu, çıkan et o kadar az ki yediğine değmiyor, meyvelerin şahı denilen durian ise içimi bayıyor, pomelo- portakala benziyor ve zaten Türkiye’de de yetişiyor, koyu renkli mangustin bir şeye benzemiyor, mango, papaya IMG 2944 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıyenebilecek özellikteler ki bunlarda bildiğimiz lezzetler.

Tek beğendiklerimiz ise baby muzlar oluyor. Kalın bir parmak gibi olan bu muzları soyup bir yada iki lokmada yutabiliyorsunuz. Yani meyve cenneti denilen ülkenin meyvelerinde şöyle bal gibi bir kayısı, şakır şukur bir şeftali, parmak yalatan armut, doyamadığınız kiraz, bayıldığınız çilek, sulu sulu karpuz, mis kokan kavun gibi lezzetleri ve keyifleri bulmanız mümkün olamıyor.

IMG 2942 228x300 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıTur, yüzen çarşıdan doğruca, bir kobra şov seyrettirmek üzere, yılan çiftliğine götürüyor. Otobüsten inmiyoruz bile. Dünya kadar para verip geldiğiniz bir başka ülkede, yılanları seyretmek isteyenleri de anlayamıyoruz. Başka turlar Gül Bahçesine yada Fil Safarisine götürüyor ki böyle bir şey olsaydı filin tepesinde dolaşmak, denemesi gereken bir deneyim olabilirdi. Yılan ne ya !

Son olarak bir ahşap atölyesine götürülüyoruz. Burada gül ve teak ağacından yapılmış ahşap işleri ağırlıklı olarak da mobilyalar yer alıyor. Mobilyalardan beğendiğiniz olursa Türkiye’ye gönderiyorlarmış. Üç Türk minibar siparişi vermiş bile, söylenceye göre.

Yemek için dönüş yolunda ufak bir yol üstü merkezde duruyoruz ve international bir isim Kentucky Fried Chicken’ a dalıyoruz. İlk kez fast food görmekten mutlu olduğumu düşünüyorum, daha sıhhi ve güvenilir gibi geliyor nedense. Ancak menüler o kadar acı ki, IMG 2950 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıacı yemeği seven ben bile acı buluyorum. Zavallı çocuklarda açlıktan, en az acı olan seçeneği mecburen ağızları yana yana yemek zorunda kalıyorlar.

Bangkok’a dönüşte, zengin kesimin yaşadığı bir bölgeye gidiyoruz. Sokakta yemek yapan ve eskilikten rengi belli olmayan bir adet masa ve iskemlede bunu yiyen, tek bir su dolu kaba tabakları daldırıp çıkarmak usulü temizlik yapan işletme figürü, burada da değişmiyor ama oteller pahalı isimlere dönüşüyor ve AVM’ler daha bir şıklaşıp cazipleşiyor. Bu bölgedeki IMG 2965 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıBangkok’un en ünlü ve pahalı alışveriş caddesi Silom Road, antika ve ipek almak isteyenler tarafından rağbet görüyor.

Chao Praya

Belli bir çepere yayılmış Hilton, Sheraton, Peninsula, Mandarin, Shangri -La gibi oteller eğer bir gaflete düşer de Bangkok’a gelmek zorunda kalırsanız kaç para ise verip kalmanız gereken oteller. Oriental Otel’in iskelesinden bindiğimiz tekne bizi Chao Praya- Kralın Nehri üzerinden kuzeye doğru götürüyor.

IMG 2986 300x190 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıBu ülkede tek büyülendiğim ve hayranlıkla inanmakta zorlandığım yer olan Wat Arun’un önünden geçiyoruz, kıpırtılı nehrin toprak rengi sularında sallana sallana. Geçmiş yüzyılların asalet ve disiplinini günümüze taşıyamadıklarına şahitlik ediyor Wat Arun, neredeyse utançtan kararmış diyebileceğim bir yüz ile.

Nehir boyunca gördüğümüz üzere insanlar hemen hemen – sık taşıyormuş- suyun içinde, derme çatma evlerde yaşıyorlar ama su kenarında yaşamak prestijli bir durum olduğu için IMG 2981 300x199 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıpara da kazanmış olsalar bu suyun kenarındaki evlerini terk etmiyorlarmış.

Evlerin önünde yer alan küçük tapınak modelleri – spirit house- ise kötü ruhları oraya çekip evden uzak tutmak için kullanılıyormuş. Bu kötü ruh evlerine çiçek, yiyecek v.s. koyarak ilgi çekici olmalarını sağlamaya çalışıyorlar. Her evde her yapıda bulunuyor. Ben, temizlemeyi ve bakmayı bilseler ve insanları dolandırmasalar kötü ruh akıllarına bile gelmez fikrini savunuyorum ısrarla.

Tapınak önlerinde balık avlamak yasak, o IMG 2970 300x178 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıyüzden nehir kedi balıkları ile dolu ve oldukça büyükler. Rehberin beraberimizde getirdiği ekmekleri atınca dev irisi balıkların neredeyse tekneye bile atlayabileceğinden endişe etmeye başlıyoruz. http://youtu.be/H5Ve8rf-sHc

Tapınak önü olmayan noktalarda balık tutmaya çalışan birkaç kişi ile karşılaşıyoruz, bu suda yaşayan bir canlıyı yemek istiyor yani. Biz geçerken evlerden birinden bir çocuk suya atlayarak neşe içinde el sallayıp yüzmeye koyuluyor. Belki havanın aşırı sıcak oluşu insanlarda su olsun da nasıl IMG 2983 300x209 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıolursa olsun etkisi yapıyordur çünkü bizim bu mantığı kabullenmemiz zor.

Tekrar döndüğümüz oteller bölgesinden kendi otelimize dönerken saat geç olduğu için Bangkok’un aynı İstanbul gibi ilerlemeyen trafiğine tanık oluyoruz ve böylece sokak yemekçilerini iyice seyretme imkanı buluyoruz. Sabah, öğle, akşam, günün her saati yemek pişiyor ve mutlaka yiyen birileri oluyor. Genellikle bir tabak yedikleri için ve yemekleri sebze ağırlıklı olduğu için, rehber hanım günde beş altı kere yemek yediklerini söylüyor. Ve halkın mutlu olduğu lafını da hiç eksik etmiyor. Fakiriz ama 20131015 170016 300x225 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşımutluyuz, dolandırıyoruz ama mutluyuz, sokaklarda yaşıyoruz ama mutluyuz…. Bangkok’a gelir gelmez bir özür gibi size dayatılan sabit fikir hep bu ‘’ fakirler ama mutlular’’. O zaman neden herkesi dolandırma ihtiyacı duyuyorlar.

Thai Masajı

Otelde bir gün öncesinden aldığımız Thai masaj randevumuza ucu ucuna yetişiyoruz. İlk önce soğuk kafeinli bir içecek ikram ediyorlar. Sonrasında yapılan masaj yağsız ve bastırma esasına dayanıyor. Daha ziyade omurgaya yönelik basınç uygulama ve hafiften bir IMG 2969 199x300 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıkanırtma söz konusu. Karyoprakti tarzı bir tedavi şekli. Masaj sonunda sıcak tamponlarla vücudunuz gevşetiliyor. Biraz acısa da masaj sonrası bacaklarım ve ayaklarım oldukça hafifliyor.

Masajdan çıkınca bu seferde sıcak yeşil çay ikram ediyor masajı yapan çıtı pıtı iki hanım. Bu kadar ufak tefek insanların nasıl baskı uygulayabildiklerine hayret ediyorsunuz ister istemez.

Masajdan sonra otelden bir başka yere asla çıkmama kararına uyarak otelde takılıyoruz ve son gecemizde artık Bangkok macerasının bitmesi için dua ediyoruz.

Wat Arun ve Thai masajı haricinde ülke için söyleyebileceğim tek kelime ‘’yazık’’. Aslında çok özel turistik değerlere sahip büyük bir kültürün mirasçıları iken yanlış bir yolda ilerliyorlar. Tayland, tropik adaları, tarihi, mücevherleri ve mutfağı ile dWat Chiwatthanaram Ayutthaya Thailand1 300x168 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşıünyada özel yeri olan ülkelerden biri.

Bangkok’un kuzeyindeki Chiang Mai neredeyse Bangkok’tan daha fazla tapınağa sahip bir yer. 1383 yılında kurulmuş Doi Sothep ve Siam Krallığının eski başkentinin olduğu Unesco Miras listesinde yer alan Ayutthaya, yıllar öncesinden kalma göz alıcı Thai tapınaklarını barındırıyor.

Andaman Denizinde Phuket ( Phang Nga koyu-james Bond), Ko Lanta, Ko phi phi, Tayland tay1 300x225 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen ÇarşıKörfezinde Ko Chang, Ko Phangan, Ko Samui, Ko Tao sahilleri, beyaz kumlarla bezeli, palmiyelerin gölgesinde plajda dalgaların sesini dinleyerek Thai masajı yaptırabileceğiniz cennet adalardan birkaçı.

Belki hiç Bangkok’a uğramadan sadece adalara gitmeli ve şehir dışındaki krallık şehirleri ziyaret edilmeli. Yada adaları da boş verip cennet başka yerde aranmalı….

Daha da gelmem BANGKOK !

( Bu yazıyı yayınlayana kadar Tayland’da hükümete karşı ayaklanma çıktı ve şu ara sıkıyönetim ilan edildi. Mayıs 2014 )

hong-kong-6-gun-bangkok-hong-kong

hong-kong-7-gun-hong-kong-adasi

hong-kong-8-gun-macau

hong-kong-9-gun-lantau-adasi-big-budha

 

wat-arun-tayland-bangkok

IMG 2988 BANGKOK – 5.gün Kanal Turu, Yüzen Çarşı

Paylaşın:

HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONG

16 Ekim Çarşamba 2013

Bangkok Gems Factory, Hong Kong, Nathan Road, Kimberley Terrace, The Peninsula Hotel, Canton Road

Bangkok Gems Factory

Bugün Bangkok’tan şükürler olsun kurtulacağımız gün, dolayısı ile otelden kaçarcasına çıkıyoruz ama istem dışı mağazaları dolaştırılma çilemiz henüz bitmiyor. Havaalanı yolu gem1 300x98 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGüzerinde, Tayland’da pek çok yerde çeşitli büyüklüklerde var olan mücevherat fabrikalarının en büyüklerinden birine, Gems Jewel Factory’ye götürülüyoruz.

Kapılarda karşılandığımız mağaza işi o kadar profesyonelleştirmiş ki Türkler için özellikle Türkçe bir tanıtım filmi hazırlamış. Tayland kuyumculuk sektörü hakkında bilgi veren film, TGems in Bangkok1 150x150 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGayland’ın ‘’blue saphire’’ mavi safir ve ‘’ruby’’ yakutta dünyanın en önemli üreticisi ve kesicisi olduğunu anlatıyor. Küçük bir atölyede de değerli taşlar ile çalışan ve mücevher üreten sektör çalışanlarını görüyoruz.

Sonrasında geçtiğimiz oldukça büyük showroom’da bir takip başlıyor, istisnasız her kişiye ya da ailenin yanına bir görevli yapışıyor ve siz nereye o oraya peşinizden dolaşıp bir şeyler göstererek satmaya çalışıyor. Biz sadece bakıcıyız demek işe yaramıyor çünkü daha öncede dediğim gibi anlama konusunda kıt bir sabit ısrara sahipler.

4711 225x300 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGİnce bir zevk ürünü ve tasarım dehası ürünler olduğunu söylemek zor, bildiğiniz klasik kolyeler, bilezikler, yüzükler. Fiyatlar ise ciddi anlamda pahalı görünüyor yani gelip buralardan sahtemi gerçek mi ne olduğu belli olmayan mücevherlere vermeye değecek rakamlar değil. Ayni parayı verecek olsanız Türkiye’de daha iyi ve güvenlisini bulmak işten bile değil. Öyle ki bizim kandırıldık diye düşündüğümüz küçük kolyenin benzerine bile burada iki katı fiyat çekiyorlar.

Cebimize adeta yapışmış gibi dolaşan görevli hanımdan kurtulmak için hediyelik eşya bölümünden en ucuzundan basit bir el çantası alarak, üzerimizdeki baskı hafifleyince kafeteryada oturup, gereksiz yere geçen bu zamanın bir an önce bitmesini bekliyoruz. Anlamsızca kaybettiğimiz bu yarım günün ardından nihayet havaalanına geliyoruz.

Modern ve büyük görünen havaalanının Suvarnabhumi Airport tug of war art1 300x168 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGkapısında dev resimler eşliğinde ‘’Long Live the King ‘’, ’’Long live the Queen ’’ yazıyor. Kralımız çok yaşa, kraliçe çok yaşa. Artık Tayland ile ilgili düşünmek bile istemediğimiz havaalanında, kuyum fabrikası yüzünden vaktimiz kalmadığı için zaman ayıramadan Hong Kong uçağına biniyoruz. 2,5 saat süren, özgürlüğe açılan bir yolculuk başlıyor.

Hong Kong

Hong Kong havaalanı sadece bu havaalanı için dünyanın bir ucundan gelmeye değecek kadar etkileyici bir konumda. Hong Kong A birds eye view of Hong Kong International Airport1 300x200 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGNew Territories denilen bölgenin denizi yalayan dağlarının önünde Lantau adasında denizin ortasına inşa edilen Chek Lap Kok havaalanı, mavi Hint okyanusu ile yağmura neme doymuş koyu yeşil bitki örtüsünün kapladığı tepeler arasında uzanıyor.

Dünyada en çok hava trafiğine sahip havalimanlarının başında gelen Hong Kong Uluslararası Havalimanı, 90 havayolu şirketine hizmet veriyor ve 150’den fazla şehre uçuş imkânı sağlıyor. 1998’ de hizmete açılan havaalanı, yolcu taşımacılığında dünyanın en yoğun 12.havalimanı, kargo taşımacılığında ise dünyanın en yoğun 2.havalimanı ünvanlarını taşıyor.

hong kong harbour 2601548b1 300x187 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGOldukça yüksek katlı bloklarda konut yerleşiminin ağırlıklı olduğu Lantau adasından, ışıl ışıl görüntüsü ile Asyanın en büyük serbest pazarı ve limanı olan Hong Kong Limanı’nı geçerek, daha da yüksek katlı blokların yer aldığı merkeze Kowloon’a geliyoruz. Dar bir boğaz ile ayrılan karşı kıyı, dizi dizi iş merkezlerinin yükseklik ve mimaride yarıştığı Hong Kong Adası.

Hong Kong; Hong Kong Adası, Kowloon Yarımadası ve 235 kadar küçük adadan meydana geliyor. İngiliz tüccarlar 19. yüzyılın başlarında Çin’e yasa dışı yollardan afyon sokmaya başlıyorlar. Çin hükümeti 1839′da afyon 8124252466 f1e6a4f8601 300x206 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGticaretini durdurma girişiminde bulunarak İngiliz tüccarların Guangzhou’daki (Kanton) tüm afyon depolarına el koyuyor ve Hong-Kong, 1839-1842′de, Çin’le İngiltere arasında çıkan Afyon savaşlarında Çinlilerin yenilmesi üzerine tazminat olarak Nanking Antlaşmasıyla Çinlilerden İngilizlere geçiyor. 1 Temmuz 1997 tarihine kadar Britanya Krallığına bağlı sömürge ve adalar grubuyken, yapılan anlaşma gereği bu tarihten itibaren Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı özel yönetim bölgesi oluyor.

Nüfusun hemen hepsi Çinli ve büyük bir kısmı Budist. Nüfus yoğunluğu bakımından km² başına 1108 kişi ile dünyada 27. sırayı Hong kong skyline from victoria peak1 300x200 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGalıyor. Ülke geneli dağlık olduğu içinde yerleşecek düzlük arazi bulmak sıkıntı, bu nedenle dikeyde alabildiğine yükseliyorlar.

Otelimiz Kowloon Bölgesinin alışveriş merkezine çok yakın bir noktada, Jordan Caddesi üzerinde, BP İnternational Otel. Büyük ve grupları ağırlamak konusunda tecrübeli bir otel ama ne hikmetse asansörler sadece iki tane. Odalar yükseklikten dolayı güzel bir manzara sunuyor ama fazla büyük değiller ya da biz dört kişilik odalara alıştığımız için iki kişilik odalar dar geliyor.

Nathan Road

Kısaca yerleşip hemen dışarı çıkarak, otele 800px 20091004 Hong Kong Kowloon 70771 300x199 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGçok yakın olan orta seviye gelir düzeyine hitap eden Nathan Caddesi’ni turluyoruz. Hareketli ve oldukça kalabalık bir alışveriş caddesi burası. Bazı marka mağazalar bulunuyorsa da ağırlıklı olarak elektronikçiler yer alıyor. Ancak, Uzakdoğu’da her şey yarı fiyatına hikayesi tam bir Uzakdoğu geyiği. Uzakdoğu markalı fotoğraf makineleri ve telefonlar Türkiye’den en fazla %10-15 civarı daha ucuz o kadar. Merdiven altı konusu ise cesaret edebilene ait.

Kimberley Terrace

Rehberin tarif ettiği üzere Nathan Caddesini dik kesen Kimberley Caddesine sapıyoruz. Burada bir alışveriş merkezine giriyor gibi entrance to knutsford1 300x224 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGgeçtiğiniz Kimberley Terrace, üst katta kalmış bir ara sokak, İtalyan restoranları hatta bir kebapçı gibi damak tadı batı kültürüne dönük işletmeleri barındırıyor. Ve müşterilere baktığınızda Çinli yada Hong Kong’lunun çok az olduğunu ve genelde şehirde yaşayan yabancıların burayı tercih ettiğini görüyorsunuz.

Klasik İtalyan lezzetlerine toplamda 1300 HKD ödüyoruz. 1HKD =0,10 euro. Yani adam başı 25-30 euro civarı ki Avrupa’da da aynı rakamı ödersiniz. Dönüşte Kimberley Terrace’ın girişinin önündeki kuyruk ile dikkat çeken bir dondurmacı da alıyoruz soluğu. Ozon dondurma adı verilen bu dondurmalar kuru buz tekniği ile yapılıyor. Lab Made ‘’İce cream Reinvented ‘’ Tat farklı değil.

The Peninsula Hotel

Nathan Caddesini sahil kesiminde biten overland05.1134740580.06 peninsula1 300x225 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGsonuna kadar yürüyoruz ve Tsim Sha Tsui denilen yarımadanın burnuna, boğaz kıyısına geliyoruz. Cephesi parlak pembe ışıkla renklendirilince gecenin karanlığında gizemli bir havaya bürünmüş olan The Peninsula Otel, önünde park etmiş tüm son model spor arabaları ile burada dikiliyor. Beş çayları dillere destan bir efsane olan ve nasıl vakit yaratsam diye deli olduğum Hong Kong’un bu en eski oteli, abartılı olmayan kütlesel ön cephesi ile Hong Kong’un zengin kesiminin önemli bir sembolü. Hong Kong’un en köklü beş yıldızlı oteli, 1928 yılından beri prestijli bir konaklama imkanı sunuyor. Sekiz restoranı, 300 odası var. Oda fiyatları 5000- 9900 HKD skalasında ve 28.kat özel olarak Philippe Stark tarafından dekore edilmiş. http://hongkong.peninsula.com/en/default

Canton Road

Luxury stores on Canton Road Hong Kong1 300x199 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGThe Peninsula Hotel’in konumlandığı Salisbury Road’dan Canton Road’a dönüyoruz. Nispeten dar ve daha kısa olan bu cadde, Hong Kong’da lüks alışverişin adresi. Cadde üzerinde bilinen tüm üst kalite markaların mağazaları yer alıyor ancak caddenin asıl etkileyici tarafı, cephe arkasında saklı olan gözle görülemeyen kısımda saklı. Caddenin Liman tarafında Ocean Terminal’den başlayarak, Nathan Road boyunca birbirine bağlanarak devam eden Harbour City alışveriş merkezi, ortanın üstü gelir grubuna hitap eden bir sonsuzluk deryası ve ‘’ben yurtdışında alışverişte zaman öldürmem’’ diyen en soğukkanlı adamı bile ne olur biraz bakayım diye inletecek cazibede.

images3 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGBu arada bu gezinin başından beri Çaka’ya sözümüz olan ‘’her gezide bir Dodi’’ konusunu, Singapur’da vakit olmadığı, Bangkok’ta can derdine düştüğümüzden halledememiş durumdayız. Hong Kong’daki böyle bir alışveriş okyanusu karşısında Çaka’ya, adı bile daha almadan belli olan Çin kültürünü vurgulaması amacı ile ‘’Doding Chong’’ olacak Dodi’yi ( oyuncak köpek ) Hong Kong’dan almaya karar veriyoruz ve nitekim gözümüze çarpan bir Toy’s R’Us reklamı önümüzdeki günlerin hedefi oluyor.

Alışveriş merkezlerinden birbirine geçe geçe Canton Road’u da bitirmiş olarak otelimize geri dönüyoruz. 7 milyon nüfusu ile baie de hong kong by night1 300x200 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONGkilometre kareye yoğun insan düşen şehirlerden olan Hong Kong’un elbette kozmopolit ve kalabalık bir yapısı var. İngiliz etkisi altyapıda etkisini gösteriyor olsa da Çin kültürü daha baskın görünüyor. Yine de kalabalık araçlı, kalabalık insanlı, kalabalık binalı bu şehri sevdiğimizi düşünüyoruz.

Kalabalığın arkasında hissedilen medeni yüz bir neden olabilir, Çin anakarasının heybetli gölgesine sahip doğanın karşısında birbiri ile yarışan yüksek katlı binaların aslında rahatsız edici olmamaları olabilir, Hint okyanusunun bir şekilde her manzarada karşınıza çıkıyor olması olabilir yada sadece Bangkok’tan sonra iyi gelmiş olabilir…..

Uzakdoğu’da başka destinasyonlar için aktarma olarak çok rahat kullanılabilecek pratik bir şehir….

singapur-bangkok-hongkong-ekim-2013

hong-kong-7-gun-hong-kong-adasi

hong-kong-8-gun-macau

hong-kong-9-gun-lantau-adasi-big-budha

Hong Kong Night view1 1024x576 HONG KONG – 6.gün Bangkok, HONG KONG

Paylaşın: