Çocukla Geziyorum

KÜTAHYA – Gezilecek Yerler

İl Geneli

AİZANOİ ANTİK KENTİ

Aizanoi antik kenti, Kütahya’ya 57 km. uzaklıktaki Çavdarhisar İlçesindedir. Efes ile çağdaş olan kent Penkalas ırmağının iki yakasına kurulmuştur. Kentin ismi Su Perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden ortaya çıkan Azan isimli mitoloji kahramanından kaynaklanmaktadır. Aizanoi antik kenti, Frigya’ya bağlı yaşayan Aizanitislerin ana yerleşmeleridir.

Kent alanı M.Ö.3000 yıllarından itibaren yerleşmeye sahne olmuştur. Helenistik dönemde Bergama Krallığı ile Bithinya arasında el değiştirmiş, M.Ö. 133’de Roma egemenliğine girmiştir.Erken Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olan Aizanoi, 7.yy.da önemini yitirmiştir.

Ortaçağ’da (13.yy) Çavdar Tatarları’nın üssü olan kent, daha sonraları Çavdarhisar ismini almıştır.

Antik kentte; Zeus Tapınağı, Antik Borsa, Stadyum ve Anfi Tiyatro ile Mozaikli Hamam, Antik Köprüler ve Sütunlu Yol görülmeye değerdir. Suyun sol yakasında bir Agora (pazar yeri), küçük bir tapınak, Zeus tapınağı, hamam, stadium ve tiyatro yer almaktadır. Sağında ise Borsa binası, mozaikli hamam, sütunlu cadde ve anıtsal kapı kalıntıları vardır. Nekropol (mezarlıklar) ise kentin çevresine yayılmıştır.

ZEUS TAPINAĞI: Dünyadaki en sağlam kalan Zeus Tapınağının yapımına M.S. II.yüzyılda İmparator Hadrian zamanında başlanmıştır. Tapınakta kısa yanları her birinde 8’er,uzun yanların her birinde 15’er İon sütunu yer alır. 53×35 m. ölçülerinde bir podyumun üzerinde yer alan tapınağın altında tonozlarla örtülü bir mekan yer almaktadır ki; bu mekan muhtemelen kehanet yeri veya tapınağa ait depo olarak işlev görmüştür.

BORSA BİNASI: Dünyanın ilk borsası Aizanoi Antik Kentindedir. M.S. 2.yüzyılın 2. yarısında tahıl pazarı olarak kullanılmıştır.

STADYUM VE TİYATRO: Aizanoi’deki Stadyum – Tiyatro kombinasyonunun dünyada benzeri yoktur. Yapımına M.S. I. yüzyılda başlanmış ve aralıklarla III.yüzyıla kadar sürmüştür. Stadyumun oturma grupları hafif çokgen biçimli olduğu için yapı orta kısımda genişlemektedir.

ANTİK KÖPRÜLER : Penkalas denilen Koca Çayın üzerindedir. Antik çağda iki yakayı bir birine bağlayan beş köprüden günümüze ,sadece iki tanesi ulaşmıştır.

SÜTUNLU YOL : 1992 -1995 yılları arasında yapılan kazılarda ortaya çıkartılmıştır. M.S. 400. yıllara tarihlenmektedir. Restore edilerek ayağa kaldırılan cadde kenarlarındaki sütunlar erken antik yapılardan sökülmüştür. Dükkan kapıları bu sütunlu yola açılmakta olup yakınında onunla ilişkili borsa yapısı yer almaktadır.
FRİG VADİSİ

Kütahya-Eskişehir yolunun 26. Km’si yakınlarında bulunan Ovacık köyüne kadar, ilin doğusu boyunca uzanan çamlar arasındaki kayalık alana “Frig Vadisi” denilmektedir. Frig Vadisi iki ana bölümde incelenebilir. Birinci bölüm Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Fındıklı köyleri civarındaki kuzey bölümüdür. İkinci bölüm ise daha güneydeki Ovacık köyüdür. Kütahya’ nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmen dağının, tüfleriyle örtülü olan Frig yayları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından iskan edilmiştir.

Volkan türünün kolay işlenebilir bir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından biri olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır. Friglerin ana tanrıçası Kybele’ ye adanmış açık hava tapınaklarıyla, savunma amaçlı yapılar, en çok göze çarpan eserler arasındadır.

Bunların yanında Roma döneminde kayaları oymak suretiyle meydana getirilmiş çeşitli barınaklar, mezar odaları, ağıl ve ahır olarak kullanılan mekanlar, sarnıçlar ve ambarlar da bulunmaktadır. Bölge Kapadokya’ yı aratmayacak güzellik ve zenginliktedir.

Frig Vadisi’nin ikinci bölümü Kütahya’ ya 56 Km uzaklıkta bulunan Ovacık köyünün İnlice mahallesinin doğusunda başlayan çam ormanları arasındadır. Bölgenin MÖ 900-600 yıllarında Frigler ,daha sonra Romalılar ve Bizanslılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Bu bölgede  elle oyulmuş kaya mezarlar, kiliselerle, sığınma-barınma amaçlı yüzlerce mağara bulunmaktadır.

KÜTAHYA ÇİNİ MÜZESİ

Germiyan Beyi II. Yakup (1387-1429) külliyesinin imaret bölümü olan bu yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilerek, Çini Müzesi olarak 5 Mart 1999 tarihinde ziyarete açılmıştır.  Türbe bölümünde II. Yakup Bey’in çinili sandukası bulunmaktadır. Yıkılan Medresenin taş kitabesi giriş kapısının solundaki nişe yerleştirilmiştir. Müze içinde yer alan vitrinlerde 14.yüzyıldan başlayarak günümüzde yapılan örneklere kadar olan çini eserler sergilenmektedir.

KÜTAHYA KOSSUTH MÜZESİ

Macar Sokak’ta bulunan 18. yüzyıl Türk evidir. Macar evi olarak da bilinir. Macar Özgürlük savaşının önderlerinden Lajos Kossuth 1850-1851 yılları arasında bu evde misafir edilmiş ve Macaristan Anayasası tasarısını bu evde hazırlamıştır.

Bahçe içinde yer alan iki katlı ve 7 odalı olan ahşap ev, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilerek Lajos Kossuth anısına müze olarak 19 Eylül 1982 tarihinde ziyarete açılmıştır. Müzede Lajos Kossuth’a ait eşyalar ile klasik Tük evine ait etnografik eşyalar teşhir edilmektedir.

KÜTAHYA KALESİ

Antik çağlardan günümüze kadar yerleşimin olduğu Hisar Tepesindedir. 70 burca sahip olan Kütahya Kalesi üç bölümden oluşur. Bunlar, Kale-i Bala, Kale-i Sagir ve dış surlardır. Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı izleri görülen kalede herhangi bir döneme ait kitabe yoktur. Fakat yapılan incelemeler sonucunda 8.yy Bizans, 12.yy Bizans, 13/14.yy Türk dönemlerine ait inşaat özelliklerine rastlanmıştır. Kalede bilinen son inşaat Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmıştır. (1451-1481) Kale’de iki çeşme, iki mescit vardır. Kütahya Kalesinde, kendi ekseninde 45 dakika da bir tur atan Döner Gazino 1973 yılı yapımıdır.

 ULU CAMİİ

Kütahya’nın en ulu ve en büyük camisidir. Yıldırım Bayezıt zamanında yapımına başlanmış, Şehzade Musa Çelebi tarafından 1410 yılında tamamlanmıştır. Mimar Sinan tarafından tamir edilmiştir. Ortalama 45×25 m2’lik bir alanı kaplayan cami avlusuzdur.

HÜKÜMET KONAĞI

1907 yılı yapımı, son devir Osmanlı mimarisinin dikkate değer sivil yapılarındandır. Binanın cephesi düz karo çiniler süslemektedir. Hükümet konağının Kütahya yapıları içinde ilgi çekici bir yanı da, tamamen çini kaplı bir mescide sahip oluşudur.

 

KÜTAHYA EVLERİ -GELENEKSEL MİMARİ

(SİVİL MİMARİ ÖRNEKLERİ)

Kütahya, konut mimarisi bakımından Anadolu’nun ahşap bölgesi içinde kalmaktadır. Balıkesir-Uşak-Antalya çizgisinde tanımlanan Batı Anadolu Türk Evleri grubunda yer alır. Kütahya Evleri; cihannümaları, ahşap payandalı çıkmaları, oda düzeni, çok katlılığı, iki veya dört eğimli çatıları, ahşap çatkı arası dolgu veya bağdadi yapım sistemleri, 18. yüzyıla kadar açık dış, daha sonra orta iç sofalı yapılarıyla tipik Türk evinin tüm özelliklerini gösterir.

On yedinci yüzyıldan kalmış en eski ev ,Macar bağımsızlık savaşı önderi Lajos Kossuth’un konuk edilmiş olduğu Hamdi Aydın Evidir. Sultanbağı mahallesinde Defterdar Konağı, Kurşunlu mahallesinde Hacı İsmail Efendi Evi, Gazi Kemal mahallesinde Bandımzade Evi, Pirler mahallesinde Germiyan Konağı, gibi kentin eski çekirdek mahallelerinde pek çok eski Kütahya evleri yaşamaktadır. Sivil Mimarlık örnekleri içinde açık sofalılar (17 – 18 yy.) Kütahya’nın en karakteristik evleridir.

Germiyan Sokak

Merkez Pirler mahallesinde, 18. yüzyıl Kütahya evlerinin topluca korunduğu Germiyan Sokak, Arnavut kaldırımlı yolu, elektrik ve telefon direkleri ile tellerinin bulunmadığı, Kütahya’daki tarihi kent dokusunun en güzel örneğidir.

ULU CAMİİ SAKAHANESİ

Anadolu Selçuklu Devleti döneminden Kütahya fatihi Hezar Dinari’ ye mal edilen yapının 1236-1246 tarihleri arasında yapılmış olması mümkündür. Dışındaki mermer ve çini süslemeler 19.yüzyıl yapımıdır.

İç mekan olarak Kütahya’daki Sakahane adı verilen su tesislerinin orjinal durumunu koruyabilmiş tek örneğidir.Halen Ulu camii şadırvanı olarak kullanılmaktadır.

SAĞLIK TURİZMİ

7 Termal Turizm Merkezi ile Türkiye’nin en zengin termal kaynaklarına sahip olan Kütahya, romatizmadan, felç hastalıklarına, kadın hastalıklarından, sinirsel rahatsızlıklara kadar bir dizi hastalığa derman olan termal suları ile yerli ve yabancı ziyaretçilere şifa dağıtmaktadır.

Ilıca-Harlek Kaplıcaları: Kütahya’nın kuzeyinde yer alan Ilıca Harlek Kaplıcaları Kütahya – Eskişehir karayolunun 2l.km.sinden 4 km . içeridedir

Yoncalı Kaplıcaları: Kütahya’nın batısında yer alan Yoncalı kaplıcaları merkeze 16 km . uzaklıktadır.Suları 42 C derece sıcaklıkta olup bikarbonatlı sular grubuna girer.

Emet-Yeşil ve Kaynarca Kaplıcaları: Kütahya’nın batısında bulunan kaplıcalar Emet ilçe merkezindedir. Kaplıca suları 43- 56 C derece olup, hipotonik sular grubuna girer

Tavşanlı-Göbel Kaplıcaları : Kütahya’nın batısında Tavşanlı’ya 7 km . uzaklıktadır. Kaplıca sularının sıcaklığı 32 C derece olup muhtelif hastalıklara iyi gelmektedir.

Dereli Kaplıcaları: Dereli Kaplıcaları Emet-Tavşanlı yolu üzerinde olup, Günlüce Beldesine 20 km . uzaklıktadır. Kaplıca suları 38- 40 C olup, muhtelif hastalıklara banyo yolu ile iyi gelmektedir.

Gediz-Ilıcasu Kaplıcaları: Kütahya’nın güneyinde Gediz’e 18 km . uzaklıktadır.. Kaplıca suları 65- 98 C derece sıcaklıkta olup hipotonik sular grubuna girer. Sülfat, bikarbonat, sodyum ve magnezyum içeren kaplıca Suları muhtelif hastalıklara iyi gelmektedir.

Gediz-Muratdağı Kaplıcaları: Kütahya’nın güneyinde Gediz’e 30 km . uzaklıktadır. Kaplıca suları 29- 50 C derece sıcaklıkta olup, meteorik vadoz sular grubuna girer.

Simav-Eynal Kaplıcaları : Eynal Kütahya’nın güney batısında Simav’a 4 km . uzaklıktadır. Kaplıca suları 70- 90 C derecedir. Kalsiyum, sodyum, bikarbonat ve sülfat içeren kaplıca suları muhtelif hastalıklara iyi gelmektedir..

Hisarcık – Esire Kaplıcaları: Kütahya’nın batısında Hisarcık’a 10 km . uzaklıktadır. 51 C derece sıcaklıktaki kaplıca suları içme uygulamaları ile değişik rahatsızlıklara iyi gelmektedir.

kutahya-il-merkezi

Kaynak : ( www.kutahyakulturturizm.gov.tr )

Paylaşın: