Çocukla Geziyorum

AYVALIK – 2.gün CUNDA

25 Ağustos Pazar 2013

12924_100531044004_1[1]Kaldığımız Uzun Apart Hotel bir aile işletmesi. Yani apartmandan bozma bir oteli kendileri temizleyip, hazırlayıp, işletiyorlar. Dolayısı ile kahvaltı da bahçede açık bir masa üzerine konanlardan ibaret ama eksik demek mümkün değil, gayet samimi ve yeterli. Özellikle, fırından yeni çıkmış el yapımı sıcak sıcak poğaçalardan ikram edince gönüllerimizi fethediyorlar.

Bugünkü planımız Cunda adasını dolaşarak yolumuza devam etmek yani İstanbul’a dönmek. Alibey Adası, ( Cunda ) Ayvalık’a, Lale Adası üzerinden, açık denizi kesen ince bir köprü ile bağlı. Karayolu haricinde Ayvalık sahilinden IMG_2513Cunda’ya her saat motor seferleri de bulunuyor.

Aslında Alibey Adasının anakaraya bağlantısı iki ayrı köprü ile oluyor. Dolap Boğazı Mevkii’ndeki ikinci köprü 1964 yılında inşaa edilmiş Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü olma sıfatını taşıyor ve Alibey ile Lale Adalarını birleştiriyor. Ayvalık sahilden ilk geçilen Lale Adası ise anakaraya 1817 yılında denizin doldurulması ile yapılan 700 mt.lik bir hemzemin köprü-yol ile bağlı.

Cunda adasının Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinde geçen Yunda Adalarından Galat olduğu sanılıyor . Türkiyenin dördüncü büyük adası olan eski adı ile Cunda’ya, bugünkü Alibey adası ismi, Kurtuluş Savaşında ‘’Yunanlılara teslim olun ‘’ emrine karşı gelerek silahlı mücadeleye başlayan ilk birliğin kumandanı Yarbay Ali Çetinkaya’ya ithafen verilmiş. Ada nüfusunun çoğunluğu Girit ve Midilli adalarından 1924 mübadelesi ile gelenlerden oluşuyor ama artık günümüzde daha ziyade yazlık siteler ve özellikle restore edilmiş taş oteller ile dolmuş durumda.

IMG_2514Adanın güneyinden ve kuzeyinden geçen yollar, tek bir merkez noktada birleşerek, tarihi liman yerleşimine ulaşıyor, artık adı 15 Eylül Caddesi olan Arnavut kaldırımlı sokaktan geçerek. Cadde, yeni restore edilerek otele dönüştürülmüş güzel yapıların sıralandığı sokak boyundan sonra limanın arkasında yer alan otoparka indiriyor sizi.

Otoparkın karşısındaki Çarşı Caddesi boyunca, sutünlu kemerli girişleri, kesme taş kat silme ve pencere söveleri, dikdörtgen büyük pencereleri ve dökme demir balkon korkulukları ile karakteristik Rum evlerinde hediyelik eşyalar satılıyor. Özellikle eski bir taş liman deposunun restore edilerek büyük bir pasaj halinde hediyelik eşya mağazasına dönüştürmüşler ki ilginizi çekmemesi mümkün değil.

cundaYavaş yavaş yeniden elden geçen sokaklar ve güzelim taş yapılar Cunda kimliğini ayağa kaldırmışlar ama henüz bazı binalar sabırla sırasını bekler durumdalar. Kuşkusuz bu dirilişte henüz yenileme çalışmaları yapılan ve kısa bir süre sonrasında ibadete açılması planlanan kentin en büyüğü olan Taksiyarhis Kilisesinin payı büyük olacak.

Kiliseye çıkan taş kaplı sokaklar boyunca çeşitli butik oteller, barlar, mağazalar ve konutlar arasından ilerliyoruz. Sokak aralarında da her yapı henüz eski günlerin şaşalı coşkusuna kavuşamamış.

1873 yılında inşaa edilen kilise, Hıristiyanlar ile Müslümanların birlikte yaşadığı kentin ilk mahallesinde yer alıyor. Akmayan, işlemeli cundasarımsak taşları ile dikkat çeken çeşmenin olduğu sokaktan giriliyor kilisenin bulunduğu hafif tepelik yola. Kilise çevresindeki sokak dolusu klasik Rum ve klasik Anadolu Türk evleri ile neo-klasik bir bütünlük kardeşçe bir birliktelik sunuyor.

Kilise, Koç grubunun sponsorluğunda restore ediliyor. İçerideki işçiliği ve dini portreleri ile bozulmamış dikkate değer bir eser ancak çalışmalar nedeni ile içeri giremiyoruz. Bizim gibi gelen meraklı Türklerden başka Midilli’den ziyarete gelmiş Yunanlılarında olduğunu ziyaretçilerin konuşmalarından anlıyoruz.

Kilise ile komşu bir başka yapı, bahçesi ve özenli restorasyonu ile ilgimi çekiyor .Arka bahçe aralığından bakınca Nesos Otel olduğunu görüyorum. Çok hoşuma giden bu oteli bir daha IMG_2533geldiğim takdirde kalmak üzere bir kenara not ediyorum.

Zemini taş döşeli hafif bir eğimle sahile inen, sarmaşık, begonvil ve çam ağaçları ile sarmaş dolaş bu samimi sokakları dolaşa dolaşa,  bir gece önce yemek yediğimiz sahil boyuna, Mevlana Caddesi’ne iniyoruz.

Yine on yıl önce olmayan bir başka zarif yapı Taş Kahve’de oturarak sabah kahvelerinizi içmek istiyoruz. Yanda kahvaltı yapan gençlere gelen kahvaltı tabağı bir hayli dolu ve cezbedici görünüyor. Kahvelerimizi bitirdikten sonra adanın batı kıyılarına da bir göz atmak istiyoruz.

Sahil boyunca Üçkuyular Caddesinden devam da etseniz – ki bozuk biraz – merkezden çıkıp Kırmızı kuyu Caddesinden de gitseniz yol aynı yere Ada Kamping’in üzerinde bulunduğu tek yola cundaçıkıyor.

Ada Kamping kaydıraklı havuzu ve güzel bir plajı olan, 10 yıl önce ziyaret etmiş olduğumuz çam ağaçları arasında sakin ama eğlenceli bir köşe. Sarımsaklı Plajı’nın kalabalık ve curcunasından kaçmak isteyenler için ideal. Hemen yanına yapılmış Ortunç Otel ise daha büyük, daha modern ve oldukça şık duruyor.

Yolun nihayeti bizi Edremit Körfezinin boşluğuna açılan özel bir siteye götürüyor. Bulundukları konum biraz ücra da olsa, bakir bir mavi-yeşil içiçeliğine sahip olduğu için şanslı bir site olduğu fikri veriyor. Sitenin devamında , adanın arka tarafı ( kuzeyi ) sayılacak konumda, Ay Işığı Manastırı olarak Türkçeye çevrilmiş Patriça Manastırı’na ulaşılabiliyor. Suzan Sabancı Dinçer ve Haluk Dinçer harabe halindeki bu manastırı, dört yıllık bir restorasyon çalışması ile yabancı önemli konukların ağırlanacağı şekilde yenilemişler.

Geldiğimiz yoldan dönerek Cunda ya ve Ayvalık sahillerine veda ediyoruz. Ayvalık her zaman sevdiğimiz ve sevmeye devam IMG_2541edeceğimiz bir belde. Ucuzluğu, doğallığı, bolluğu, bereketi, dingin denizi, sakin sessiz koyları, kendi halindeliği, iddiasızlığı, mezeleri ve ‘’Papalina’ları ile bizim için özel bir yeri var.

Açılan marina ve özel yatırımcıların yaptığı yatırımlar, restorasyon çalışmaları ile Ayvalık yakın zamanda daha sık adının turizm portallarında yer alacağı bir çekim merkezi olma yolunda ilerliyor.

Körfez Havaalanı ile hafta sonu git, ye mezeleri dön fikrini ilk ve tek düşünen ben olamam herhalde….

SEVGİ İLE KAL  AYVALIK….!

seytan-sofrasi-efsanesi

ayvalik-gezilecek-yerler

cunda

Paylaşın: