Çocukla Geziyorum

TRABZON – 4.gün Karpi Pide

yeşil mandıra

20 Mayıs Salı 2014

Yeşil Mandıra, Karpi Pide, Ganita Çay Bahçesi

Yeşil Mandıra

yeşil mandıraAlışverişi İstanbul’a döneceğimiz  son güne bıraktık, tereyağlar erimesin diye. Trabzonlu arkadaşların tavsiyesi ile merkezde Atatürk Alanı’nın bir arka sokağı Kundurucular Caddesi’ndeki Yeşil Mandıra’ya uğruyoruz. Tereyağlar, peynirler ve fındıklar arasında gözümüz dönüyor. Taşır mıyız  taşıyamaz mıyız diye yeşil mandıradüşünmeyi bir kenara bırakıp geldiğimiz bavuldan fazlası ile dükkandan çıkıyoruz.

Trabzon tereyağı almadan dönmek olmaz tabi. Hem kahvaltılık hem yemeklik kullanılandan başka birde tuzlu versiyonu var ki özellikle kızartılmış az tuzlu Vakfıkebir ekmeğine çok yakışıyor. Ben beceremem desem de mandıra sahibi, kuymak yapılan tel peynirden almam konusunda ısrar ediyor. Peynirler içinde en lezzetli olan da bu zaten. Bal, fındık, kolot peyniri, İspir fasülyesi, Trabzon kaşarı derken bir noktada durmamız gerektiğini anlayarak daha fazla abartmadan bu süt ürünleri diyarından kendimizi dışarı zor atıyoruz.

Karpi Pide

karpi pideYine Trabzonlu arkadaşlarımızın tavsiyesi ile karşı sokakta Kunduracılar Caddesinin yaya yolu devamında, Halkevi Caddesine dönerken üst katta yer alan Karpi Pide’ye gidiyoruz. Dışarıdan zor seçilebilen, küçücük bir tabelası olan, mütevazi, bilenin geldiği bir yer. ( www.karpi.8m.com ) ( 321 79 33 ) ‘’ Gerçek Karadeniz Pidesi ‘’ yaptıklarını iddia ediyorlar.

Küçük sıradan lokantanın kendi gibi mütevazi sahibi denememiz için üç ayrı çeşit yapmayı öneriyor, kıymalı, kavurmalı, kuşbaşılı. İnce ve uzun pideler kapalı pişiyor. Fırından çıkınca üstlerinden bir kapak kesilerek içine tereyağı ve isteğe göre yumurta atılıyor. Her birinin lezzeti birbirinden güzel olan bu pidelere BAYILIYORUZ.

Çardak’ta yemeğe çalıştığımız odun ile alakası olmayan, incecik açıldığı için sert hamuru çıtır çıtır olmuş, içinin malzemesi bol, taptaze otlarla tepelerde bol oksijenle beslenen hayvanların lezzetli etleri ile harmanlanmış, ganita çay bahçesimis gibi tereyağı kokan pideler tek kelime ile muhteşem. İlk gün buraya gelmiş olsaydık mutlaka her gün uğrardık diye düşünüyorum.

Gerçekten de Karadeniz pidesi dediğin böyle olmalı yoksa o sert hamuru gevelemeye çalışmanın anlamı yok. Genellikle zayıf olan Karadenizlilerin zayıflıkları pide yiyorum derken hamurdan daha fazla et yiyor olmalarından kaynaklanıyor olabilir. ( Yada tez canlı oluşlarından, yada balıktan, yada bol oksijenden, yada fazla tatlı kültürlerinin olmamasından, yada hepsi birden )

Kendisi öneride bulunduğu için mahcup olmaktan korkan sahibine ‘’ çok beğendiğimizi ‘’ söyleyerek teşekkür ediyor ve ellerine sağlık diyoruz. Sakın bozma Karpi Pide, Trabzon’a tekrar tekrar gelme sebebi olabilirsin.

ganita çay bahçesiGanita Çay Bahçesi

Uçağa gitmeden önce Trabzonluların özellikle adını telaffuz ettikleri son bir yere uğrayarak turu tamamlıyoruz; Ganita Çay Bahçesi. Trabzon kalesinin altından geçen tünel ağzının kenarında, limanın bir arka koyunun yamacında yer alıyor bu çok sevilen çay bahçesi. Görünce nedenini anlıyoruz.

Eski bir çay bahçesi olan bahçe, Ganita’dan gelen Ali Rıza Bey tarafından kurulmuş, hatta ağaçların bazılarını bizzat o ekmiş. Baktığı küçük balıkçı koyunun yanında dalgaların oyduğu ufak bir falez var ve arkada tepede yükselen kale ile birlikte hoş bir görsellik oluşturuyorlar.

Küçük koyu çepeçevre saran  kafelerde de ganita çay bahçesiyine kahvaltıdan köfte-balık-tavuk üçlemesine uzanan geniş bir yelpaze var ki bu bölgede hamsili versiyonlar daha ağırlıklı gibi görünüyor.

Çay bahçesinin sırtını yasladığı kayalara oyulmuş bir mağarayı hemen dilek mağarası olarak etiketlemişler. Bizde illaki ortama uyup, Karadeniz’e tekrar gelmeyi diliyoruz….

Sevgilerimle, tekrar görüşmek üzere TRABZON !

trabzon-mayis-2014

 

sumela-manastiri

trabzon-gezilecek-yerler

DSC_0341[1]

 

Paylaşın: